Trans Yağlar Neden Bu Kadar Zararlı?

Yağlı yiyecekler sadece sivilceler açısından kötü değildir: kan damarları, kalp ve hatta beyin zararlı yağ asitlerinden muzdariptir.

Trans Yağlar Neden Bu Kadar Zararlı?
15 Aralık 2020 - 10:06
Yağlı yiyecekler sadece sivilceler açısından kötü değildir: kan damarları, kalp ve hatta beyin zararlı yağ asitlerinden muzdariptir. Özellikle trans yağlar vücut için oldukça zararlı kabul edilmektedir. ABD otoritesi FDA bütün bunlardan bir sonuç çıkarıyor ve önümüzdeki üç yıl içinde trans yağları yasaklamayı planlıyor. Türkiye’de şu ana kadar bu konu hakkında belirlenmiş herhangi bir sınır değer yoktur.

Trans yağ tanımı: Trans yağlar, vücudun işleyemediği, yapay olarak hidrojene edilmiş yağlardır. Diğer şeylerin yanı sıra, yağların endüstriyel olarak sertleştirilmesi sırasında ve ayrıca doymamış yağ asitleri ısıtıldığında ve kızartıldığında ortaya çıkarlar. Trans yağların doymuş yağa göre daha da zararlı olduğu düşünülmektedir.

Kardiyovasküler Hastalık Riski

Trans yağ asitlerinin kandaki kolesterol seviyesini yükselttiği için kalbe ve dolaşım sistemine zarar verdiği gösterilmiştir. "Kötü" kolesterol olarak da bilinen LDL kolesterol, damarlarda giderek birikme ve dolayısıyla vasküler kalsifikasyonu teşvik etme özelliğine sahiptir. Tehlikeli yağ asitlerinin uzun süreli tüketimi bu nedenle koroner ve serebral damarların tıkanmasına ve dolayısıyla damar sertliği, kalp krizi ve felç riskine neden olmaktadır.

Unlu Mamuller ve Hazır Yemekler Trans Yağ Bakımından Zengindir

Zararlı yağ asitleri esasen endüstriyel olarak kısmen sertleştirilmiş bitkisel yağlarda bulunur. Bu, sıvı yağı sürülebilir margarine veya katı yağa dönüştürmek için kullanılabilir. Bu teknoloji ucuz olduğundan ve ürünleri daha dayanıklı hale getirdiğinden, trans yağlar çok sayıda gıdada kullanılmaktadır: Türk Beslenme Derneği’ne (TBD) göre, unlu mamuller, ilave yağlı kahvaltılık gevrekler, patates kızartması, hazır çorbalar, hazır yemekler, şekerlemeler ve atıştırmalıklar özellikle bu durumdan etkilenir. Trans yağ asitleri süt, sığır eti ve kuzu yağında bile az miktarda bulunur.
Trans yağ oluşumunu önlemek için, gıda endüstrisinin kısmen hidrojene bitkisel yağ kullanımından vazgeçmesi gerekecektir. ABD'deki FDA (Gıda ve İlaç Dairesi) artık bu amacı hedefliyor.

Türkiye’de Şu Ana Kadar Trans Yağ Sınır Değerleri Yok

Danimarka, İsviçre, İzlanda, Avusturya, New York, Philadelphia ve Kaliforniya'da, gıdalardaki izin verilebilir trans yağ içeriği için halihazırda açık düzenlemeler geçerlidir. Buna genellikle ürün üzerinde uygun bir işaret eşlik eder. Bu tür yönergeler henüz Türkiye’de geçerli değildir. Tüketiciler bu nedenle hidrojene yağlara yapılan atıftan memnun olmalıdır. Çünkü bu, trans yağ içeriği hakkında tüketiciyi bilgilendirir.

Hazır Yiyecekler Tüketmek Yerine Kendiniz Yapın

Türk Beslenme Derneği, trans yağların günlük diyette olabildiğince az görünmesi ve besin enerjisinin yüzde birinden fazlasını oluşturmaması gerektiğini önermektedir. Bunu başarmak için, tüm endüstriyel hazır ürünlerden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

Bisküvi, kruvasan ve pizzayı kaçırmak istemiyorsanız, en iyisi kendi kendinize pişirmenizdir. Fritöz olmadan az yağlı fırında patates kızartması da yapılabilir. Ancak kendi yağlarınızı hazırlarken dikkatli olmak da önemlidir: Fırınlamada kullanılan yağlar "hidrojene yağ içermeyen" olarak etiketlenmeli ve ısıya dayanıklı olmalıdır, aksi takdirde trans yağlar kendi kendinize yiyecek pişirirken de ortaya çıkabilir.
Bu haber 358 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum