logo

reklam

Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE KODA SERÜVENİ”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

 

Kırmızı gülün alı var
Hergün yeri var
Bugün benim efkarım var

Ah bu gönül arzu eder seni
Dağlar dağlar viran dağlar
Yüzüm güler kalbim ağlar
Mayadağ’dan kalkan kazlar
Al duvaklı beyaz kızlar
Vardar ovası Vardar ovası
Kazanamadım sıla parası
Üç ayrı Rumeli türküsünün potpurisi ile yazıma başlıyorum. Ancak şaşırmışlık ve hayretler içerisinde yazıyorum. Sizce moda bu mu? Yoksa dilim varmıyor saçını başını yolan bir toplum mu? Bu işin buraya varacağı belliydi. Skandallar dolu bir moda gösterisi yazık.
Toplum bunlara layık değil. Biraz haddini bilmek lazım. Defileler böyle mi oluyor? Senelerce bu mesleği yapmış olmasam, staj ve eğitim ve görsellikler yapmış olma- sam yurt dışı koşuşturmalarım olmasa neredeyse beni de inandıracaklar. O ne şovlar öyle buna moda gösterileri deniyor- sa ki burada durmak istiyorum. Bu tekstil sektöründe bir türlü kendimiz olamadık gitti. İyi ki buradayım. Sakin sakin işlerimi yapıyorum. Şunu kimse unutmasın bunun adı tekstil değil ve de sadece her şey İstanbul’da yaşamak değil. Hoş bunları neden yazıyorsam? Birileri birilerinin kulaklarını çekmeli. Manidar bir söz oldu ama. Lütfen tozumu dumana katıp telaş içinde ne yaptığını bilmez kesim masalarında dalga geçmeyle bu iş olmuyor. Daha çok yazasım var ama etrafı germeye hiç gerek yok. Ünlü bir moda danışmanı ve tabii ki çok önemli bir modacı Oscar de la Renta yıllar önce Türkiye’ye davet edildiği zaman boğazı seyrederken mükemmel diyor ama moda sektörü için ise çok abartılı ve iddialı giyiniyor Türk kadını diyor. Toplum artık hiçbir zaman minimal tavır ve zarafetten ve nezaketten uzaklaşmamak lazım. Günler nasıl geçer bilmem ama umarım herkes zil takıp oynamayı bırakır da ne yaptığını şöyle bir düşünür. Yine aynalardan vazgeçmeyeceğim. Bakın ve sonra düşünün tabi ki vaktiniz varsa! Hoş çakalın.

Share
82 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gülçin HAZIR yazdı… “KÖY ENSTİTLERİNİN 79. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            “Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim kurumlarından olan Köy Enstitüleri, kuruluşunun 79. Yılını kutluyoruz.” Türk eğitim tarihinde önemli bir devrim yaratan Köy Enstitüleri köye öğretmen ve köye yararlı diğer meslek erbabını yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 yılında 3083 sayılı yasayla Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı ve İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde kurularak, genç Türkiye Cumhuriyetinin aydınlanma yolunda en önemli eğitim hizmeti olmuştur. Köy Enstitüleri savaştan çıkmış, viraneye dönmüş, ...
  • Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE MODA SERÜVENİ”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Sormadın halimi hiç kalbimin esrarı nedir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir Ölmeden ruhuma sen bari biraz neş’e getir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir. Makam: Hüzzam Beste: Selahattin Pınar Güfte: Mustafa Nafız Irmak Gözlerim hiç yalan söylemez, toplumsal çöküntü var mı yok mu demeye gerek yok. Görünen köy kılavuz istemiyor maalesef. Etrafıma baktığım zaman çok dejenere olduğu kesin. Gerçek şu ki eğitim anne rahminde başlıyor. Devam eden bir süreç ama sonuç ne oluyor bi...
  • Hakan AĞAR yazdı… “PLANINIZ VAR MI? AÇIKLAYIN YOK MU? BIRAKIN”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Geçtiğimiz hafta yazdığım köşe yazısı Manisaspor sevenlerini duygularını dışa vurmaya itmiş. Neler neler olmadık ki; Yalakanın alası, paralı, kiralık kalem, Manisaspor düşmanı ve birçok yeni sıfat. Köşe yazısı yazmaya başladığım dönemden beri her zaman benimsediğim bir lafı hatırladım; Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Ancak fark etmez, biz doğru bildiğimizi de yazmayacaksak zaten bu mesleğe layık değiliz demektir. Benim son köşe yazıma aldığım tepkilerden çıkarttığım 4 net saptamam var; 1- Manisas...
  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “DOSTLAR”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Bir taraftan bilgisayarla dostluğumu sürdürürken, diğer taraftan en yakın dostlarım yine kitaplarım oldu. Sevgili Şükran, uzun bir süredir polisiye ve macera  romanı okumamıştım. Ağırlıklı olarak okuduklarımın tümü yakın tarihimizle ilgili ve birde tat bırakan romanlardı. “Leyleklerin Uçuşu “ adlı serüvenlerle dolu kitabı okuyunca gençliğime bir kez daha yol aldım. Başımda kavak yelleri estiği dönemlerde, ne çok macera ve polisiye kitapları okumuştum. Özellikle Mayk Kambırları. O kitapları okuya...