Eski Anadolu Türkçesi hangi dönemde yazı dili olmuştur?

Eski Anadolu Türkçesi Ne Zaman Yazı Dili Oldu?

Eski Anadolu Türkçesi'nin ne zaman yazı dili haline geldiğini merak ediyorsan, aslında bu sürecin tek bir anı olmadığını bilmelisin. Bu, zamanla, özellikle

  1. yüzyılın ortalarından itibaren şekillenen bir evrimdir. Anadolu'ya Türklerin gelmesiyle birlikte buradaki dil, Arapça ve Farsça'nın etkisi altında yeni bir form kazanmaya başladı. İşte bu form, bizim Eski Anadolu Türkçesi dediğimiz şey.

Kilit nokta şu: Bu dil, sadece konuşulan bir dil değil, aynı zamanda kayıt altına alınabilen, resmi belgelerde ve edebi eserlerde kullanılan bir yazı dili olma yolunda ilerledi. Bu geçişin en belirgin olduğu dönemleri ve bunu nasıl anlayabileceğimizi konuşalım.

  1. Yüzyıl: Temellerin Atıldığı Dönem

Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılıp yerine Anadolu Beylikleri'nin kurulduğu bu çalkantılı dönem, dilimiz için de bir dönüm noktasıydı. Moğol istilası ve siyasi karmaşa içinde, Arapça ve Farsça'nın resmi dil olarak kullanılmasına rağmen, Türkçenin yazı dili olarak yaygınlaşma potansiyeli arttı. Özellikle

  1. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Türkçenin kullanımıyla ilgili somut veriler görmeye başlıyoruz.

Örnekler neler dersen: Mevlana Celaleddin Rumi'nin oğlu Sultan Veled'in yazdığı "Rebabname" gibi eserler bu dönemin önemli tanıklarındandır. Elbette bu eserlerde Farsça'nın etkisi görülebilir ama Türkçe'nin kendiliğinden bir akışla kullanıldığına şahit oluyoruz. Bir diğer önemli nokta ise, dönemin devlet ve hukuk yazışmalarında da Türkçenin yavaş yavaş yer bulmaya başlamasıdır. Bu, dilin sadece edebi bir alanla sınırlı kalmayıp, daha geniş bir kullanım alanına yayıldığının göstergesidir.

Deneyimlerime göre, bu dönemde Türkçenin yazı dili olarak kabullenilmesi, büyük ölçüde bilginlerin ve devlet adamlarının bu dili kullanma konusundaki istekliliğine bağlıydı. Bir dilin yazı dili olması için sadece konuşulması yetmez, aynı zamanda kalıcı eserlerde, resmi kayıtlarda yer alması gerekir.

  1. ve
  2. Yüzyıllar: Yaygınlaşma ve Standardizasyon

Eski Anadolu Türkçesi'nin yazı dili olarak iyice yerleştiği ve standartlaşmaya başladığı dönemler bunlar. Osmanlı Devleti'nin yükselişiyle birlikte, Türkçenin devlet dili olarak kullanımı daha da arttı. Bu yüzyıllarda yazılan pek çok eser, Eski Anadolu Türkçesi'nin olgunlaşmış halini yansıtır.

Somut verilerle konuşalım:

  • Yazılı Kaynaklar: Bu dönemde yazılmış divan edebiyatı ürünleri, devletin fermanları, kanunnameleri ve tarih yazmaları Eski Anadolu Türkçesi'nin zenginliğini gösterir. Örneğin, Ahmet Yesevi geleneğinden gelen Yunus Emre'nin şiirlerinin yanı sıra, Nasreddin Hoca fıkraları gibi halk edebiyatı ürünleri de Türkçenin yaygınlaşmasına hizmet etmiştir.
  • Dilbilimsel Özellikler: Bu yüzyıllarda, Türkçenin gramer yapısı ve kelime hazinesi daha belirgin hale gelmeye başlamıştır. Arapça ve Farsça'dan alınan kelimeler Türkçeleştirilerek dile adapte edilmiş, ses ve şekil bilgisi açısından da belirli bir standarda ulaşılmıştır.
  • Eğitim ve Kültür: Medreselerde ve saraylarda Türkçenin kullanılması, dilin eğitim ve kültür hayatında da önemli bir yer edinmesini sağlamıştır. Bu durum, dilin sadece bir iletişim aracı olmaktan çıkıp, bir kimlik unsuru olarak kabul görmesine de yol açmıştır.

Pratik bir öneri: Eğer Eski Anadolu Türkçesi'ni daha iyi anlamak istersen, bu dönemlere ait metinleri okumaya çalış. Başlangıçta biraz zorlayıcı olabilir ama zamanla o dilin akışını ve güzelliğini hissedeceksin. Özellikle Karamanlı Mehmet Ağa'nın "Cevahirü'l-Esrar"ı veya Şeyhi'nin "Harnamesi" gibi eserler, dönemin dil özelliklerini anlamak için iyi başlangıç noktalarıdır.

  1. Yüzyıldan Sonrası: Osmanlı Türkçesi'ne Geçiş

  1. yüzyıldan itibaren Eski Anadolu Türkçesi'nin yerini Osmanlı Türkçesi'ne bıraktığını söyleyebiliriz. Bu bir kopuş değil, bir evrimdir. Eski Anadolu Türkçesi'nin üzerine yeni unsurların eklenmesiyle, daha karmaşık bir yapıya sahip olan Osmanlı Türkçesi ortaya çıkmıştır. Bu dönemde de Arapça ve Farsça'nın etkisi daha belirgin hale gelmiş, ancak dilin öz yapısı Türkçedir.

Özetle: Eski Anadolu Türkçesi'nin yazı dili olması süreci,

  1. yüzyılda başlamış,
  2. ve
  3. yüzyıllarda olgunlaşmış ve
  4. yüzyıldan itibaren Osmanlı Türkçesi'ne evrilmiştir. Bu süreç, Türkçenin Anadolu'daki hakimiyetini ve edebi bir dil olarak gelişimini gösterir. Eğer bu döneme ait metinlerle ilgileniyorsan, metinlerin yazıldığı dönemi ve yazarın kim olduğunu bilmek, metni anlamana büyük katkı sağlayacaktır.