Hukuk ve adalet aynı şey mi?

Hukuk ve Adalet: Aynı Kumaştan mı Dokunmuşlar?

Hukuk ve adalet... Bu iki kelimeyi sıkça yan yana duyarız, hatta bazen eşanlamlı gibi kullanırız. Ama gerçekten aynı mı bunlar? Deneyimlerime göre, hayır. Çok yakın olsalar da, aralarında ince ama önemli farklar var.

Hukuk, bir toplumda düzeni sağlamak, insanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenlemek için konulmuş kurallar bütünüdür. Yazılıdır, somuttur. Kanunlar, yönetmelikler, anayasalar... Bunlar hukukun kendisidir. Örneğin, bir trafik kazası sonrası tazminat davasında, Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddeleri, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri uygulanır. Burada bakılan, kanunun ne dediğidir.

Adalet ise daha çok bir ideal, bir kavramdır. Hukukun ulaşmaya çalıştığı nihai amaçtır diyebiliriz. Adil olmak, hakkaniyetli davranmak, herkese hak ettiğini vermek... Adalet, hukukun ruhudur. Hukuk kuralları, adaleti tesis etmek için vardır. Ama bazen, kanunun lafzı ile adalet arasında bir çatışma olabilir.

  1. Hukuk Uygulanırken Adalet Gözetilmeli mi?

Burada önemli bir nokta var: Hukuk kuralları konulduğunda, genellikle bir adaletsizliği gidermek veya adaleti sağlamak amacıyla yapılır. Örneğin, hırsızlık suçuna ceza öngören kanun, malvarlığı hakkının korunması ve bu hakkı ihlal eden kişilerin cezalandırılması suretiyle adaleti sağlamayı hedefler. Ancak, bazen bir kanun maddesi, somut bir olaya uygulandığında beklenmedik bir adaletsizliğe yol açabilir.

Örneğin, 2023 yılında Türkiye'de asgari ücretin belirlenmesinde yaşanan süreçte, enflasyon oranlarının yüksekliği ve alım gücünün düşmesi, mevcut asgari ücretin pek çok insan için yetersiz kalmasına neden oldu. Kanun, asgari ücreti belirleme mekanizmasını tanımlar, ancak bu belirlenen rakamın adaleti ne kadar sağladığı tartışılır. Bir kişi için hukuken geçerli olan asgari ücret, fiili olarak adil bir yaşam standardı sunmayabilir.

Pratik olarak ne yapabilirsin? Bir hukuki meseleyle karşılaştığında, sadece kanun maddelerine bakmakla yetinme. Olayın senin özelinde nasıl bir adalet duygusu uyandırdığını da düşün. Eğer bir haksızlığa uğradığını düşünüyorsan, hukuki yollara başvururken olayın adalet boyutunu da vurgulamaya çalış.

  1. Hukuk ve Adalet Arasındaki Gerilim

Bu iki kavram arasındaki gerilim, tarih boyunca filozofları ve hukukçuları meşgul etmiştir. Hukukun katı kuralları, bazen hayatın karmaşık gerçekleriyle tam olarak örtüşmeyebilir. Bir örnek vermek gerekirse, bir sözleşmenin ihlali durumunda, sözleşmede yer alan cezai şartlar hukuken geçerlidir. Ancak, bazı durumlarda bu cezai şartlar, ihlalin gerçek zararından çok daha fazlası olabilir ve bu da adaletsizlik olarak algılanabilir. Yargı organları, bu tür durumlarda cezai şartın tenkisini (indirilmesi) gibi yollarla adaleti sağlamaya çalışabilir.

Deneyimlerime göre, özellikle ceza hukuku alanında bu gerilim daha belirginleşir. Bir suçlu için öngörülen cezanın, işlenen suça göre "az" mı yoksa "çok" mu olduğu, kişiden kişiye ve toplumun adalet algısına göre değişebilir. Hukuk, belirli bir ceza aralığı belirlerken, yargıçlar bu aralık içinde somut olayın özelliklerine göre karar verirler. Bu kararların adaletli olup olmadığı ise her zaman tartışmaya açıktır.

Ne yapabilirsin? Eğer bir hukuki süreçte yer alıyorsan, karşı tarafın savunmalarını veya taleplerini dinlerken, sadece hukuki dayanaklarına değil, aynı zamanda olayın adaletli bir sonuca ulaşıp ulaşmayacağına dair mantıklı argümanlara da odaklan. Kendi hakların için mücadele ederken de, taleplerinin makul ve adil sınırlar içinde kalmasını gözet.

  1. Adil Bir Hukuk Sistemi Nasıl Olmalı?

İdeal olan, hukukun her zaman adaleti sağlamasıdır. Ancak bu, kolay bir iş değil. Adil bir hukuk sistemi, sadece kuralları koymakla kalmaz, aynı zamanda bu kuralların doğru ve adil bir şekilde uygulanmasını da sağlar. Bu, yargının bağımsızlığı, şeffaflık, eşitlik ilkesi gibi birçok unsuru gerektirir.

Birleşmiş Milletler'in de vurguladığı gibi, hukukun üstünlüğü ve adalete erişim, demokratik toplumların temel taşlarındandır. Örneğin, bir ülkede adalet sistemine olan güvenin düşük olması, hukukun adaleti sağlamada yetersiz kaldığının veya adalete erişimin zor olduğunun bir göstergesi olabilir. Bu durum, toplumsal huzursuzluğa ve güvensizliğe yol açar.

Sana ne öneririm? Hukukun adaleti ne kadar sağladığı konusunda bilinçli ol. Hakların konusunda bilgi sahibi ol. Eğer bir hukuki sorunla karşılaşırsan, güvenilir bir hukukçuya danışmaktan çekinme. Unutma ki, hukuk bir araçtır, adalet ise o aracın ulaşmak istediği hedeftir. Bu ikisini ayırt etmek ve adaleti her zaman önceliklendirmek, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemlidir.