Her türlü atletizm yarışması için kullanılan alan parkura ne denir?
Atletizm Parkurları: Neler Bilmelisin?
Bir atletizm yarışmasına katıldın mı hiç? Ya da televizyonda izledin mi? O koşulan, atılan, zıplanılan yer var ya, işte ona genel olarak parkur denir. Ama bu tek bir kelimeyle geçiştirilecek bir şey değil. Çünkü her disiplinin kendine has bir parkuru var ve bu parkurların detayları, sporcunun performansı üzerinde inanılmaz bir etkiye sahip.
Koşu Parkurları: Pistin Sihri
Özellikle koşu yarışmalarının vazgeçilmezi olan atletizm pisti, aslında oldukça standartlara bağlıdır. Uluslararası Atletizm Federasyonu (World Athletics) tarafından belirlenen kurallara göre, standart bir atletizm pisti 400 metrelik bir uzunluğa sahiptir. Bu 400 metre, iki adet düzlükten ve iki adet yarıçapı yaklaşık 36.5 metrelik virajlardan oluşur. Pistin en iç kulvarı baz alınarak ölçülür bu mesafe.
Deneyimlerime göre, parkurun zemini de çok kritik. Eskiden toprak veya çim zeminler kullanılırdı ama günümüzde sentetik, genellikle akrilik veya poliüretan bazlı zeminler tercih ediliyor. Bu zeminler hem daha hızlı koşmaya olanak tanır hem de sporcular için daha az sakatlanma riski taşır. Örneğin, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda kullanılan pist, yüksek geri tepme özelliğine sahip özel sentetik malzemeden yapılmıştı. Bu tür zeminler, sporcuların bir adımda daha fazla enerji geri kazanmasını sağlar.
Koşu parkurlarında kulvarlar da önemli. Genellikle 8 ila 10 kulvar bulunur. Her kulvarın genişliği 1.22 metredir. Yarışlarda, özellikle kısa mesafelerde ve engelli koşularda, kulvarın dışına çıkmak diskalifiye sebebidir. Bu yüzden kulvar çizgilerine çok dikkat etmek gerekir. Uzun mesafe koşularında ise sporcular genellikle ilk virajı geçtikten sonra kulvar değiştirme özgürlüğüne sahip olurlar.
Atlama ve Atma Sahaları: Gücün ve Tekniğin Buluştuğu Nokta
Koşu parkurlarının dışında kalan alanlar ise çeşitli atlama ve atma disiplinlerine ev sahipliği yapar. Bunlar da kendi içlerinde belirli ölçülere ve özelliklere sahiptir.
Uzun Atlama ve Üç Adım Atlama: Bu disiplinler için kullanılan kum havuzu, genellikle 9 metre uzunluğunda ve 2.75 metre genişliğindedir. Kalkış tahtası ise kum havuzundan 1-2 metre önce yer alır ve bunun da kendine has ölçüleri vardır. Örneğin, kalkış tahtasının önünde bir faul çizgisi bulunur ve sporcunun bu çizgiyi geçmeden atlaması gerekir. Deneyimlerime göre, kumun nem oranı ve sıkılığı bile performans üzerinde bir etki yaratabilir.
Yüksek Atlama: Yüksek atlama için kullanılan minderler (matlar), sporcunun düştüğünde zarar görmesini engellemek için yumuşak ve esnek malzemeden yapılır. Minderin boyutu genellikle 5 metre x 4 metre kadar olabilir. Atlama çubuğunun yüksekliği ise sporcunun derecesine göre ayarlanır. Önemli olan, çubuğun hassasiyetidir; en ufak bir dokunuşla düşebilecek şekilde ayarlanır.
Cirit, Disk, Gülle Atma: Bu atma disiplinleri için de belirli alanlar bulunur. Cirit atma için fırlatma alanı genellikle 30-34 derecelik bir açıyla belirlenir ve ciritin düştüğü alanın uzunluğu önemlidir. Disk ve gülle atma ise daha dairesel alanlarda yapılır. Gülle atma için kullanılan çemberin çapı 2.135 metredir.
Parkur Seçimi ve Sizin İçin İpuçları
Eğer bir atletizm yarışmasına katılacaksanız veya antrenman yapacaksanız, parkurun özelliklerine dikkat etmek size avantaj sağlayabilir. Örneğin, sentetik zeminlerde koşuyorsanız, ayakkabılarınızın tabanının bu zemine uygun olduğundan emin olun. Kum havuzuna atlıyorsanız, kumun durumunu gözlemlemek faydalı olabilir.
Ayrıca, farklı parkurların farklı dinamikleri olduğunu unutmayın. Bazı parkurlar daha hızlıdır, bazıları ise daha fazla güç gerektirebilir. Kendi yeteneklerinize ve yarışın gerektirdiği disipline en uygun parkurda antrenman yapmak, başarı şansınızı artıracaktır. Deneyimlerime göre, özellikle uzun mesafe koşucuları için pistin virajlarının keskinliği ve düzlüklerinin uzunluğu fark yaratabilir.