Istanbul Hükümeti'nin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin resmen tanıdığı yer neresidir?
İstanbul Hükümeti'nin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri'ni Resmi Olarak Tanıdığı Yer
Doğrudan konuya girelim: İstanbul Hükümeti'nin, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri'ni resmen tanıdığı tek yer Sivas Kongresi sonrası Ankara'da kurulan Temsil Heyeti'dir. Bu, milli mücadelenin en kritik dönüm noktalarından biridir ve konuyu bilen biri olarak deneyimlerime göre bunun neden bu kadar önemli olduğunu net bir şekilde anlatabilirim.
Temsil Heyeti'nin Kuruluşu ve İstanbul Hükümeti'nin Tanıması
Milli mücadele başladığında, Anadolu ve Rumeli'deki yerel direniş cemiyetleri birbirinden bağımsız hareket ediyordu. Bu durum, hem halkın moralini bozuyor hem de Batı devletlerinin işgallerine karşı ortak bir cephe oluşturmayı zorlaştırıyordu. Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919), işte bu dağınıklığı gidermek ve milli iradeyi tek bir çatı altında toplamak amacıyla toplandı. Kongre sonunda, daha önce Erzurum Kongresi'nde (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919) kurulan Temsil Heyeti'nin yetkileri genişletildi ve tüm yurdu temsil eden bir organ haline getirildi.
İstanbul Hükümeti, başlangıçta milli direnişi bastırmaya çalışıyordu. Ancak Sivas Kongresi'nin yarattığı milli birlik ve kamuoyu baskısı, hükümeti geri adım atmaya zorladı. Deneyimlerime göre, bu baskının en somut göstergesi, 26 Eylül 1919'da İstanbul Hükümeti'nin Sivas Kongresi kararlarını ve Temsil Heyeti'ni zımnen de olsa tanıyan kararlar almasıdır. Bu tanıma, aslında İstanbul Hükümeti'nin milli güçlerin karşısında duramayacağını kabullenmesi anlamına geliyordu.
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: İstanbul Hükümeti, Temsil Heyeti'ni doğrudan "milli cemiyetlerin yasal temsilcisi" olarak ilan etmedi. Ancak, Sivas Kongresi sonrası Damat Ferit Paşa hükümetinin düştüğü ve yerine Ali Rıza Paşa hükümetinin kurulduğu süreçte (3 Ekim 1919), yeni hükümetin temsilcileri ile Temsil Heyeti arasında görüşmeler yapılması ve Amasya Görüşmeleri'nin (20-22 Ekim 1919) gerçekleşmesi, Temsil Heyeti'nin fiili bir tanınma olarak görülebilir. Amasya Görüşmeleri'nde Temsil Heyeti'nin temsilcileri (Mustafa Kemal Paşa, Rauf Orbay, Bekir Sami Bey) ile İstanbul Hükümeti temsilcileri (Salih Paşa) bir araya gelmiş ve milli mücadelenin temel ilkeleri üzerinde uzlaşmaya varmışlardır. Bu, aslında hükümetin, milli iradenin temsilcisi olan Temsil Heyeti ile masaya oturması ve onların kararlarını dolaylı yoldan da olsa kabul etmesiydi.
Temsil Heyeti'nin Rolü ve Ankara'ya Taşınması
Sivas Kongresi sonrasında Ankara'ya taşınan Temsil Heyeti (27 Aralık 1919), milli mücadelenin beyni haline geldi. İstanbul işgal altında olduğu için, bağımsız bir ulusal hareketin merkezi olarak Ankara'nın seçilmesi stratejik bir hamleydi. Temsil Heyeti, halkın güvenini kazanarak ve Batı devletlerine karşı milli bir duruş sergileyerek giderek güçlendi.
Deneyimlerime göre, Temsil Heyeti'nin Ankara'ya taşınması ve çalışmalarını buradan yürütmesi, İstanbul Hükümeti üzerindeki siyasi ve askeri baskıyı artırdı. İstanbul Hükümeti'nin giderek marjinalleşmesi ve Ankara'daki Temsil Heyeti'nin halk tarafından daha fazla meşruiyet kazanması, nihayetinde Ankara'da bir hükümetin kurulmasının önünü açtı.
Pratik Bir Bakış Açısı
Eğer bu dönemi anlamaya çalışıyorsan, şu noktalara dikkat etmelisin:
- Milli Mücadele'nin İki Merkezi Olması: Başlangıçta hem İstanbul Hükümeti hem de Temsil Heyeti vardı. Ancak zamanla Temsil Heyeti, milli iradenin gerçek temsilcisi olarak öne çıktı.
- Zayıflayan İstanbul Hükümeti: İstanbul Hükümeti, işgal altında olduğu ve dış baskılara açık olduğu için milli hareketin tam destekçisi olamadı. Bu nedenle Temsil Heyeti'nin gücü arttı.
- Sivas Kongresi'nin Dönüştürücü Gücü: Sivas Kongresi, Anadolu'daki dağınık cemiyetleri birleştirerek Temsil Heyeti'ni ulusal bir organ haline getirdi. Bu, İstanbul Hükümeti'nin pozisyonunu ciddi şekilde etkiledi.
- Fiili Tanıma: İstanbul Hükümeti'nin doğrudan "tanıyorum" demesi yerine, Temsil Heyeti ile görüşmeler yapması ve onların kararlarına göz yumması, deneyimlerime göre en önemli "resmi tanı"dır.
Unutma, milli mücadelenin başarısı, farklı yerel direnişlerin tek bir irade altında toplanmasıyla mümkün olmuştur. Temsil Heyeti, bu birleşmenin en somut ve etkili sembolüdür ve İstanbul Hükümeti'nin onu tanıması, sürecin ne kadar kritik bir aşamaya geldiğini gösterir.