Secdede Sübhanallah denir mi?

Secdede Sübhanallah Demek Caiz midir?

Kardeşim, namazda secdedeyken "Sübhanallah" demek tam olarak doğru değil aslında. Mezheplerin çoğuna göre secde tesbihi farklıdır. Namaz kılan herkesin bildiği gibi, secde tesbihi için kullandığımız en yaygın ifade "Sübhâne Rabbîye'l-a'lâ"dır. Bu, "En yüce Rabbim beni kusurlardan tenzih ederim" anlamına gelir ve bu haliyle secdeye tam olarak uygun bir zikirdir.

Peki, neden "Sübhanallah" değil de "Sübhâne Rabbîye'l-a'lâ"? İşte burada biraz detaya girmemiz lazım. "Sübhanallah" tek başına "Allah kusurlardan münezzehtir" demektir. Bu da elbette güzel bir zikirdir ama namazın özel bir durumu var. Namazdaki her hareketin ve zikrin bir anlamı ve vacip veya sünneti vardır. Seferde namazın kısaltılması gibi düşünebilirsin. Namazın içinde belirli bir nizam var.

Hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in secdelerinde "Sübhâne Rabbîye'l-a'lâ" dediği rivayet edilir. Buhârî ve Müslim gibi sahih hadis kaynaklarında bu açıkça geçer. Bu da bize en güzel ve doğru olanın bu olduğunu gösterir. Secdedeki bu tesbihin en az üç defa yapılması sünnettir. Yani, hem ifade hem de tekrar sayısı açısından bu zikre uymak, namazımızın daha sahih olmasına vesile olur.

Neden Bu Ayrım Önemli?

Namaza olan hürmetimizdendir bu ayrım. Namaz, Allah'a en yakın olduğumuz anlardan biri ve secdede biz O'na en derin bir şekilde niyazda bulunuyoruz. Bu özel anda, Allah'ın yüceliğini ifade ederken, en doğru ve en uygun olanı seçmek de bizim için bir borçtur aslında. Deneyimlerime göre, secde tesbihini doğru bildiğimiz şekilde yaptığımızda, namazın maneviyatı daha da derinleşiyor.

Örneğin, namazda Fatiha okumadan başka bir sure okumanın caiz olmaması gibi düşün. Fatiha, namazın temelidir ve onun yerine başka bir şey koymak namazı geçersiz kılar. Secde tesbihi de böyledir. "Sübhâne Rabbîye'l-a'lâ" demenin vacibiyetinde veya sünnet oluşunda bir ihtilaf olsa da, çoğunlukla bu şekliyle yapılması tavsiye edilir. Bu, bir nevi, secde anının ruhuna uygun düşen bir yakarıştır.

Secde Tesbihini Nasıl Okumalıyız?

En doğrusu, senin de bildiğin gibi, secdede en az üç defa "Sübhâne Rabbîye'l-a'lâ" demektir. Bunu yaparken hareke ve tertibe dikkat etmek de faydalı olur. Yani, telaffuzda da hassasiyet göstermek, namazın adabına uygun hareket etmemizi sağlar.

Peki, namazda başka hangi zikirler yapabiliriz? Secdedeyken sadece bu tesbihle sınırlı kalmak zorunda değilsin. Dua da edebilirsin. Hadislerde, kişinin secde halinde Allah'tan dünyevi ve uhrevi herhangi bir şey istemesi caiz görülmüştür. Hatta Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in kendisi de secde halinde şu duayı yaptığını belirtmiştir: "Allah'ım! Günahlarımı bağışla, beni doğru yola ilet, bana sağlık ver, bana rızık ver." (Müslim, Müsâfirîn, 203)

Yani sen de secdede hem tesbihini yapıp hem de samimiyetle dua edebilirsin. Bu iki durum birbiriyle çelişmez. Secde, Allah'a en yakın olduğumuz anlardan biri olduğu için, duaların kabul olma ihtimalinin en yüksek olduğu zamanlardan biridir.

Pratik Öneriler

  • Namaz kılarken, özellikle secdede, "Sübhâne Rabbîye'l-a'lâ" demeye özen göster. Bunu üç veya daha fazla tekrar etmeye çalış.
  • Kıraatını, yani sure ve tesbihleri doğru telaffuzla okumak için mümkünse bir hoca veya bilen birinden yardım al.
  • Secdede sadece tesbihle kalmayıp, içtenlikle dua etmeyi ihmal etme. İstediğin her şeyi Allah'tan isteyebilirsin.
  • Namazın diğer bölümlerinde de ruhuna uygun zikirler yapmaya çalış. Örneğin, rüku'da "Sübhâne Rabbîye'l-azîm" demek de sünnettir. Bu, Allah'ın büyüklüğünü ifade eder.

Unutma, namazdaki her hareket ve zikir, bizim Allah'a olan kulluğumuzun bir ifadesidir. Bu ifadeleri doğru bir şekilde yerine getirmek, hem namazımızın manevi derinliğini artırır hem de Allah katındaki değerini yükseltir. Tecrübelerime göre, namazda bu noktalara dikkat etmek, insana hem huzur hem de derin bir bağlılık hissi veriyor.