logo

reklam
04 Haziran 2018

Tarzan’ın eşyalarına ne oldu?

Kendisine ‘Manisa Tarzanı Gönüllüsü’ diyen Emekli Diplomat ve Araştırmacı Yazar Metin Erdoğan, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’nin sahip olduğu tüm eşyalar olan kırmızı şeritli İstiklal Madalyasının, madalya beratının, kılıcının, Alman topunun, Ramazan topunun, taş kulübesinin, bir çift cizlavetinin, şortunun, tahta sedye divanının, sobasının, su testisinin, köstebek saatinin, testeresinin ve sandık dolusu mektuplarının ölümünden beri kayıp olduğuna dikkat çekti. Van’da doğan ve 35 yıl yurtdışında görev yapan Erdoğan, Manisa’ya ve Manisa Tarzanı’na duyduğu hayranlığı dile getirerek, Tarzan’ın eşyalarının bir an önce bulunması ve Tarzan’ın tüm gerçekliği ile hem ülke hem de Dünya genelinde tanıtılması gerektiğini vurguladı.

Emekli Diplomat ve Araştırmacı Yazar Metin Erdoğan, Tarzan ile ilgili 23 yıldır sürdürdüğü araştırmalar neticesinde, Dünya’nın ilk çevrecisinin Manisa Tarzanı olduğunun altını çizerek, Tarzan’la ilgili bilinmeyenleri anlattı. “Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, ağaçları, çocukları, iltifat etmeyi, yardımda bulunmayı ve fakirlere el vermeyi seven büyük bir insandı” diye konuşan Erdoğan, Tarzan’ın maddiyata hiç önem vermediğine ve oldukça kibar bir insan olduğuna dikkat çekti. Tarzan’ın ölümünün hemen ardından tüm eşyalarının kayıp olduğunu ve hala bulunamadığına dikkat çeken Erdoğan, Tarzan’ın kırmızı şeritli İstiklal Madalyası’nın beratının Milli Savunma Bakanlığı’nda bulduğunu belirtti. Tarzan’ın ne ülke genelinde ne de Dünya çapında yeterince tanıtılmadığına dikkat çeken Erdoğan, Manisa Tarzanı’nın tanıtılması adına uluslararası çapta çeşitli girişimlerde bulunduğunun ve bulunacağının altını çizdi. Erdoğan, ‘Dört Efsane Çevreci’ ismiyle yazdığı ve Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’yi konu edindiği kitabının yakın zaman içerisinde yayınlanacağının müjdesini verdi.

Doğduğu ve yurt dışında görev yaptığı yerlerin, kendisini Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’ye yaklaştırdığını ifade eden Emekli Diplomat ve Araştırmacı Yazar Metin Erdoğan, “Van’ın bir köyünde doğdum. Bizde ağaç ve hayvan sevgisi çok önemliydi.  35 yıl yurtdışı görevim sırasında dünyada çevre kirliliğinin arttığını gözlemledim. Ağaca, toprağa ve suya iyi bakmazsak, gelecekte büyük felaketlerle karşılaşacağımızı öngördüm” diye konuştu. Emekli olduktan sonra çevre kirliliği ve doğa ile ilgili çalışmalar yapmayı hayal ettiğini vurgulayan Erdoğan, ‘Yürüyen Köşk’ kitabının kendisini çok etkileyerek hayatını değiştirdiğini belirtti. Erdoğan, “Atatürk’ün bir ağaç dalı kesmemek için Yalova’daki Köşk’ünü raylar üzerinde 5 metre yürütmesi olayı beni büyüledi ve bu doğa sembolü olan eseri dünyaya tanıtmaya karar verdim” şeklinde konuştu.

“TARZAN’LA İLGİLİ OKUDUKLARIMA, DUYDUKLARIMA, GÖRDÜKLERİME İNANAMADIM”

Emekli Diplomat ve Araştırmacı Yazar Metin Erdoğan, hem yurt içinde hem de görevi nedeniyle yurt dışında bulunduğu süre boyunca, Atatürk’ün Yürüyen Köşk’üyle ilgili çok sayıda konferans verdiğini dile getirdi. Erdoğan, “Ünlü Türk Klasik Batı Müziği Piyanisti ve Besteci Fazıl Say ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeler neticesinde, Fazıl Say’ın ‘Yürüyen Köşk’ bestesi yapması, bu mucize konuyu Dünya çapında duyurmamda çok yardımcı oldu” dedi. Tüm bu çalışmaların kendisini adeta bir ağaç dostu haline getirdiğinin altını çizen Erdoğan, çalışmaların ardından Dünya’daki diğer çevreci kişileri araştırmaya başladığını ifade etti. Erdoğan, “Çevrecileri araştırmaya başladığımda karşıma çıkan ilk kişi Manisa Tarzanı ismiyle anılan Ahmet Bedevi oldu. Okuduklarıma, duyduklarıma ve gördüklerime inanamadım” diye konuştu.

“AMERİKALI TARZAN VE AHMET BEDEVİ ARASINDA DÜNYALAR KADAR FARK VAR”

“Türk kamuoyu iki Tarzan tanır. Biri Amerikalı J. Weissmüller, diğeri ise Ahmet Bedevi’dir” diye konuşan Erdoğan, bir karşılaştırma yapıldığında Amerikalı Tarzan’ın sanal olduğunun fakat buna karşılık Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’nin ise gerçek bir doğa dostu ve çevreci olduğunun hemen fark edileceğine dikkat çekti. “Amerikalı Tarzan ve Ahmet Bedevi arasında dünyalar kadar fark vardır. Amerikalı Tarzan, ormanı film setinde görmüştür, oysaki Manisa Tarzanı 40 yıl boyunca Manisa Spil Dağı’nda, ormanlarda, hayvanlarla iç içe yaşamıştır” dedi. Manisa Tarzanı’nın her anlamda tam bir halk kahramanı olduğunun altını çizen Erdoğan, Manisa Tarzanı’nın kişiliğinin, dürüstlüğünün ve paraya önem vermeyişinin kendisini çok etkilediğini dile getirdi.

MANİSA TARZANI, ‘DÖRT EFSANE ÇEVRECİ’ KİTABINDA YER ALIYOR

İçerisinde Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’yi de konu edindiği ‘Dört Efsane Çevreci’ kitabını kaleme aldığını ve kitabın yakın zaman içerisinde yayınlanacağını belirten Erdoğan, kitabında Yürüyen Köşk’ü, Manisa Tarzanı’nı, Halikarnas Balıkçısı’nı ve Toprak Dede’yi işlediğini ifade etti. Erdoğan, “Atatürk’ün doğa sevgisini gözler önüne seren Yürüyen Köşk’ü ve ardından Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’nin Manisa’daki çalışmalarını araştırırken, gözüm Halikarnas Balıkçısı’na ve Hayrettin Karaca’ya takıldı. Gerçek adı Cevat Şakir Kabaağaçlı olan ‘Halikarnas Balıkçısı’ tek başına Bodrum’u yeşile boğmuştur. ‘Toprak Dede’ dediğimiz Hayrettin Karaca ise bize erozyonun önemini ezberletmiştir” dedi.

“AĞAÇLARI KESENLERE ‘HAŞLAKLAR’ DERDİ”

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi ile ilgili edindiği bilgiler neticesinde Tarzan’ın ağaçları, çocukları, iltifat etmeyi, yardımda bulunmayı ve fakirlere el vermeyi seven büyük bir insan olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Manisa Tarzanı’nın parayla pulla hiç işi olmamıştır” şeklinde konuştu. Erdoğan, Manisa Tarzanı’nın oldukça kibar bir kişiliğe sahip olduğunun altını çizerek, Tarzan’ın yalnızca ağaçları kesen kişilere, ‘yaramaz insan’ anlamına gelen ‘Haşlaklar’ kelimesiyle bağırmış olduğunu belirtti.

TARZAN’IN TÜM EŞYALARI KAYIP

55 yıl önce 31 Mayıs 1963’te Manisa Tarzanı’nın hayatını kaybettiğine ve o günden itibaren Tarzan’dan geriye kalan eşyaların hepsinin kayıp olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Manisa Tarzanı’nın kayıp eşyalarının bir an evvel bulunması ve bir müzede sergilenmesi gerekmektedir. Bu konudaki çalışmalarıma bir ömür devam edeceğim” diye konuştu. Erdoğan, Tarzan’ın kayıp eşyalarının kırmızı şeritli İstiklal Madalyası, madalya beratı, kılıç, Alman topu, Ramazan topu, taş kulübe, bir çift cizlavet, şort, tahta sedye divan, soba, su testisi, köstebek saati, testere ve sandık dolusu mektuplar olduğunu ifade etti.

“TARZAN’I ÇOCUKLARIMIZA ANLATMAZSAK, AĞAÇ SEVGİSİNİ GELİŞTİREMEYİZ”

Manisa Tarzanı’nı Dünya’nın hiç tanımadığını, Türkiye’de ise Manisa Tarzanı’nın meczup olarak bilindiğini dile getiren Erdoğan, Manisa’da gerçekleştirdiği geziler esnasında, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’nin Manisa’da yaşayan gençler tarafından da yeterince iyi bilinmediğine şahit olduğuna vurgu yaptı. “Manisa Tarzanı bir gerçek efsanedir. Bir şahsiyettir. Güzel bir insandır. O, Dünya’nın ilk çevreci insanıdır” şeklinde konuşan Erdoğan, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’nin tüm gerçekliğiyle okullarda çocuklara anlatılması gerektiğini savunarak, “Manisa Tarzanı’nı okullarımızda çocuklara anlatmazsak, ağaç sevgisini geliştiremeyiz” diye konuştu.

TARZAN’IN MADALYA BERATI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI’NDA BULUNUYOR

Manisa Tarzanı ile ilgili 23 yıldan beri bilgi toplamakta olduğunu belirten Erdoğan, “Başta Ali Haydar Aksakal ve Bedriye Aksakal kardeşler olmak üzere, Tarzan’ı bizzat görmüş büyüklerimizle uzun sohbetler gerçekleştirdim. Onun hayatını anlatan tüm kitapları derlemekteyim” dedi. Manisa Tarzanı ile ilgili çalışmalarını ara vermeden sürdürdüğünü ve her geçen gün yeni bilgilere ulaştığını vurgulayan Erdoğan, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’nin kırmızı şeritli İstiklal Madayası’nın beratının Milli Savunma Bakanlığı’nda bulduğunu dile getirdi.

“TARZAN MANİSA’NIN MARKASI, ÜLKEMİN GURURUDUR”

Manisa Tarzanı’nı tanıtmak adına çeşitli girişimlerde bulunduğunu ve bu girişimlerini devam ettireceğini ifade eden Erdoğan, “Efsane çevreci Ahmet Bedevi Manisa’nın markası olmakla birlikte, ülkemin gururudur. Onun uluslararası arenada tanınması için makaleler yazmaktayım. ABD’de yayınlanan bir yazım çok büyük ilgi gördü” diye konuştu. Manisa’da ve Ankara’da Manisa Tarzanı’nın tanıtılması adına yetkililerle görüşmelerde bulunduğunu dile getiren Erdoğan, “Facebook’ta ‘Atatürk ve Yürüyen Köşk’ isimli grubumda, 10 bin takipçime değerli efsane çevreci insanlarımız hakkında bilgiler sunmaktayım. Okullarda sunumlar yapmakta ve bir dalın, ağacın ve ormanın ne kadar önemli olduğunu örnekleriyle anlatmaktayım” şeklinde konuştu.

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’nin tanıtılması adına çeşitli çalışmalar gerçekleştirilebileceğini vurgulayan Erdoğan, “Tarzan’ın tanıtılması için Tarzan’a ait eşyalar bulunarak, bir müzede sergilenebilir. Tarzan’ın ölüm yıldönümü olan 31 Mayıs günü mezarı başında geniş katılımlı bir anma töreni ve aynı gün bir konferans düzenlenebilir. Bu konferansa özellikle Tarzan’ı bizzat görenler davet edilerek örneğin bir fidan ile hatırlanabilirler” diye konuştu.

Resim, müzik, şiir, spor, tiyatro, sergi, halk yürüyüşü, çevre temizliği gibi etkinliklerle Manisa Tarzanı’nın tanıtımına katkı sağlanabileceğinin altını çizen Erdoğan, “5-11 Haziran Dünya Çevre Haftası’nda Spil Dağı’nda tüm doğa ve çevre kuruluşlarının gönüllü katılacağı bir çevre temizliği yapılabilir. Yine aynı hafta içerisinde ‘Manisa Tarzanı’ konulu uluslararası bir sempozyum düzenlenebilir” dedi. Manisa Tarzanı’nı konu edinen bir belgeselin, Tarzan’ın tanıtımına büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Erdoğan, ‘Manisa Tarzanı’ filminin de, Tarzan’ı anma gününde bir yazlık sinemada gösterime sokulabileceğini belirtti.

“Tarzan’ın tanıtılması için hediyelik eşya reyonu oluşturarak ‘Manisa Tarzanı’ hediyeleri satışa sunulabilir ve elde edilecek gelir Tarzan’ın tanıtımına harcanabilir. Celal Bayar Üniversitesi’nde ‘Manisa Tarzanı Çevre Kürsüsü’ kurulabilir” dedi. Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi adına bir ‘Haşlaklar’ parkı veya hatıra ormanı oluşturulabileceğini dile getiren Erdoğan, Manisa’da ve Üsküp, Prijedor, Ingoldstadt gibi kardeş şehirlerde ‘Manisa Tarzanı’ parkı kurulabilir. Tarzan’ın yıllarca yaşadığı alan olan Spil Dağı düzenlenerek, bakımlı hale getirilebilir. BM Çevre Konferansı olan UNEP-Nairobi nezdinde girişimlerde bulunularak, bu çevreci yurttaşımızın gıyabında ödüllendirilmesi sağlanabilir” şeklinde konuştu.

Emekli Diplomat ve Araştırma Yazar Metin Erdoğan, geçen yıl Büyükşehir Belediyesi’nin davetlisi olarak Büyükşehir Belediyesi Lale Salonu’nda ‘Tarzan’ konulu bir konferans gerçekleştirdiğini ve konferansın büyük ilgi gördüğünü belirterek, yaz aylarının ardından benzer bir sunum için tekrar Manisa’ya geleceğini ifade etti. Sare Kurtulan

Share
2097 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ