logo

reklam

Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE MODA SERÜVENİ”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

Takvimlerden haberin yok mu

Geçiyor yıllar

Bana küsmüş yüzüme gülmez

Zalim aynalar

Kimimiz yorgun, kimimiz vurgun

Kimi isyankar

Acı gerçek bu ömrümüz bir su

Geçiyor yıllar…

2018 yılı ocak ayında Devlet Opera ve Balesi genel müdürü olarak görev yapıyor Murat Karahan. Devlet filarmoni orkestrası eşliğinde okumuş bu şarkıyı. Beni çok etkiliyor hep dinliyorum. Size de tavsiye ederim. Ruhunuzu dinlendirir. Belki de size yön verir. Hiç şaşmam. Kılık-kıyafet, süslenmek şık olduğunuzu zannettiğiniz veya öyle olduğuna emin olduğunuz anlar bile sizi siz yapmıyor inanın. Tabii giyineceksiniz ve tabii kendinizi toplum içinde sosyalleşme zannettiğinizi sanacaksınız ki bu benim fikrim tartışılır ama maalesef olmuyor. Biraz kendinizi kandırıyor oluyorsunuz. Şarkıdaki gibi zalim aynalar bir gün sizin yüzünüze gülmez olur. Şaşırırsınız. Uzun lafın kısası her ama her konuda çok iddialı ve de kendiniz olamayacak kıyafetler sizi yorar. Ben baktım ki son on senedir bir dejenerasyon başladı. Her şey var hiçbir şey yok. Endişeliyim doğrusu. Sadece tekstil hazır giyimde moda yok. Mobilya, ev aletleri, ev, mücevher gibi konularda seyahatlerde bile moda var. Anlayacağınız yok yok. Bu ara mücevher demiştim. Kristal taşları meşhur –swaroski- önemli bir sektör. Pırıltıları ile göz dolduruyor. Avusturya, Viyana kökenli bir kuruluş yeni yeni parlıyor. Benim aklıma şu geldi. Keşke o kristal taşlardaki o pırıltı insanların yüzünde de olsa. Yani mutluluk ve huzur pırıltısı yok. Neden bilmiyorum. Farkında mısınız yıllar geçiyor. Geri dönüş yok. Yaşamanın kıymetini bilmek gerek. Bize verilen bu hediyeyi çok dikkatli kullanmak gerek. Bir gün yılların bir su gibi akıp gittiğinin farkına vardığınız zaman çok geç olduğunun farkına varırsınız.

İşte o zaman artık çok geç olduğunu anladığınız zaman… her şey size küser. Huzurlu bir hafta diliyorum. Hoşçakalın.

Share
35 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gülçin HAZIR yazdı… “KÖY ENSTİTLERİNİN 79. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            “Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim kurumlarından olan Köy Enstitüleri, kuruluşunun 79. Yılını kutluyoruz.” Türk eğitim tarihinde önemli bir devrim yaratan Köy Enstitüleri köye öğretmen ve köye yararlı diğer meslek erbabını yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 yılında 3083 sayılı yasayla Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı ve İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde kurularak, genç Türkiye Cumhuriyetinin aydınlanma yolunda en önemli eğitim hizmeti olmuştur. Köy Enstitüleri savaştan çıkmış, viraneye dönmüş, ...
  • Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE MODA SERÜVENİ”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Sormadın halimi hiç kalbimin esrarı nedir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir Ölmeden ruhuma sen bari biraz neş’e getir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir. Makam: Hüzzam Beste: Selahattin Pınar Güfte: Mustafa Nafız Irmak Gözlerim hiç yalan söylemez, toplumsal çöküntü var mı yok mu demeye gerek yok. Görünen köy kılavuz istemiyor maalesef. Etrafıma baktığım zaman çok dejenere olduğu kesin. Gerçek şu ki eğitim anne rahminde başlıyor. Devam eden bir süreç ama sonuç ne oluyor bi...
  • Hakan AĞAR yazdı… “PLANINIZ VAR MI? AÇIKLAYIN YOK MU? BIRAKIN”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Geçtiğimiz hafta yazdığım köşe yazısı Manisaspor sevenlerini duygularını dışa vurmaya itmiş. Neler neler olmadık ki; Yalakanın alası, paralı, kiralık kalem, Manisaspor düşmanı ve birçok yeni sıfat. Köşe yazısı yazmaya başladığım dönemden beri her zaman benimsediğim bir lafı hatırladım; Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Ancak fark etmez, biz doğru bildiğimizi de yazmayacaksak zaten bu mesleğe layık değiliz demektir. Benim son köşe yazıma aldığım tepkilerden çıkarttığım 4 net saptamam var; 1- Manisas...
  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “DOSTLAR”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Bir taraftan bilgisayarla dostluğumu sürdürürken, diğer taraftan en yakın dostlarım yine kitaplarım oldu. Sevgili Şükran, uzun bir süredir polisiye ve macera  romanı okumamıştım. Ağırlıklı olarak okuduklarımın tümü yakın tarihimizle ilgili ve birde tat bırakan romanlardı. “Leyleklerin Uçuşu “ adlı serüvenlerle dolu kitabı okuyunca gençliğime bir kez daha yol aldım. Başımda kavak yelleri estiği dönemlerde, ne çok macera ve polisiye kitapları okumuştum. Özellikle Mayk Kambırları. O kitapları okuya...