logo

reklam

Tahir Hamdi ORAL yazdı… “YAŞANMIŞ BİR HİKAYE”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

 

Biz buna devrimci olmak diyoruz….

Mexico City’de 200 metre finali koşulmuş. Amerikalı (siyah) atletler Tommie Smith ile John Carlos birinci ve üçüncü gelirken, ikinciliği Avustralyalı (beyaz) Peter Norman kazanmış.

Madalya töreni için bekledikleri sırada, Carlos, Peter Norman’ın yanına gelerek sormuş;

─ İnsan haklarına inanıyor musun? ─ Evet, inanıyorum.
─ Peki ya Tanrı’ya?
─ Bütün kalbimle…

Bunun üzerine, iki siyah atlet kafalarındaki eylem planını açıklamışlar, Norman tereddütsüz katılmış;

─ Ben eyleminizi destekleyeceğim, bana ne yapmam gerektiğini söyleyin! İlk defa, o günler için müthiş bir provokasyon hatta devrim sayılacak bir eylem planlıyor iki genç adam:

Amerika’daki ırk ayrımcılığını ve siyahlara reva görülen fakirliği ve ikinci sınıf vatandaşlığı protesto edecekler… Ama nasıl? Fikir Norman’dan geliyor: bir çift siyah deri eldiven buluyorlar, sağ tekini Tommie, sol tekini John eline geçiriyor; fakirliği sembolize etmek için çıplak ayakla kürsüye çıkıyorlar, başları kederle öne eğik, sıkılı yumruklarını havaya kaldırıyorlar.

Önlerinde duran beyaz atlet Peter Norman da, dayanışmasını göstermek için kalbinin üstüne ‘İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi Hareketi’nin kokardını iğneliyor. Amerikan milli marşı çalarken plan icra ediliyor ve eylem koyuluyor. Ve tabii dünya birbirine giriyor. Amerika ayağa kalkıyor. Olimpiyatlar bile gölgede kalıyor, dünya gazeteleri yumrukları havada siyah atletlerin fotoğrafını birinci sayfadan veriyor… Amerikan Olimpiyat Komitesi iki siyahın spor kariyerini o saniye bitiriyor. Eylem amacına ulaşmış, Amerika’daki zenci azınlığın durumu dünya gündemine girmiştir. Smith ve Carlos spor hayatlarını (ve buna bağlı olarak geleceklerini) feda etmişler ama dünya tarihine geçmişlerdir. Dünyadaki yüz milyonlarca ezilmiş siyahın ilahı haline gelmişlerdir.

Peki ya Avustralyalı beyaz Peter Norman?

Tommie Smith diyor ki; ─ Peter, bir beyazdı. O günlerde siyahların haklarını savunma cesareti gösteren, onurlu ve omurga sahibi beyaz çok azdı. Peter, Avustralya’ya döndüğünde kimse yüzüne bakmadığı gibi, herkes tarafından yargılandı. Onun da atletizm kariyeri bitti, spor çevrelerinden dışlan- dı. Tehditler, işsizlik ve tecrit nedeniyle öyle sıkıntılı günler yaşadık ki, üçümüzün de ilk evlilikleri bu süreçte sona erdi Avustralya Devleti Norman’ı ölene kadar affetmemiş ama… Norman intikamını mezara götürmüş: 1968 Olimpiyatları finalinde ikinci olurken kırdığı 200 metre Avustralya rekoru hâlâ, 38 yıl sonra kırılamamış. İki Amerikalı ve bir Avustralyalı ‘lanetli’ atletin o gün başlayan ‘eylem kardeşliği’ ve dostlukları ömür boyu sürmüş. Aradan geçen 38 yıl boyunca, yazışmışlar, buluşmuşlar, görüşmüşler. Ta ki Peter Norman evinin bahçesinde kalp krizi geçirip 64 yaşında ölene kadar. Ve şimdi, aşağıdaki fotoğrafa iyi bakın; Melbourne’de yapılan cenaze töreni. ‘Onurlu beyaz atlet’ Peter Norman’ın tabutu, Tommie Smith (solda) ve John Carlos’un omuzlarında!

Üç ‘eylem kardeşi’ son kez omuz omuza…!

Share
190 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gülçin HAZIR yazdı… “HOŞ GELDİN YA ŞEHRİ RAMAZAN”

    12 Mayıs 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Merhaba sevgili okurlarım. Daha ramazan ayına elveda diyeli bir yıl oldu ama dün gibidir aklımda. Allah’a binlerce şükürler olsun ki yine baharın gelişi ile doğanın uyanmasına tanık olduğumuz bugünlerde hoş geldin ya şehri Ramazan. İnsanın ruhuna huzur veren doğadaki uyanan onlarca çiçeğin kokusuna ve tüm güzelliklerine eklenen Ramazan ayının huzur veren kokusu. İnsanın nefsini terbiye etmek, aç olanın halini anlamak, bizlere yüce yaradan Allah tarafından sunulmuş olan nimetlere şükretmek ve en ö...
  • Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE MODA SERÜVENİ”

    12 Mayıs 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Gün be gün yaşanan o hatırayı Unutup bir yana atmak olmaz ki Gönül yarasına yoksa ilacım Talihe boş yere çatmak olmaz ki Ölsem de kurtulmam ben bu acıdan Aşkın ateşinin içinde yanan Sensin beni halden hallere koyan. Tanrı’ya gücenip küsmek olmaz ki Beste: Avni Anıl Güfte: İlkan San Makam: Hicaz Güne böyle başlamayı uygun buldum. Doğrusu pek huzurlu ve rahat olduğum söylenemez. Moda tasarımcısı olmama rağmen bin işin içinde çıkamıyorum. Toplum ne yapıyor bilemem. Bahar geldi de neredeyse...
  • Tahir Hamdi ORAL yazdı… “KISSADAN HİSSE…”

    10 Mayıs 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              O kadar yoğun bir zamandayım ki  , toplantıya yetişeceğim atladım bir taksiye. Muhabbetli bir arkadaş o anlatıyor ben dinliyorum. Tam iş yerinin önüne geldik. Ankara bakanlıklar.  Taksi parası 9.75 tl tuttu. Ben 10n tl verdim. Hani hepimizin yaşadığı sahne vardır ya , taksici üstünü arıyormuş gibi yapar , siz de para üstünü alabilmek içöin bir ayak dışarıda , inmemek için debelenirsiniz. Tam bu sırada  şoför para üstü varmı diye aranmaya başlar. --üstü kalsın kardeşim dedim. Döndü bana baktı  …va...
  • Gülçin HAZIR yazdı… “İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN ÖNEMİ”

    05 Mayıs 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Değerli okurlarım; bugün sizlere günümüzde teknolojideki baş döndüren gelişmelerin beraberinde getirdiği sanayileşmenin artması ile birlikte üretimin en önemli faktörü olan çalışanların sağlığı ve güvenliği ile ilgili ortaya çıkan sorunlardan bahsetmek istiyorum. Peki nedir bu kavram? İşçileri iş kazaları ve meslek hastalıklarından korumaya yönelik önemleri almak ve işçileri bu konuda bilgilendirmek İş Sağlığı ve Güvenliğinin temelini oluşturur. İş kazaları ülkemizde çalışma hayatını ve sosyal gü...