logo

reklam
27 Aralık 2018

Tahir Hamdi ORAL yazdı… “ESKİ ZAMANDA KÜTÜPHANE MEMURU  MUSTAFA’NIN ÖYKÜSÜ KISSADAN HİSSE”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

 

YIL 1943 Genç Mustafa’nın tayini kütüphaneci  olarak Ürgüp Tahsin Ağa kütüphanesine çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey ,  çünkü özel sektör diye bir şey yok.  Bizim Mustafa heyecanla bekler bir gün olur ,beş gün olur gelen yok kütüphane bomboş. Etrafındakilerle konuşur , herkese olayı anlatır. “BAKIN KÜTÜPHANE BOMBOŞ DURUYOR ,  GELİN KİTAP OKUYUN.” Gelen  giden olmaz. Amirlerine olayı anlatır. Alınan yanıt…”KARDEŞİM OTUR OTURDUĞUN YERDE , MAAŞINI DÜZENLİ OLARAK ALIYORSUN BAŞIMIZA İŞ ÇIKARMA.. GELEN GİDEN OLSAMAAŞINMI ARTACAK , BAŞINA DAHA BETER BELA AÇACAKSIN ZATEN KÜTÜPHANEYE YILLARCA KİMSE GELMEZ ALIŞMALISIN “ gibilerinden sözler karşısında bizim Mustafa ne yapacağını şaşırır.   23 Yaşındaki Mustafa bir şeyler yapmam lazım ama nasıl olacak. Sonunda konuyu eşine açar. Eşi “Delimisin  sen” der. Ama kocasının üretme işe yarama çabasını yakından görünce fikri kabullenir. O dönemde amirlerinin çıkardığı tüm engellerin üstesinden tek , tek gelir Çünkü o zamanda da şimdiki gibi “ Aman bir şey yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışan da , çalışmayan da ayni maaşı alıyor.” düşüncesi hakim. A mirlerini zorla ikna eder ve bir eşek alır. İk tane yanlarına sandık yaptırır , kalınlıklarına göre 180-200 kitap alacak şekilde dizayn eder ,  üzerine ….KİTAP İDARE SANDIĞI “ Yazar.

“Sadece  pazartesi ve Cuma günleri açıyoruz” der. Sokaktaki çocuklar şaşırır hatta zaman  , zaman alay konusu olur. Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş amca , o gariban çocukların küçücük ellerine kitap verir. Düşünün Noel baba  yalan , Mustafa amca gerçek. Geyikler yerine , eşeği var , eşek te gerçek , Mustafa amca da gerçek. “Çocuklar bunları okuyun aranızda da değiştirin. On beş gün sonra ayni gün gelip alacağım. Aman yıpratmayın köylerdeki arkadaşlarınızda okuyacak bilesiniz” der.Mustafa  artık Ürgüp’ teki kütüphanede bir iki gün durmakta , diğer günler eşeği yükselle köy i köy gezmektedir. Köylerdeki çocuklar Mustafa amcayı her gelişinde alkışlarla karşılarlar, ve yeni kitapları heyecan ile beklerler. Mustafa  amcanın ünü etrafa yayılır. Diğer devlet memurları makam odalarında sıcak , sıcak oturup iş yapmaz iken , Mustafa amca nın eşeği yediği otu fazlasıyla hak etmektedir.

Zamanla insanlar kütüphaneye gelmeye başlar.  Mustafa bakar ki kütüphaneye hiç kadın gelmiyor. ZENİTH VE SİNGER’E Mektup yazar….”Bana dikiş makinesi gönderin , firmanızın adını kütüphanemin kapısına kocaman yazayım“ der. SİNGER   bir tane dikiş makinesi gönderir( ilk sponsorluk faaliyeti)  Salı günleri kadınlar günü yapar. Kumaşı alan kütüphaneye koşar.On makine yetmediği için sıra oluşur. Sırada bekleyen kadınların eline birer kitap verir , beklerken okusunlar diye. Okuma –yazma oranının düşüklüğünü görünce halk evlerine , okuma yazma kurslarına gider. Halıcılık kurslarını başlatır , bölge Arıcılığı canlanır. Ülkede işe yarar ve topluma faydalı işler yaptığında daima , bürokrasi rahatsız olur bu da öyle oluyor ve VALİLİK MUSTAFA hakkında dava açıyor. Dava konusu….”KENDİ GÖREV TANIMI DIŞINDA DAVRANIŞ” diye. Mustafa amca köylüler arasında efsane olur.  50 yaşına gelen Mustafa amca baskılara daha fazla dayanamaz ve emekli olur. 2005 yılında Mustafa  amca vefat eder. Tüm kapadokya çok üzülür. Çünkü o çocuklara okuma alışkanlığını kazandıran kişiydi. Tüm Kapadokya aralarında toplanır ve Ürgüp’e “EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ MUSTAFA GÜZELGÖZ VE EŞEĞİNİN HEYKELİNİ DİKERLER” Girişimcilik ne biliyormusun? Bulunduğun yere yenilik katmalısın , mutlaka adım atmalısın.Yaptığın iş olduğu yerde duruyorsa  , sende bir uyuzluk var demektir. İnsan var ,  dokunduğu yere değer katar , insan vardır dokunduğu yere değer kaybettirir. Bakın nice müdür –amir-şef-vali-bürokrat-milletvekili-politikacı geçmiştir , binlercesinin adını kimse hatırlamaz ama , Mustafa GÜZELGÖZ VE EŞEĞİNİN HEYKELİ VAR.. Bu ülke için en iyisin yap denize at , asla unutulmazsınız ve ölümsüzleşirsiniz….SADECE KENDİNİ DÜŞÜNENLERE İTHAF OLUNUR..

Share
84 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “TÜRKÜ BAHÇESİ”

    23 Ocak 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                Türkülerin içindeyim, bir yanımda ağıtlar, analar ağlayarak ağıt yakıyorlar.  Diğer yanımda umut, Aşık Veysel ne diyor: Türk’üz, türkü çağırırız Kalem vermemişler elime Diyeceklerimi türkülerde demişim.” Bu gece ben de “diyeceklerimi türkülerle” diyorum. Sıcacık soba üzerinde demlenen çayı içerken, bir yandan da türkü bahçesinde dolaşıyorum. Durağım Erzurum. Ne çok severim Erzurum’un şu türküsünü: “ Dün gece yar hanesinde yastığım bir taş idi./ Altı çamur, üstü yağmur yine gönlüm ho...
  • Ali Haydar AKSAKAL yazdı… “RİZE”

    22 Ocak 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                    Rize İli, Karadeniz Bölgesi’nin doğusunda yer alır. Batısında Trabzon, güneyde Bayburt-Erzurum, doğusunda Artvin, güneybatısında Bayburt, Güneyinde Erzurum illeri yer alır. İlin sınırları içinde yer alan dağlar, sahilden itibaren yükselir. 80 km uzunluğunda olan kıyı şeridinde… Karadeniz’e akan akarsuların çokluğuyla engebeli bir araziye sahiptir. Yüksek dağlık alanlarda granit, andezit ve bazalt kütleleri her yerde görülmektedir. Yörede az da olsa alüvyonlara rastla...
  • Gülçin HAZIR yazdı… “ZÜBEYDE HANIM’IN ANISINA”

    20 Ocak 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                Sizlere bir ulusun kaderini değiştiren eşsiz lider ve tüm dünyanın hayranlık duyduğu yeni bir dünya tarihinin yazılmasını sağlayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bizlere armağan eden bu büyük Türk kadını ve anası olan Zübeyde hanımdan bahsetmek istiyorum. Zübeyde Hanım 1857 yılında Selanik yakınlarındaki Lankaza’da doğdu. Çocukluğu ve gençlik yılları burada geçmiştir. Aslen Konya Karamandan Selanik’e göç eden Yörük Türkmenlerindendir. Zübeyde Hanım oldukça zeki bir kadındı. Dönemindeki pe...
  • Tahir Hamdi ORAL yazdı… “GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…”

    17 Ocak 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Pera palas zamanın ünlü otellerinden dir. Ünlü isimlerden Greta GARBO Şuh kahkahalarını dört bir yana savururken aslında, ülkenin içinde bulunduğu hazin durumu anlatmaya çalışıyordu. İşgal kuvvetleri İstanbul a yerleşmiş , küstah ve mağrur konumda ,  ülkemin insanlarını  aşağılıyor ve , artık bizim sözümüz geçer ve bizim emrimiz altındasınız edaları içine girmişlerdi . İşte böyle bir günde İngiliz işgal kuvvetleri komutanı General Harrington , pera palas ta içkisini yudumluyor ve kadehini KOSTANTİNİYE şere...