logo

reklam

ŞİİR HEP ŞİİR


Bedriye Aksakal
bdaksakal@manisahabergazetesi.com

Sevgili Şükran, bu mektubumda da yine şiir, şiir diyorum. Yaşamını ne ile örmek isterseniz dediklerinde verdiğim yanıt her zaman  şiir olmuştur. Şiir seven insanın yüreği hep aydınlıktır. Bakışları daima ileridir. Usunda hep bilim ilim vardır.
Şiiri bana sevdiren babamı burada saygı ile anmak istiyorum.
Canım arkadaşım, sağım solum şairlerle dolu. Yine anılarımın peşinde Salihli Şiir İkindileri’ndeyim.
Salihliler ne değin şanslılar ki, Zafer Keskiner ve Şadan Gökovalı ile şiirin dünyasına girdi. Şimdiki çocuklar ve gençlerde Salihli’de geçmiş dönemin Belediye Başkanı Mustafa Uğur Okay ve şair Tuğrul Keskin ile şiirin dünyasına girmişlerdi..
Duygularımızı taptaze tutan şiirleri o dönemlerde ‘Salihli Şiir İkindileri’nde ülkemin şairlerinden dinlemek apayrı bir tattı. Geçmişe doğru baktığımızda, Tuğrul  Keskin’in dediği gibi: “… Hiç kuşkusuz, Salihli Şiir İkindileri, şiire bir ucundan  dokunmuş  her şiir severin kalbinde özel bir yere sahiptir. Daha da önemlisi bu sevgili etkinliklerin temelinde iki pek sevdiğim, pek saydığım iki değerli insanın, Zafer Keskiner ile Şadan Gökovalı’nın yoğun emek ve şefkatleri var. Şüphesiz Zafer Keskiner  Salihli için çok güzel şeyler yapmıştır, ama unutulmamalı ki, onu edebiyatın gizemli alanlarında efsane başkan yapan, Salihli Şiir İkindileridir… Salihli şiir ile bir başkent olmuştur. Sanat adına, şiir adına bu olgu paha biçilmez bir onurdur.”
Kentleri kent yapan kültür sanattır. Bir kentte tiyatro, sinema, opera binaların varsa ve buralarda izlenceler oluyorsa kentin yüzü bilime aydınlığa dönüktür. Aydınlığın karşısında daima karanlık gelir. Bilimin karşısına hurafeler gelir. Şu son yıllarda bilime karşı karanlık güçler hurafeler yaratıldı. Diğer yazılarımda  dile getirdiğim gibi birileri sanatın ortasına tükürdü, kimileride heykelleri yok etti.İzmir’de kırılan heykel olduğu gibi Bakış farklı olursa sanata da tükürülür, heykellerde yıkılır, sanatçı da işsizlikten ölür gider. Neden bu değin şiddet tırmanıyor. Bunun yanıtını Muzaffer İlhan Erdost’tan dinleyelim:
“Çağdaş ve o denli acımasız savaşların arkasında, doların ve onun emperyalizme dönüşen büyük aile sermayenin yeryüzünün tek ve mutlak tanrısı olma tutkusu yatıyor. Bu savaş tanrısına insanlık boyun eğdiği/ önünde diz çöktüğü zaman yeryüzü büyük bir ahır, insanlık sığır sürüsü olacak. Barış diye bir şey kalmayacak çünkü. Ya da bu kağıttan “tanrı” tarihin logarında yıkandığı zaman bitecek savaş.”
Şükran anılarım süre gidiyor. Gözlerimin önünde şu an Cevat Çapan.
Çapan, Dünya şiirini ülkemize kazandıran bir ustadır.
Şair,1933’te Darıca’da doğdu. Burada ilkokulu okudu. 1953’te bitirdiği Robert Koleji’nden sonra yüksek öğrenimini İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nin İngiliz Edebiyatı Bölümü’nü 1956 yılında tamamladı. Londra’da B.B.C’nin Türkçe bölümünde bir yıl çalıştı.
“1960’ta asistan olarak girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili Ve Edebiyatı Bölümü’nde 1968’de doçent, 1975’te profesör oldu. 1980’de Devlet Güzel Sanatlar Akademesi (bugün Mimar Sinan Üniversitesi) tiyatro bölümüne geçti. Değişik dönemlerde Boğaziçi, Anadolu, Marmara Üniversitelerinde ders verdi. 1978-1979’da Devlet Tiyatroları edebi kurul başkanlığı yaptı. 1981- 1982 ders yılında Fulbright bursuyla Newyork Üniversitesi’nde Amerikan şiiri ve tiyatrosu üzerine inceleme yaptı, aynı üniversitede İngiliz Edebiyatı dersleri verdi. 1996’da Yeditepe Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi’nde dekanlık görevini yürüten Çapan 2002’den beri aynı fakültede İngiliz Dili ve Edebiyatı Profesörü olarak çalışmaktadır…” Sayamayacağım kadar çevirileri ve şiir kitapları bulunan Cevat Çapan’ı dinlemek, onun ışığından bir nebzede olsa yararlanmak şiir dinlemeye gidenler için bir onurdur. Bu onuru yaşatan, geçmiş dönem Belediye Başkanı Mustafa Uğur Okay’a bir kez daha teşekkürler.
Şükran Muzaffer İlhan Erdost, Cevat Çapan ne büyük değerler. Bu değerler değil mi, Türk Edebiyatı’nı besleyen.
Sevgiyle kal. Unutuyordum. Fehim Paşa Konağı yazını okudum çok güzeldi. Mesajlar da inceden inceye yüreklere dokunuyordu.
Sağlıcakla kal.

Share
938 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

ŞİİR HEP ŞİİR” için 2 Yorum

  1. Yazını okuduğum şu sıra kar yağıyor Sivas’a Bedriye. Şiir gibi bir kar. Dıranas’ı anımsamamak elde mi?Hadi geç oldu deme, aç oku o çok güzel KAR şiirini. Evet Bedriye, kar yağıyor üstümüze inceden, kar yağıyor, yağmurlu, karanlık bir düşünceden…

    • BEDRİYE AKSAKAL : diyor ki:

      ŞÜKRAN DIRANAS’IN KAR ŞİİRİ MÜTHİŞ GÜZEL KAR ÜZERİNE BİR YAZI YAZMIŞTIM İLERİDE ONU SENİNLE PAYLAŞACAĞIM. ŞÜKRAN DEDİĞİN GİBİ “KAR YAĞIYOR ÜSTÜMÜZE İNCEDEN, KAR YAĞIYOR, YAĞMURLU, KARANLIK BİR DÜŞÜNCEDEN.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇEK BİR ÇAY, DEMLİ OLSUN

    18 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Hayat kaynağımız sudan sonra en çok tükettiğimiz içecek nedir diye sorsam, zannediyorum çoğumuz hiç düşünmeden çay yanıtını veririz. 5000 yıllık bir geçmişi olan çay ile tanışmamızın mazisi 100 yılı bulmaz. 1937 yılında verimli dikimin başarıldığı,1947 yılında  ilk fabrikanın açılması ile Çay  hayatımıza bir girmiş pir girmiştir. Dedelerimizin bilmediği yani hayatımızda, kültürümüzdeki yeri, eski olmayan bir şey nasıl olur da bu kadar vazgeçilmez olur. İçerken de, demlerken de hakkını vermek gereken çayın nasıl ve nereden hayatımıza girdiğini d...
  • HABER’İMİZ

    18 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Yazı yazmak için erken bir saat. Saat 07.00 uykum Spil’in ardına saklandı. Yatakta bir sağa bir sola dönerken gazetemiz Haber’i düşledim. Akşam ağabeyim eve geldiğinde Haber ve Hayat’ın el değiştirdiğini söylediğinde yirmi yıl yazı yazdığım gazetemizde geçen günler bir sinema şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. 4 Aralık. 1996 yılında Manisa’ya “merhaba” demişti gazetemiz. Bu yirmi yıl içinde haftada üç dört gün yazı yazıyordum. Yazı yazdıkça Haber’de çalışanlarla, köşe yazısı yazanlarla yekvücut olmuştuk. Gazete kurucuları Ağarlar’ın zarif...
  • ŞİİR HEP ŞİİR

    16 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Sevgili Şükran, bu mektubumda da yine şiir, şiir diyorum. Yaşamını ne ile örmek isterseniz dediklerinde verdiğim yanıt her zaman  şiir olmuştur. Şiir seven insanın yüreği hep aydınlıktır. Bakışları daima ileridir. Usunda hep bilim ilim vardır. Şiiri bana sevdiren babamı burada saygı ile anmak istiyorum. Canım arkadaşım, sağım solum şairlerle dolu. Yine anılarımın peşinde Salihli Şiir İkindileri'ndeyim. Salihliler ne değin şanslılar ki, Zafer Keskiner ve Şadan Gökovalı ile şiirin dünyasına girdi. Şimdiki çocuklar ve gençlerde Salihli’de geçmi...
  • GÜNLÜK HAYATTAN YANSIMALAR

    15 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Eski Manisalıların bir sözü vardır: "İnsanın tatlı dilinden başka güzel nesi var?" * Bizim kuşağın Manisa Lisesi yıllarında öğretmenlerimizden ve büyüklerimizden hep böyle güzel sözler duyardık. Bu sözler günlük sohbetlerde sık sık kullanılırdı. Sohbetleri, çoğu kez, Hacı Bektaş Veli'nin "İncinsen de incitme. Her ne ararsan kendinde ara!" sözü izlerdi. * Bilindiği gibi: İnsan, doğası gereği  çok yönlü ve karmaşık bir varlıktır; başka bir ifadeyle, insan, küçük bir dünyadır, küçük bir evrendir; aynı zamanda insan, dünya kadar, evren kadar ...