logo

reklam
24 Mayıs 2018

‘Şifa’ diyen zehir tacirlerine dikkat

Son günlerde televizyondan ve internet üzerinden adeta ‘şifa’ adı altında, şeker ve kalp gibi hayati rahatsızlıkları gidereceği ya da zayıflatacağı yönünde iddialarla satılan ilaçlar, birçok kişinin hayatını kaybetmesine ve başka hastalıklarla mücadele etmesine neden oluyor. 29. Bölge Manisa Eczacı Odası Başkanı Balı, vatandaşlara ‘ilaç’ denilen zehirlere karşı uyarılarda bulundu.

Televizyonda veya internette yapılan reklamlardaki ilaçları satın alarak rahatsızlananların ve hayatını kaybedenlerin sayısı, hem Manisa’da hem de ülke genelinde gittikçe artış gösteriyor. 29. Bölge Manisa Eczacı Odası Başkanı Devrim Balı, televizyon ya da internet üzerinden, ‘Şeker hastalığına son, Tansiyon ilacı, Kalp İlacı, Zayıflama ilacı’ gibi sloganlarla satılan ürünlere karşı Manisalıları uyardı. “İnsan sağlığına ilişkin hiçbir ürün internetten ya da televizyondan alınmamalı” diyen Balı, “Doktor-hasta-eczacı üçgeni dikkate alınarak, içeriği, üretim yeri ve tarihi tam olarak bilinmeyen gıda takviyelerinin ya da ilaç adı altında satılan maddelerin kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Aktarlardan alınan her bitkisel ürünün kişilere iyileştirici etki vermeyebileceğini de dile getiren Balı, “Açıkta satılan bitkilerden kimseye yarar gelmez, çünkü üstünde ağır metaller, egzoz gazı, zift vardır” diye konuştu.

Balı, televizyon ya da internet reklamlarında görülerek satın alınan ilaçların, hastaların sağlığına zarar verdiğine dikkat çekerek, “Televizyonda satılan ilaçlardan alarak ciddi şekilde rahatsızlanan ve hatta hayatını kaybeden hastalarla hem Manisa’da hem de ülke genelinde sıklıkla karşılaşıyoruz. ‘Şekere son’, ‘Zayıflatma ilacı’, ‘Tansiyon ilacı’ gibi sloganlarla reklamı yapılan ilaçlar ya da besin takviyeleri satılıyor. Bu ilaçların verdiği rahatsızlıkların örneğini en son geçtiğimiz gün Diyarbakır’da gördük. Diyarbakır’da bir vatandaşımız ‘Şeker hastalığına son’ isimli reklamı görüp, reklamda tanıtımı yapılan ilaçtan alarak komaya girdi” dedi. Diyarbakır’daki hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Balı, “Hastanın şu an durumu iyi olsa da hastamızın ölümden döndüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz” diye konuştu.

“İÇERİKLERİ BELLİ OLMAYAN ÜRÜNLER ALINMAMALI”

Eczacılar olarak halkı uyardıklarını dile getiren Balı, “İnternetten ya da televizyon reklamından herhangi bir besin, gıda takviyesi alınmaz. Hele ki ilaç asla alınamaz. İnsan sağlığına ilişkin hiçbir ürün internetten ya da televizyondan alınmamalı” şeklinde konuştu. Balı, televizyondan satılan ürünlerin içeriklerinin tam olarak bilinmediğinin altını çizerek, şeker ya da tansiyon hastası olanların veya zayıflamak isteyenlerin ilaçlarını eczanelerden almaları gerektiğine vurgu yaptı. ‘Doktor-hasta-eczacı’ üçgenine dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Balı, “Bu üçgenin içerisine dışardan hiç kimse sokulmamalı. Çünkü televizyondan ya da internetten ilaç satan şarlatanların ürünlerinin içeriğinde ne olduğu belli olmuyor” diye konuştu. Balı, içeriği bilinmeyen ürünlerin içerisinde, hastalığı daha da ilerletecek maddeler olabileceğini belirtti.

“ONLARCA MADDEDEN BİRİNE VURGU YAPARAK ÜRÜNÜ SATIYORLAR”

Akaryakıt istasyonlarında satışı gittikçe yaygınlaşan cinsel gücü arttırıcı gıda takviyelerinin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan ruhsat aldıklarını dile getirerek, “Bu tarz gıda takviyeleri artık her yerde satılıyor. Böyle gıda takviyelerine ve enerji içeceklerine karşı herkesi uyarıyoruz. Böyle maddeler rastgele kullanılmamalı, mutlaka eczacılardan ya da doktordan onay alınmalı” dedi. Balı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın cinsel gücü arttırıcı ve enerji verici maddelere ‘gıda ve gıda takviyesi’ oldukları için onay verdiğini ifade ederek, “Bakanlıktan onay alan bu maddeler satılırken, içinde bulunan onlarca maddeden yalnızca birine vurgu yapılarak satılıyor. Halkımız da o maddenin etkisini görür görmez alıyor. Fakat o madde vücutta başka nasıl etkiler gösterecek, ya da gıda takviyesindeki diğer maddeler hastalığı nasıl etkileyecek, kimse bilmiyor” şeklinde konuştu. Balı, “Örneğin bir gıda takviyesi şeker hastalığını çok az bir oranda düşürürken, diğer yandan da hastanın tansiyonunu tetikleyerek kalp krizine neden olabiliyor” diye konuştu.

Son çıkan yönetmelikle bitkisel ürünlere Sağlık Bakanlığı’nın onay vereceğini belirten Balı, bitkisel ürünlerin bundan sonra doktor reçetesiyle yalnızca eczanelerde satılacağını vurguladı. Bitkisel ilaçlara Sağlık Bakanlığı tarafından onay verilmesini gecikmiş fakat yerinde bir karar olarak değerlendiren Balı, “Ihlamurun ve papatyanın bile bir içme şekli var. Bir papatya boğazınıza iyi gelirken, diğer bir yandan papatyanın türü farklıysa ve böcek zehrinde kullanılan bir madde içeriyorsa, sağlığınıza ciddi zararları olabilir” dedi. Bitkisel ürünlerin diğer ilaçlarla etkileşimine de dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Balı, “Her bitkisel masum değildir” diye konuştu.

Aktarlar konusunda da halka ciddi uyarılarda bulunduklarını belirten Balı, “Aktarlık geleneksel bir meslek. Fakat bu halkımızı yanıltmasın. Bugün gidip 30 liraya bir kitap alıp, yarın gidip ruhsat başvurusu yapıp, diğer gün aktarınızı açabilirsiniz” dedi. Balı, aktarların işlerinin daha en başlarında bile insanlara kalp ve şeker gibi hayati öneme sahip ilaçlarını dahi bırakmalarını söyleyebildiklerini dile getiren Balı, “Maalesef ülkemizde, ‘İlacınızı bırakın, şu bitkiyi kullanın, kanseriniz geçer’ diyen bir sürü aktar ve bu aktarlara inanan bir halkımız var” şeklinde konuştu. Doğru bitkinin, doğru zamanda, doğru dozda kullanılmadığı takdirde ölümcül sonuçlar doğurabileceğinin altını çizen Balı, bitkisel ürünlerin doktor kontrolünde kullanılan ilaçların etkilerini adeta sıfırlayabileceğine de vurgu yaptı.

“KİLOSU 3-5 LİRAYA PAPATYA OLMAZ”

“Kilosu 3-5 liraya papatya olmaz” diyen Balı, “Doğru zamanda toplanan bir bitkinin ucuz fiyatlara satılması mümkün değil. Değersiz bir şeyse bilinsin ki o şey sahtedir. Biz vatandaşlarımız ulusal çapta bakanlık onayı olan bitkisel ürün firmalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu. Aktarların kaldırım üzerine açık şekilde koydukları bitkilerin zift içerdiklerini dile getiren Balı, “Açıkta satılan bitkilerden kimseye yarar gelmez, çünkü üstünde ağır metaller, egzoz gazı, zift vardır” dedi. Balı, Türkiye’de bilimsel bitki eğitimi alan tek meslek grubunun eczacılar olduğunu belirterek, halkın kullandıkları bitkisel ürünler konusunda eczacılar bilgi almaları gerektiğine dikkat çekti.

Ambalajsız, üretim yeri ve tarihi belli olmayan bitkisel ürünlerin kesinlikle kullanılmaması gerektiğini savunan Balı, “Bir bitkinin toplanma saati bile, o bitkinin içerisindeki etken madde miktarını değiştiriyor. Örneğin, Isparta’da gülleri sabah Güneş doğmadan önce topluyorlar. Güneş doğunca toplama işlemi bırakılıyor. Çünkü güllerin en yoğun etken maddeleri o saatlerde bitkilerde oluyor” dedi. Balı, “en masum” olarak bilinen papatyaların ise bir kısmının böcek ilacı yapımında, bir kısmının da şifa olarak kullanıldığını ifade etti. Sare Kurtulan

Share
390 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ