logo

reklam

Sevim GÜNGÖR yazdı… “MANİSA GARI”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

Bir önceki yazımda “Cumhuriyet Dönemi Mimarisi” hakkında genel bilgiler verip ardından “Manisa’daki Cumhuriyet Dönemine Ait Kamu Yapılarında” buluşacağımızı dile getirmiştim. Benim için istasyon binaları; yolculukların, vedaların, kavuşmaların, sevinçlerin, hüznün, kısacası insana dair yaşanmışlıkların sembolü olduğu için Manisa’daki Cumhuriyet Dönemi Kamu Yapılarından ilk önce “Manisa Garı”nı tanıtmaya karar verdim.

Manisa tarih boyunca önemli yerleşim merkezlerinden biri olmuştur. Osmanlı Döneminde “Şehzadeler Şehri” olan Manisa, 17.yy’dan sonra hızla gelişen İzmir’i Anadolu içlerine kadar bağlayan ana arterlerden birinin üzerinde bulunmasıyla Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet döneminde ulaşımın önemli duraklarından biri haline gelmiştir.

Erken Cumhuriyet Döneminde ulaşım ağını modernize etme hamlesi olarak karşımıza çıkan demir yolları ve istasyon binaları, yeni kurulan devletimiz tarafından başarıyla hayata geçirilmiştir. Manisa İstasyon Binası, demiryollarına verilen bu önemin mimari bağlamda yerel yansımasının yanında ulaşım tarihi açısından da önem taşımaktadır.

Manisa Garı’nın inşa tarihi hakkında kesin bilgi mevcut değildir. Ancak sanat tarihçiler, yapının mimari üslubunun Erken Cumhuriyet Dönemi yapılarında sıklıkla görülen yalın ve yatay hatların vurgulu karakterine dayanarak 1925 ile 1935 yılları arasına tarihlerler. Ayrıca bu yıllarda birçok istasyon binasında uygulanan ve tip proje olarak üretilen çizimlere göre inşa edildiğini söylemek de mümkündür.

Manisa Garı, Cumhuriyet dönemi mimarisinin üslup ve teknik özelliklerini en zarif ve yalın şekilde anlatan yapılarından biridir. Yapının giriş cephesindeki kütle vurgusu yatay silmelerle öne çıkarılmıştır. İki yatay kütle, arasındaki düşey hatlarla güçlendirilmiş ve yüksekçe bir salon ile birleştirilmiştir. Ortada bulanan bu salon anıtsal görünüm kazanmıştır. Salonun hem kuzeye hem de güneye açılan birer kapısı yer alır. Zemin katta pencereleri çevreleyen vurgulu söveler ve ikinci kattaki pencere aralarını birleştiren yatay silmeler dönem özelliği olarak sıklıkla karşımıza çıkar. İç mekan yüksek tavan yapısı ve pencere açıklıkları ile geniş ve ferah bir hacme sahiptir. Garın çatı örtüsü teras şeklinde yapılmıştır. Gar binasının dışında ahşap çatı aksamına sahip hangar binası, taş malzeme ile inşa edilmiş su deposu ve müştemilatlarıyla istasyon alanı bir bütün halindedir.

Bir sonraki yazım “Manisa Hükümet Konağı”nda görüşmek dileğiyle, gönlünüz, yolunuz, yolculuklarınız açık olsun. Sevgiler.

Share
1112 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gülçin HAZIR yazdı… “KÖY ENSTİTLERİNİN 79. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            “Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim kurumlarından olan Köy Enstitüleri, kuruluşunun 79. Yılını kutluyoruz.” Türk eğitim tarihinde önemli bir devrim yaratan Köy Enstitüleri köye öğretmen ve köye yararlı diğer meslek erbabını yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 yılında 3083 sayılı yasayla Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı ve İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde kurularak, genç Türkiye Cumhuriyetinin aydınlanma yolunda en önemli eğitim hizmeti olmuştur. Köy Enstitüleri savaştan çıkmış, viraneye dönmüş, ...
  • Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE MODA SERÜVENİ”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Sormadın halimi hiç kalbimin esrarı nedir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir Ölmeden ruhuma sen bari biraz neş’e getir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir. Makam: Hüzzam Beste: Selahattin Pınar Güfte: Mustafa Nafız Irmak Gözlerim hiç yalan söylemez, toplumsal çöküntü var mı yok mu demeye gerek yok. Görünen köy kılavuz istemiyor maalesef. Etrafıma baktığım zaman çok dejenere olduğu kesin. Gerçek şu ki eğitim anne rahminde başlıyor. Devam eden bir süreç ama sonuç ne oluyor bi...
  • Hakan AĞAR yazdı… “PLANINIZ VAR MI? AÇIKLAYIN YOK MU? BIRAKIN”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Geçtiğimiz hafta yazdığım köşe yazısı Manisaspor sevenlerini duygularını dışa vurmaya itmiş. Neler neler olmadık ki; Yalakanın alası, paralı, kiralık kalem, Manisaspor düşmanı ve birçok yeni sıfat. Köşe yazısı yazmaya başladığım dönemden beri her zaman benimsediğim bir lafı hatırladım; Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Ancak fark etmez, biz doğru bildiğimizi de yazmayacaksak zaten bu mesleğe layık değiliz demektir. Benim son köşe yazıma aldığım tepkilerden çıkarttığım 4 net saptamam var; 1- Manisas...
  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “DOSTLAR”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Bir taraftan bilgisayarla dostluğumu sürdürürken, diğer taraftan en yakın dostlarım yine kitaplarım oldu. Sevgili Şükran, uzun bir süredir polisiye ve macera  romanı okumamıştım. Ağırlıklı olarak okuduklarımın tümü yakın tarihimizle ilgili ve birde tat bırakan romanlardı. “Leyleklerin Uçuşu “ adlı serüvenlerle dolu kitabı okuyunca gençliğime bir kez daha yol aldım. Başımda kavak yelleri estiği dönemlerde, ne çok macera ve polisiye kitapları okumuştum. Özellikle Mayk Kambırları. O kitapları okuya...