logo

reklam
09 Ekim 2018

Sevim GÜNGÖR yazdı… “Aşkın bilimi”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

“Sen benim sarhoşluğumsun. Ne ayıldım,
Ne ayılabilirim,
Ne ayılmak isterim…”

Böyle tarif etmiş aşkı Nazım Hikmet, Sarhoşluk…

***
Aşık Veysel, “Seversin, kavuşamaz-

sın aşk olur” diyerek, belki de aşkın en doğru tanımını yapmıştır. Kavuşama- mak… ***

“Aşık olmadım” diyemem. “Ne yaşa- dın” deseniz, bunu izah da edemem. Ama yaşadıklarımıza tercüman olan edebi dünyaya girdiğimizde aşk, “kimi zaman var olmaktır, kimi zaman yok ol- mak… Hayat aşk ile ya anlam kazanır ya alt üst olur. Bazen bencilliktir aşk, ba- zen fedakarlık… Aşka düştün mü uç noktalarda yaşanır her duygu ve her an. Vuslatı beklemektir aşk, sabırdır, teslimiyettir. Çoğu kez imkânsızdır aşk, çaresizliktir. Aşkı aşk yapan da bu im- kansızlık değil midir? Ve kazanma mü- cadelesidir aşk, ya da kaybetme korku- su…”

Fransız şair Louis Aragon’ un;

“Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara,

Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın in- sanda,

Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da,

Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin,

Mutluaşkyoktur…” dizelerindeki gibi değil midir en büyük aşklar? Böyle değil midir Leyla ile Mecnun, Romeo Juliet?…”***

Gün gelir müthiş acılar içinde ölüm gibi yaşanır aşk. Ressam Frida KAH- LO’nun aşık olduğu adam için söylediği şu sözler gibi “Hayatımda iki büyük kaza geçirdim; biri Diego’ydu ve diğe- rinde ise bir tren az daha beni öldürü- yordu. Diego kesinlikle çok daha yıkı- cıydı.”

Gelelim bilimsel olarak aşka! Bilen- ler bilir, biyolojik açıdan en doğru bilgiyi nörologlar verir. Aşık olduğumuzda his- settiğimiz arzu, özlem, ıstırap, sevinç, hüzün gibi karmaşık duygular gerçek- ten yüreğimizin derinlerinden mi geli- yor? Hayır! Sanat ve edebiyatta aşkın yüceltilerek betimlenmesinden hoşla- nanları biraz kızdıracak olsa da sinir bili- mine göre aşk tamamen kimyasal. Esch Tobias ve Stefano George’ın kale- me aldığı “The Neurobiology Of Love” adlı kitapta, aşkın ruhsal ve duygusal bir durum olmadığı, aksine kimyasal ol- duğu, kalbimizde hissettiklerimizin as- lında hormonların beynimize iletilmesin- den kaynaklandığı açıklanıyor. Hor- monların en aktif olduğu dönemde aşık olduğumuzkişiye -AşıkVeysel’indedi- ği gibi- kavuşamamanın sonucunda ise beynin kıvrımlarında kalıcı bir hasar olu- şuyor ve sonrasında kiminle birlikte olursak olalım bu aşk hafızamızdan hiç- bir zaman silinmiyor. “…Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek bütün ru- huyla, bütün vücuduyla istemek başka. Aşk bence bu istemektir” diyen Saba- hattin Ali aşkın kimyasal gerçeğini ne güzel anlatıyor.Neuroscience göre aşk, insanın ihtiyaç duyduğu bir tür motivas- yon ve uyuşturucu. Ve bu yüzden başlı- yor “aşk sarhoşluğu”, bu yüzden sevdi- ğimiz “şiirler, şarkılar, kitaplar” var olu- yor, bu yüzden Nazım’ın şiirlerinde bu- luyoruz kendimizi, hatta bu yüzden “aşk uğruna savaşlar” yapılıyor.

***
Albert Einstien’in “Aşkı sadece kim-

yasal bir şekilde açıklamanın büyüyü yok edeceği” ifadesini unutmadan, di- yorum ki aşk her ne olursa olsun yaşa- maya değer. Çünkü “aşk harika bir duy- gudur.” Aşkın sevgiye olan yolcuğun- da görüşmek üzere…

Share
1706 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “SEVGİ…”

    14 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                  14 Şubat Sevgililer Günü. Gençliğimde okuduğum aşk kitapları gözümün önünde. Kraliçe Margous asil olmayan sevgilisinin kesik başıyla, kocasının yanına gider, Anna Karanina oğlunu hiçe sayarak, genç subay için bedenini tren raylarının ortasına atar, Romeo ve Juliet ayrı kalmaktansa ölmeyi tercih eder... Aşıklar ölse, zaman akıp geçse de değişmeyen tek bir şey var... O da aşk. Etrafımda ki gençlere bakıyorum. Tümünde bir telaş, bir heyecan hepsi 14 Şubat Sevgililer Gününe hazı...
  • Tahir Hamdi ORAL yazdı… “BİZİM HİKAYEMİZ ..2”

    14 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              70 Yıllara gelindiğinde , muhtıralar sağ-sol çatışmaları Üniversitelerde Komünist—Faşist suçlamaları , Fabrikalarda DİSK—MİSK Mücadeleleri , grevler emeğin patronları , Sendika ağaları , bilinen ve bilinmeyen ideolojilere kurban giden zavallı  ö ğrenciler , işçiler. Devrimci—Ülkücü kavgaları , Bölünmüş öğretmenler , taraflı polisler , ülkesine sahip çıkanlar bu arada yok olan gencecik sağdan ve soldan yok olanlar. Birbiri ardına devam eden cenaze törenleri , romantizm ile terör arasına sıkışmış ka...
  • Şükran FARIMAZ yazdı… “ŞİİR”

    13 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Mektuplarında en çok şiirden söz ediyorsun Bedriye.                    Salihli  Şiir İkindileri’nden söz ediyorsun. Elbet hoş bir gelenekti; neredeyse kurumsallaşmış bir etkinlikti. Ama şu mu Bedriye: Yapıtla, daha doğrusu yapıta yüklediğimiz anlamla, yazarının ya da şairinin doğrudan  ilişkilendirilmesi  gibi kolay anlaşılabilecek bir tuzağa düşüyoruz çoğu kez. Yazar ya da şairle tanıştığımızda ise  o büyü, o yaman büyü (!  ) bozuluveriyor nedense. İmza günlerinde bile ne yazık ki böyle. Nitel...
  • Ali Haydar AKSAKAL yazdı… “MANİSA KAYAPINAR’DA YENİ BİR YERLEŞİM YERİ BULUNDU”

    12 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Yaşadığımız kentlerdeki kültürel zenginliklere ve yeni buluşlara karşı kayıtsız kalmıyoruz. Bize ne yahu diyemiyoruz. Çevremizle, doğayla, evrenle ve insanla uyum içinde olmalıyız. Dağcı kardeşim Cumhur Kavcak, gönlünü dağlara kaptırdı. Yaşadığı topraklarda oluşmuş tarihi olaylar ve gelecek kuşaklara emanet olarak bırakılan eserler onun ilgi alanında… Kavcak dağcılarla gittiği bir etkinlikte, Kayapınar Bölgesi’nde yeni bir yerleşim yeri tespit etti. Hazinecilerin, tarihi kalıntılara verdikleri zararları...