logo

reklam
01 Aralık 2017

Şehir hastanesiyle yatak kapasitesi düşecek

Manisa’da şehir hastaneleriyle ilgili düzenlenen panelde, şehir hastanelerinin kamulaştırılması çağrısı yapıldı. Manisa’da da şehir hastanesinin mezarlığın yanına yapıldığı vurgulanırken, kentte şehir hastanesinin açılmasıyla 10 bin kişi başına düşen 26 yatak kapasitesinin 25’e gerileyeceği iddia edildi.

Manisa’da Türk Tabipler Birliği ve Manisa Tabip Odası işbirliği ile ‘Sağlığın özelleştirilmesi projesi şehir hastaneleri’ paneli düzenlendi.  Manisa Öğretmenevi’ndeki panele CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Kayhan Pala konuşmacı olarak katıldı.

Kamu özel ortaklığı ile yapılan şehir hastanelerinin tartışıldığı panelde konuşan Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, 4 şehir hastanesinin 2017 yılında açıldığını söyledi. Tükel, şehir hastanelerinde İngiltere’nin örnek alındığını belirterek, bu sistemin ilk çıktığı Birleşik Krallık’ta terk edildiğini dile getirdi. Tükel, “Özel şirketler kamu hizmeti veriyorlar. Ama kamu kurumları finansal riski üstleniyor. Hükümet kendisi borçlansa çok daha düşük maliyete yapacakken şirketler aracılığıyla bunu yaptığında çok dah ayüksek miktarlarda kaynak aktarılıyor. Ticari gizlilikler söz konusu, sözleşmelere ulaşamıyorsunuz. O yüzden karşılaştırma yapamıyorsunuz. Kar dürtülü bir piyasa mantığının yerleşmesidir. Birleşik Krallıkta kamu özel ortaklığınından uzaklaşma söz konusu. Kamusal bir felaket olarak kabul ediliyor” dedi.

SAĞLIK BAKANLIĞI KİRACI OLUYOR

Türkiye’deki şehir hastaneleriyle ilgili gelişmeleri aktaran Prof. Dr. Tükel, “31 şehir hastanesi şu anda sürüyor. Her yasal düzenleme ile şirketlere imtiyaz sağlanıyor. Şu anda 31 projeden söz ediyoruz. 17 hastanenin sözleşmesi imzalanmış durumda. Bunlar içinde 2-3 binlik yatak kapasitesine sahip şehir hastaneleri de var. Karar aşamasında olan projeler var. Şu anda Kalkınma Bakanlığı raporuna göre 31 şehir hastanesi var. Şehir hastaneleri bedelsiz olarak şirketlere tahsis ediliyor. Tesis yapılıyor. 25 yıl boyunca Sağlık Bakanlığı kiracı oluyor. 4-5 yıllık kira temel yatırım tutarını karşılayacak durumda” diye konuştu.

12 HASTANE KAPANACAK

Şehir hastanelerinin açılmasıyla birlikte 12 hastanenin kapanacağını söyleyen Tükel, şehir hastaneleriyle kamudan özel sektöre ciddi bir para aktarımı yapılacağını savundu.  Tükel, “Etkin verimli çalışabilecek hastaneleri kapatıyoruz, verimli çalışmadığı bilinen hastaneleri yapıyoruz. Reklamcılık, otelcilik ön planda. Hastanelerin yer seçimlerinde de yanlışlıklar var. Manisa’da mezarlığın yanında yapılıyor. Hastaları müşteri gibi gören, iyi otelcilik hizmeti, daha çok tetkik yapmayla kaliteli hizmet algısı yaratılacak. Bunun bir bedeli var. Doktorlar için daha uzun çalışmayı, daha çok tetkik yapılması, taşeron çalışma biçim karşımıza çıkacak. Kamu özel ortaklığı finansal yöntemi ile küresel sermayeye vatandaşların cebine para aktarılacak. Kolay ulaşılabilir hastaneler kapatılıyor, bunlara sahip çıkmalıyız” dedi.

“PAMUK ELLER CEBE”

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.  Kayhan Pala, şehir hastanelerinin 5 yıldızlı otel gibi pazarladığını söyledi.

Pala, “Biz yenilenmeye değil, yenilenmenin yöntemine karşıyız. 25 yıl boyunca hem kira hem bakım onarım parası vereceğiz. Finansman yöntemi sorunlu, çok yüksek maliyetler var. Kent merkezindeki hastaneler kapanıyor. Kent merkezinde ulaşılabilen hastanelerin ortadan kalkması problem yaratacak. Yer seçimi açısından sıkıntılar var. Hastaneleri ayakta tutan temel argüman SGK. SGK’dan gelen para dağıtılıyor. SGK bugünkü parasıyla tıp fakültesin hastanelerinin sorunlarını çözememişken bu kadar yüksek maliyetli kurumların parasını karşılayamayacak. Pamuk eller cebe” diye konuştu.

YILLIK KİRA BEDELLERİYLE 64 HASTANE YAPILIRDI

Büyük hastanelerin verimsiz olduğunu öne süren Pala, “3 bin yataklı bir hastane konsepti uzun yıllar önce dünyada terk edildi. En verimli hastaneler 200-600 yatak kapasitesi arasında değişiyor. Hasta yatağının maliyeti çok yüksek. Hastanelerin yıllık kira bedeli ile 64 hastane yapılırdı. 150 yataklı tam teşekküllü 64 hastane yapılabilirdi” dedi.

MANİSA’DA YATAK SAYISI DÜŞECEK

Manisa’da 10 bin kişiye düşen yatak sayısının 26’dan 25’e gerileyeceğini söyleyen Pala, “Şehir hastanesinin devreye alınmasıyla yatak sayısının azalması söz konusudur. Burada kamu yararına bir düzenleme söz konusu değildir. Bu alandaki sermaye sapihlerinin karı artırılmak isteniyor. Bunun halkla toplumla kamu yararıyla uzaktan yakından ilgisi yok. 2018’de 2.6 milyar lira kira ödeyeceğiz. Ama Türkiye’de nüfusun yüzde 15’i sağlık gereksinimlerini karşılayamıyor. Madem bu para var, bu parayı insanlar için harcalıyım. Şehir hastanelerini kamulaştırmaktan başka seçeneğimiz yok” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI’NIN ÖZEL DOKTORUNA SUÇ DUYURUSU

Panelin en son konuşmacısı CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, konuşmasına şehir hastanelerinden önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel doktoru Cevdet Erdöl hakkında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusundan söz ederek başladı.

CHP Milletvekili Biçer, Cevdet Erdöl’ün geçtiğimiz günlerde, “Ülkemizde, gıda ve ilaç endüstrisinde yoğun bir şekilde Batılı ülkelerde üretilen jelatin kullanılmaktadır ve bu ürünün ana kaynakları içerisinde, ekonomik ve teknik bazı avantajları nedeniyle ağırlıklı olarak domuz deri ve kemikleri yer almaktadır. Helal olmayan katkılar içeren ilaç ve tıbbi cihazların, Müslümanlarca tüketilmesi endişe verici olup, bu durum genlerimizi, geleneklerimizi, inancımızı tehdit etmektedir. Bu hayati meseleyi zaruret kavramıyla geçiştirmemeli ve bir an önce ‘helal ilaç-helal tıbbi malzeme’ konusunda kendi alternatiflerimizi geliştirmeliyiz” şeklindeki açıklamalarda bulunduğunu ve bu açıklamaların toplumun sağlık kesimi tarafından büyük tepkilere sebep olduğunu dile getirdi.

CHP’li Vekil Biçer panelde yaptığı konuşmada, “Bizim kabusumuz olan ama ‘Şehir hastaneleri benim 14 yıllık hayalim’ diyen Erdoğan’ın özel doktoru ve aynı zamanda rektörlüğü usulsüz, şaibeli rektör hakkında Anayasa’nın 56. Maddesinin, Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının İhlali, Hekimlik mesleği anlayışına uygun olmayan fiiller sergilenmesi, Meslek yeminine bağlı kalmaması ve toplumda etkisi ciddi zararlara yol açacak sağlıkla ilgili bilimsellikten uzak açıklamalar yapmış olması gerekçesi ile suç duyurusunda bulundum. Basına yansıyan açıklamalarıyla Cevdet Erdöl, ‘helal ilaç’ adı altında, çağımıza uygunluk teşkil etmeyen ve şu anki konumuna, hekimliğine ve akademik statüsüne yakışmayacak davranışlar sergilemesi ve kamuoyu önünde sahip olduğu unvanlarla bağdaşması asla söz konusu olmayacak açıklamalar yaparak toplumun içine düşeceği tehlikeyi göz ardı etmekten kaçınmamıştır’’ diye konuştu.

“GEREKLİ SORUŞTURMANIN BAŞLATILMASI GEREKMEKTEDİR’’

CHP’li Vekil Biçer, Cevdet Erdöl’ün açıklamalarının hekimlik anlayışına uygun olmadığının altını çizerek, “Açıklamayı yapan kişi akademik kimliği olan bir insan. Meczup diyeceğim meczup değil ve doğal olarak açıklamalarını ciddiye almak durumundayız. Cevdet Erdöl’ün hekim olarak yaptığı söz konusu açıklamalardan etkilenmesi olası yurttaşlarımızın tedavilerinden vazgeçmesi ciddi sorunlara yol açabileceği gibi; tedavilerinden vazgeçmeseler de kimi yurttaşlarımızın yaşayabileceği psikolojik baskı toplamda kişi sağlığına zarar verme potansiyeli taşımaktadır. Toplumun bir kısmında kabul görebilecek bir konumda olmasına rağmen, toplumu, özellikle de insan sağlığı konusunda yanlış yönlendirmesi nedeniyle hekimlik mesleğini icra etmeye başlamadan önce hepimiz gibi kendisinin de ettiği ‘Hipokrat Yemini’ne sadık ve bağlı kalmayan Cevdet Erdöl ile ilgili gerekli soruşturmanın başlatılması gerekmektedir. Bu kişi hekimlik mesleğinin kurallarını ihlal etmektedir. Hekimlik anlayışına uygun olmayan filer sergilemektedir. Meslek yeminine bağlı kalmamıştır ve toplumda etkisi ciddi sorunlara yol açacak sağlıklı ilgisi olmayan bilisellikten uzak açıklamalar yapmaktadır’’ diye konuştu. Nermin Uçtu

 

 

Share
40 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ