logo

reklam
21 Aralık 2017

Sağlık personeli otizmle ilgili bilinçlendi

‘Otizm Spektrum Bozukluğu Tarama ve Takip Programı’ kapsamında Manisa’da aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarına yönelik verilen Otizm farkındalık eğitimlerinin sonuncusu Halk Sağlığı Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi. Eğitimler ve otizmle ilgili bilgi veren MCBÜ Tıp Fakültesi Çocuk Ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Kandemir, eğitimler sonrasında olumlu geri dönüşler aldıklarını ifade ederek, “Bu hastalığın maalesef ilaçla tedavisi olmadığı için suistimallere çok açık. Bu konuda hem ailelerin hem de sağlık personellerinin bilinçlenmesi çok sağlıklı oluyor” dedi.

Ülke genelinde yaygınlaştırma çalışmaları devam eden ‘Otizm Spektrum Bozukluğu Tarama ve Takip Programı’nın uygulamaya konulması amacıyla, Manisa’da aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarına yönelik verilen Otizm farkındalık eğitimlerinin sonuncusu Halk Sağlığı Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Kandemir tarafından verilen eğitimler, Manisa genelinde yaklaşık 700 kişiye ulaştı. Kandemir, Halk Sağlığı Müdürlüğü binasında, 2 grup halinde düzenlenen eğitimde otizm hastalığı ile ilgili Halk Sağlığı Müdürlüğü personelini bilgilendirdi.

OTİZMİN GÖRÜLME SIKLIĞI YÜZDE 1

Türkiye genelinde verilen eğitimlerin Manisa sorumlusu olan Kandemir, otizm hastalığının toplumda eskiye göre daha fazla bilinen bir hastalık olduğunu ifade ederek, “Otizmin ana belirtilerinden birisi sosyal iletişimle ilgili problemlerdir. Bunun içerisinde konuşma, karşısındakinin ifade ettiklerini anlama gibi empati becerileri girebildiği gibi bir de tekrarlayıcı hareketlerin ve davranışların da eşlik ettiği bir rahatsızlık’ diye tarif edebiliriz otizmi. Görülme sıklığıyla ilgili son zamanlarda yapılan çalışmalar nerdeyse yüzde 1’den bile daha sık olduğunu ifade ediyor. Yüzde 1 ise çok ciddi bir rakam” dedi.

“2 OTİSTİK ÇOCUĞU BİRBİRİNE BENZETMEK MÜMKÜN DEĞİL”

Kandemir, yelpaze bozukluğu olduğu için otizmli bireylerin birbirinden çok farklı olduğuna dikkat çekerek, “Bazen aileler, ‘Şu çocuk otistikse bizimki değildir’ gibi düşünebiliyor. 2 tane otistik çocuğu birbirine benzetmek neredeyse mümkün değil. ‘Yelpaze bozukluğu’ olarak tarif ediyoruz bu durumu. En iyi tarafında olan bireyle en kötü tarafında olan bireyi karşılaştırdığınız zaman arada dağlar kadar fark varmış gibi gelebiliyor” ifadelerini kullandı.

“TOPLUMU BİLİNÇLENDİRMEYİ ARTIRMAK İÇİN EĞİTİM DÜZENLEDİK”

Otizmle ilgili toplumda bilgilendirme ve bilinçlendirmenin artması için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’yla beraber otizme yönelik bilgileri ve deneyimleri artırmak amacıyla bir eğitim programı düzenlediklerini belirten Kandemir, “Bu eğitim programında Manisa merkez, ilçeler ve köylerindeki bütün aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarına en fazla 30’ar kişilik gruplar olmak üzere eğitim gerçekleştirdik. Eğitimlerde hem bu işin toyluk boyutunu anlatarak yani ‘Rahatsızlık nedir, belirtileri nelerdir, nasıl görülür, ne zaman şüphe çekmelidir’ gibi konuları anlattık hem de yarım saatlik bir süre içerisinde hem sağlıklı çocukların videolarını gösterip hem de birbirinden farklı 3-4 tane otistik çocuğun videolarını göstererek, oradaki belirtiler nelerdir, hangi davranışları gösteriyorlar gibi noktaların üzerinde durarak çok ciddi bir eğitim yapmış olduk. Türkiye’nin birçok yerinde bu eğitimler bitirilmedi ama biz Manisa’da bütün aile sağlığı elemanlarına ve aile hekimlerinin hepsine ulaşarak bu eğitimi yaptık” dedi.

“EĞİTİMLER ÇOK OLUMLU VE VERİMLİ OLDU”

Kandemir, verilen eğitimin geri dönüşlerinin eğitime katılanlar ve aileler tarafından çok olumlu olduğunun altını çizerek, “‘Biz artık bu işin ne olduğunu çok daha iyi biliyoruz’, ‘Kafamızda çok daha net’ tarzında ifadeler edildi. Bu eğitimlerin pratiğe de yansıyacağını düşünüyoruz. Nitekim bu çalışmaları yapmaya başladıktan sonra bize çok fazla otistik olabileceği şüphesiyle hasta geldi. Bu eğitimin en önemli ayaklarından biri de bu zaten: ‘Şüphenilen çocukları uzmanlara yönlendirin’ diyoruz. Bu doğrultuda hastalar bize yönlendirilmeye başlandı. Bu yüzden ben çok seviniyorum çünkü baktığımız zaman bu konuyla ilgili bilgilenmenin ve bilinçlenmenin arttığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

OTİZMİN TEMEL TEDAVİLERİNDEN BİRİ EĞİTİM

“Otizm, suistimale açık bir konu olduğu için insanlar nerden nasıl yarar ve fayda göreceklerini bilemiyorlar” diyen Kandemir, “Otizmin temel tedavisi eğitim. Bu eğitimdeki en önemli ayaklardan bir tanesi de okul öncesindeki eğitim. Bazen aile profesyonel eğitim verebilecek eğitici kurum veya kuruluşlara ulaşamayabiliyor. Otizmli birini gördüğüm zaman benim aileye önerdiğim şeylerden bir tanesi de; çocuk çok küçük olsa bile çocuğu okul öncesi eğitim kurumlarına göndermeleridir. Çocuk 2 yaşında olsa bile ailelere ‘Bu çocuğu bir an önce kreşe başlatmanız lazım’ diyorum. Çünkü doğal bir eğitim ortamı var. Sosyal olarak problemli çocuklar genelde tek başına bir köşeye çekilip veya sadece bir oyuncakla oynayıp zaman geçirebilir. Çocuk istemese bile o kreş ortamında bulunan farklı çocuklardan birisi o oyuncağı kaçırabiliyor. Biri istemese bile öteki koşup ona sarılabiliyor. Çocuk her ne kadar kendisini sosyal iletişimin dışında tutsa da diğer çocuklardan alacağı uyaranlar ona doğal bir eğitim gibi olmuş oluyor ve gerçekten de çok ciddi sonuçlarını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“OTİZM SUİSTİMALE AÇIK BİR KONU”

Otizmin suistimale açık bir konu olduğuna vurgu yapan Kandemir, “Bu hastalığın maalesef ilaçla tedavisi yok. İlaçla tedavisi olmadığı için de suistimallere çok açık. Bazı sağlık personelleri bile aslında bilimsel anlamda hiçbir yetkinliği olmayan kimi tedavi yöntemlerini ‘İşte bunlar ciddi sonuçlar gösteriyor, faydasını gördük’ diyerek ailelere bir umut kapısı açabiliyor. Bu konuda hem ailelerin hem de sağlık personellerinin bilinçlenmesi çok sağlıklı oluyor” dedi. Buket Uşaklı

Share
884 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ