logo

reklam
25 Nisan 2018

Müzik terapisi ağrı kesici miktarını düşürmede yardımcı

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş’ün GETAT kapsamında müzikle terapiyi yaygınlaştıracaklarını ve bu doğrultuda hastanelerde odalarda, koridorlarda, polikliniklerde, bekleme salonlarında özel seçilmiş müziklerin dinletileceğini açıkladı. Müzik terapisiyle ilgili bilgi veren Türkiye Psikiyatri Derneği Manisa Şubesi Başkanı Murat Demet, müziğin 1’inci tedavi yöntemi olarak kullanılmasa da ağrı şiddetini azalttığı ve ayrıca gerekli olan ağrı kesici ilaç miktarını düşürdüğünü söyledi.

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, geçtiğimiz günlerde geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) kapsamında müzikle terapiyi yaygınlaştıracaklarını ve bu doğrultuda hastanelerde odalarda, koridorlarda, polikliniklerde, bekleme salonlarında dinletilecek müziklerin seçilmesinde Sağlık Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ortak çalışmaları sonucunda CD hazırlanacağını açıklamıştı. Geliştirilen proje ile hem müzikle tedaviyi yaygınlaştırmak hem de hastanelerde şiddeti azaltmak amaçlanıyor.

Müzik terapisi hakkında bilgi veren Türkiye Psikiyatri Derneği Manisa Şubesi Başkanı Murat Demet, müzik terapisinin uygun müzik terapisi eğitimlerini tamamlamış profesyoneller tarafından, danışanların/hastaların fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal gereksinimlerini ifade etmelerine yardımcı olması amacı ile terapi sürecinde uygulanan müzik içerikli müdahaleler olduğunu söyledi.

Müzik terapisinde hastanın terapist tarafından müzik yaratma, şarkı söyleme ya da dinleme şeklinde cesaretlendirildiğini belirten Demet, “Müzik terapisi ayrıca, kendini sözcükler ile ifade etmekte zorluk çeken kişilerin iletişim kurmalarına da yardımcı olabilir. Fiziksel rehabilitasyon sürecinde yardımcı olması yanında, danışanların tedavilerine uyum sağlamasını da arttırmakta, danışan ve ailelerine duygusal destek sağlamakta, duyguların ifade edilmesini sağlayabilmektedir. Müzik terapisinin duygu durumu geliştirme ve kaygı/stres durumlarını düzeltmeye yararlı olması yanında, birçok klinik durumda etkili olabileceğine ilişkin kanıtlar bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

MÜZİK TERAPİSİ BİRÇOK HASTALIĞIN TEDAVİSİNDE YARDIMCI

Demet, müziğin 1’inci tedavi yöntemi olarak kullanılmasa da ağrı şiddetini azalttığı ve ayrıca gerekli olan ağrı kesici ilaç miktarını düşürdüğünü ifade ederek, “Otizm ve benzeri hastalıklarda müzik, hastalarda sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerinin artmasına ve normal gelişim sürecinin ilerlemesine yardımcı olabilir. Halk arasında bunama adı ile bilinen demans durumları da müzik terapisinin bir başka uygulama alanıdır. Demans hastalarında en sık görülen davranışlardan olan saldırganlık ve öfkeli davranışın müzik terapisi ile azalabileceği, duygu durumun iyileşebileceği, günlük olağan aktivitelere uyumun (yıkanma, kendine bakım gibi) arttırılabileceği gösterilmiş; demans hastalarında kalp ve beyin hastalı riskinin azaltılabileceği ileri sürülmüştür” dedi.

Müziğin tedavi edici etkilerinden yararlanılan diğer alanlardan bahseden Demet, “Sakin ve yatıştırıcı bir müziğin yenidoğanların daha rahat ve sakin olmasına yol açtığı; Erken doğan bebeklerin müzik dinletildiğinde kilo almalarının arttığı, uyarana daha hoşgörülü oldukları, daha derin uyku uyudukları belirlenmiştir. Müzik terapisinin uygulandığı ve yararlı olduğu düşünülen bir diğer alan ise bağımlılık alanıdır. Müziğin bu hastalarda yaratıcı enerjinin şekillenmesine ve özellikle bağımlı olunan maddeye karşı aşırı istek duyulduğu durumlarda etkili olduğu ileri sürülmektedir” şeklinde konuştu.

“ŞİDDET OLAYLARINDA ANCAK YARDIMCI DÜZEYDE OLABİLİR”

Demet, müzik terapisinin olumsuz yönlerine de dikkat çekerek, “Belirli müzik türleri gevşeme ve sakinleşmeye yol açabilir ancak bazı müzik türleri de sinirlilik ve öfkeli davranışlara neden olabilir. Hastanın kendi tercihi olan müzik türlerini uygulamanın daha arzu edilir sonuçlar sağladığı düşünülmektedir” dedi.

Hastanelerde dinletilecek müziklerle şiddet olaylarında azalmasında yararlı olma olasılığı bulunduğunu belirten Demet, “Unutulmamalıdır ki sağlıkta şiddet sosyolojik ve psikolojik başta olmak üzere çok farklı boyutları olan bir durumdur. Şimdiki bilgilerimiz müzik terapisinin toplumsal şiddet üzerindeki etkilerinin ancak yardımcı düzeyde olabileceğini göstermektedir” şeklinde konuştu.

“TERAPİSTLERİN AYNI ZAMANDA MÜZİSYEN DE OLMALARI GEREKİR”

Müzik terapisi yapacak kişilerde olması gereken özelliklere değinen Demet, “Amerikan Müzik Terapisi Derneği, müzik terapisti olmak isteyenlerin empati, sabır, yaratıcılık, yeni fikirlere açıklık gibi özelliklere sahip olmaları; terapist olmaları yanı sıra aynı zamanda müzisyen de olmaları gerektiğini, bakım evleri ve engelli çocuklara yönelik kurumlarda deneyim kazanmış olmalarının yararlı olacağını ileri sürmektedir” dedi.

Demet, son olarak, “Bu görüşlerin modern tıp araştırmaları ile desteklenmesi ve daha da önemlisi müziğin tedavideki yerinin ve öneminin vurgulanması ve kamu desteği sağlanması son derece önemli ve gereklidir. Levent Öztürk, Halil Erseven ve M. Fadıl Atik’in Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları serisinden 2009 yılında yayımlanan ve 2017’de üçüncü baskısı yapılan Türk müziğinin tedavi sürecindeki rolünü ve ilişkili konuları kapsamlı şekilde inceleyen ‘Makamdan Şifaya’ adlı eser konu ile ilgilenen okuyucular için aydınlatıcı bir eserdir” ifadelerini kullandı. Buket Uşaklı

Share
113 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ