logo

reklam

MANİSA’DAN BİR DAYIOĞLU GEÇTİ


Nejat Tokbay
ntokbay@manisahabergazetesi.com.tr

Yaşamı boyunca nükteleri ile anılan ve iki kez Manisa Belediye Başkanlığına seçilen Ertuğrul Dayıoğlu’nu dün ebediyete gönderdik görkemli törenlerle.
Yaşamı boyunca istediği gibi yaşamayı seçen Dayıoğlu’nu bu satırlarla anlatmak mümkün değildir. O renkli kişiliği ile Manisa siyasetine damga vurmuş ender insanlardandır.
Ben Dayıoğlu’nu babası Ali Dayıoğlu’nun tabakhane deresinin yanındakı Sakarya mahallesinde tanımıştım. Hukuk Fakültesi’nin yanı sıra veya sonrasında Ticaret ve Sanayi Odasının Genel Sekreterliği görevini yaparken de dostluğumuz devam etmiştir.
Daha sonra önceleri Adalet ve DYP’de geçen siyasi yaşantısı Turgut Özal’ın ANAVATAN partisini kurması ile devam etmiştir. İlk Manisa il Başkanlığına getirilmiş ve rahmetlik Turgut Özal onu il binasında ziyaret ettiğinde ben de oradaydım.
Onlarca kişinin milletvekili olmasında büyük payı vardır Ertuğrul Dayıoğlu’nun.Bunlardan en dikket çekeni Avukat Münir Yazıcı’dır. 2.Bölgeden üçüncü sırada milletvekili adaylığına onu Ertuğrul Dayıoğlu getirmişti.Seçildiği için gazetadan kendisine telefon edip ‘Sayın milletvekimim’diye müjdeyi verdiğimizde pijamalarla gazeteye gelmişti. Sonrasında Münir Yazıcı bir dönem daha milletvekili olmuştu.
Dayıoğlu’nun yakınlarından birisi de Milletvekili Önal Şakar olmuştur. Onunla pek samimiydiler. Gençlikleri de birlikte geçmişti o zaman ki hükümet arkasındaki parkta otururlar sohbet ederlerdi. Hatta o da rahmetlik oldu ya bir sözü vardı ‘Bunlar Atatürk çoçuğu bizler …..çocuğumuyuz” diye de yakınlarına takıldığına şahit olmuşumdur.
Dayıoğlu’nu belirttiğim gibi burada yazmakla anlatmaya kalksam bu günleri bulur.
Belediye başkanlığı dönemlerinde de halkla olan ilişkilerinde de insancıl davranmıştır hep. Odasına doğrudur değildir tartışılır ama destursuz girerdiniz.
Ben kendisine rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır dilerim.
Yattığı mekan cennet olsun..

Share
1261 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇEK BİR ÇAY, DEMLİ OLSUN

    18 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Hayat kaynağımız sudan sonra en çok tükettiğimiz içecek nedir diye sorsam, zannediyorum çoğumuz hiç düşünmeden çay yanıtını veririz. 5000 yıllık bir geçmişi olan çay ile tanışmamızın mazisi 100 yılı bulmaz. 1937 yılında verimli dikimin başarıldığı,1947 yılında  ilk fabrikanın açılması ile Çay  hayatımıza bir girmiş pir girmiştir. Dedelerimizin bilmediği yani hayatımızda, kültürümüzdeki yeri, eski olmayan bir şey nasıl olur da bu kadar vazgeçilmez olur. İçerken de, demlerken de hakkını vermek gereken çayın nasıl ve nereden hayatımıza girdiğini d...
  • HABER’İMİZ

    18 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Yazı yazmak için erken bir saat. Saat 07.00 uykum Spil’in ardına saklandı. Yatakta bir sağa bir sola dönerken gazetemiz Haber’i düşledim. Akşam ağabeyim eve geldiğinde Haber ve Hayat’ın el değiştirdiğini söylediğinde yirmi yıl yazı yazdığım gazetemizde geçen günler bir sinema şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. 4 Aralık. 1996 yılında Manisa’ya “merhaba” demişti gazetemiz. Bu yirmi yıl içinde haftada üç dört gün yazı yazıyordum. Yazı yazdıkça Haber’de çalışanlarla, köşe yazısı yazanlarla yekvücut olmuştuk. Gazete kurucuları Ağarlar’ın zarif...
  • ŞİİR HEP ŞİİR

    16 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Sevgili Şükran, bu mektubumda da yine şiir, şiir diyorum. Yaşamını ne ile örmek isterseniz dediklerinde verdiğim yanıt her zaman  şiir olmuştur. Şiir seven insanın yüreği hep aydınlıktır. Bakışları daima ileridir. Usunda hep bilim ilim vardır. Şiiri bana sevdiren babamı burada saygı ile anmak istiyorum. Canım arkadaşım, sağım solum şairlerle dolu. Yine anılarımın peşinde Salihli Şiir İkindileri'ndeyim. Salihliler ne değin şanslılar ki, Zafer Keskiner ve Şadan Gökovalı ile şiirin dünyasına girdi. Şimdiki çocuklar ve gençlerde Salihli’de geçmi...
  • GÜNLÜK HAYATTAN YANSIMALAR

    15 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Eski Manisalıların bir sözü vardır: "İnsanın tatlı dilinden başka güzel nesi var?" * Bizim kuşağın Manisa Lisesi yıllarında öğretmenlerimizden ve büyüklerimizden hep böyle güzel sözler duyardık. Bu sözler günlük sohbetlerde sık sık kullanılırdı. Sohbetleri, çoğu kez, Hacı Bektaş Veli'nin "İncinsen de incitme. Her ne ararsan kendinde ara!" sözü izlerdi. * Bilindiği gibi: İnsan, doğası gereği  çok yönlü ve karmaşık bir varlıktır; başka bir ifadeyle, insan, küçük bir dünyadır, küçük bir evrendir; aynı zamanda insan, dünya kadar, evren kadar ...