logo

reklam

MANİSA MUSİKİ DERNEĞİ KONSERİ


Tezcan Karadanışman
krdnsmn@manisahabergazetesi.com.tr

Hafta içinde yakın dostum Mehmet Yumrukaya’yı ziyaret ettim. Sohbet sırasında “ 23 Mart akşamı verdiğimiz konserimizde yoktun ” dedi. Ben de kendisine haberim olsaydı bulunmak isterdim, ama nasip değilmiş dedim. Ve kendisi ile konser ile ilgili olarak söyleştik.
Yumrukaya, bu defaki konserlerine Çanakkale Deniz Zaferine denk gelmesi sebebiyle, bu zaferin simgelerinden olan ‘Çanakkale içinde aynalı çarşı’ türküsü ile başladıklarını söyledi. Konserin başlaması öncesi kendisinin günün mana ve önemini ifade eden bir konuşma yaptığını ve ardından da Süleyman Bey’in yaptığı kısa konuşmada Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Savaşı’na katılmadığı iftirasının olduğunu, halbuki Yarbay rütbesi ile katılıp Anafartalar Muharebeleri’nde büyük kahramanlık gösterdiğini, bu sebeple generalliğe terfi ettirildiğini ifade ettiğini söylediğini belirtti.
Kendisine konsere ilginin olup olmadığını sordum. Mehmet Yumrukaya, salonun tamamen dolduğunu ifade etti. Ayrıca şehrin ileri gelenlerinden kimler vardı diye sordum. “Şehzadeler Belediyesi’ni temsilen 1 kişi vardı. Ama olsun, biz katılan halkımızın ilgi ve destekleri ile konserimizi verdik ” şeklinde cevabı oldu. Nedense bu kabil kültür ve sanat hareketlerine önde gelen zevat tarafından ilgi ya olmuyor, yada çok az katılım gerçekleşiyor. Halbuki şehre amatörce hizmet sunan bu arkadaşlarımıza gösterebilecek az çok bir ilgi, onların heveslerini arttırdığı gibi böyle programlara katılan halkımıza da moral verecektir.
Gelelim konser ile ilgili Mehmet Bey’den edindiğim bilgiye göre konserde okunan eserlere. Anladığım kadar bu defa konser daha ziyade muhtelif makamlardan oluşan Türkü ağırlıklı olmuş. Mehmet Bey bazı örnekleri bana dinletti. Tabi tamamını dinleyemedim. Selahattin Kuzgun tarafından icra edilen ‘Yıldızlı semalarda haşmet ne güzel şey’ isimli Sadi Hoşses’in Kürdili Hicazkar eseri pek güzeldi.
Bir de dikkatimi çeken Ferayi türküsü ‘ Beyaz giyme söz olur, ah le yar’ çok iyi seçilmiş ve  Ah le yar türküsünü okuyan Soner Emre çok güzel bir sesle ve çok güzel icrada bulunmuş, tebrik ediyorum. Bilineceği gibi diğerlerini dinleyemedim.Umuyorum ve inanıyorum ki korodaki diğer kardeşlerimiz de aynı güzellikte okudukları eserleri hakkıyla icra etmişlerdir ve her zamanki gibi başarılı olmuşlardır.
Tahir Hocamız da bu çalışkanlığı, bu becerikliliği ile Manisamıza yeni yeni gençleri Türk Musikisine kazandıracak ve maalesef her geçen gün Musikimize ilginin azaldığı günümüzde gerek sözünü ettiğim gençlerimiz, gerekse halkımıza o güzelim birer sanat şahaseri olan şarkı ve türkülerimizi sevdireceğini umuyor ve kendisine bu gayretleri için yardımcı olunmasını bekliyorum.
BİR TAVSİYE : Geçen konserde kısmen uygulanan türkü ağırlıklı bir çalışmanın yapılması yerinde olmakla beraber bundan sonraki seferlerde ‘Bağa girdim ay çıktı, karşıma bir yar çıktı ’gibi Karcığar Köçekçeleri, günümüzde artık unutulan Eviç makamındaki ‘Ayağına giymiş sedef nalini’, ‘Atladım bahçeye girdim’,’Şahane gözler şahane hüsnüne yoktur bahane’gibi türküler de araya serpiştirilerek hazırlanılsa ve sunulsa umuyorum çok yerinde olacaktır.
Manisa Musiki Derneği, Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin yaptığı bu güzel çalışmalar halkımızın ilgisinin artmasına yardımcı oluyor. Yalnız diğer illerimizde gibi daha kapsamlı bir hale sokularak konservatuar düzeyine yükselmesini ve Üniversitemizde de bir Konservatuarın açılarak, yukarıda sözünü ettiğim amaçlara uygun eğitim verilmesinin ne kadar yerinde olacağı aşikardır.
28 MART 2016
MANİSA BİZİMDİR

Share
1163 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇEK BİR ÇAY, DEMLİ OLSUN

    18 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Hayat kaynağımız sudan sonra en çok tükettiğimiz içecek nedir diye sorsam, zannediyorum çoğumuz hiç düşünmeden çay yanıtını veririz. 5000 yıllık bir geçmişi olan çay ile tanışmamızın mazisi 100 yılı bulmaz. 1937 yılında verimli dikimin başarıldığı,1947 yılında  ilk fabrikanın açılması ile Çay  hayatımıza bir girmiş pir girmiştir. Dedelerimizin bilmediği yani hayatımızda, kültürümüzdeki yeri, eski olmayan bir şey nasıl olur da bu kadar vazgeçilmez olur. İçerken de, demlerken de hakkını vermek gereken çayın nasıl ve nereden hayatımıza girdiğini d...
  • HABER’İMİZ

    18 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Yazı yazmak için erken bir saat. Saat 07.00 uykum Spil’in ardına saklandı. Yatakta bir sağa bir sola dönerken gazetemiz Haber’i düşledim. Akşam ağabeyim eve geldiğinde Haber ve Hayat’ın el değiştirdiğini söylediğinde yirmi yıl yazı yazdığım gazetemizde geçen günler bir sinema şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. 4 Aralık. 1996 yılında Manisa’ya “merhaba” demişti gazetemiz. Bu yirmi yıl içinde haftada üç dört gün yazı yazıyordum. Yazı yazdıkça Haber’de çalışanlarla, köşe yazısı yazanlarla yekvücut olmuştuk. Gazete kurucuları Ağarlar’ın zarif...
  • ŞİİR HEP ŞİİR

    16 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Sevgili Şükran, bu mektubumda da yine şiir, şiir diyorum. Yaşamını ne ile örmek isterseniz dediklerinde verdiğim yanıt her zaman  şiir olmuştur. Şiir seven insanın yüreği hep aydınlıktır. Bakışları daima ileridir. Usunda hep bilim ilim vardır. Şiiri bana sevdiren babamı burada saygı ile anmak istiyorum. Canım arkadaşım, sağım solum şairlerle dolu. Yine anılarımın peşinde Salihli Şiir İkindileri'ndeyim. Salihliler ne değin şanslılar ki, Zafer Keskiner ve Şadan Gökovalı ile şiirin dünyasına girdi. Şimdiki çocuklar ve gençlerde Salihli’de geçmi...
  • GÜNLÜK HAYATTAN YANSIMALAR

    15 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Eski Manisalıların bir sözü vardır: "İnsanın tatlı dilinden başka güzel nesi var?" * Bizim kuşağın Manisa Lisesi yıllarında öğretmenlerimizden ve büyüklerimizden hep böyle güzel sözler duyardık. Bu sözler günlük sohbetlerde sık sık kullanılırdı. Sohbetleri, çoğu kez, Hacı Bektaş Veli'nin "İncinsen de incitme. Her ne ararsan kendinde ara!" sözü izlerdi. * Bilindiği gibi: İnsan, doğası gereği  çok yönlü ve karmaşık bir varlıktır; başka bir ifadeyle, insan, küçük bir dünyadır, küçük bir evrendir; aynı zamanda insan, dünya kadar, evren kadar ...