logo

reklam
12 Kasım 2017

Kasaplar isyanda!

Maddi durumu iyi olmayan vatandaşların et tüketebilmesi amacıyla uygulanmaya başlanılan ‘ucuz et’ dönemi kasapları vurdu. Uzun yıllardır kasaplık yapan Fenerbahçe Kasabı’nın sahibi Rıdvan Keçeli, bu uygulamayı haksız rekabet olarak gördüğünü belirterek, “Benim yaklaşık 40 liraya satmak zorunda olduğum eti, birilerinin kalkıp 30 liraya satması hiç adil bir şey değil” dedi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın talimatı doğrultusunda 2 özel market zincirinde, Et ve Süt Kurumu’nun temini ile satışa sunulan ‘ucuz et’ döneminin başlaması Manisa kasaplarını da olumsuz etkiledi. Özellikle maddi durumu iyi olmayan vatandaşların et tüketebilmesi amacıyla hayata geçirilen uygulamayla birlikte kasap esnafı müşteri kaybetmeye başladı.

“HAKSIZ REKABET”

Fenerbahçe Kasabı’nın sahibi ve aynı zamanda Esnaf Odaları’nda yönetim kurulu üyesi olan Rıdvan Keçeli, bu durumu ‘haksız rekabet’ olarak değerlendirdi. Keçeli, “Ben bu olayı bir vatandaş olarak kaba tabirle belli 2 tane market grubuna kıyak geçmek olarak görüyorum. Yani Türkiye’deki müşteri kapasitesini oraya yönlendirmek, onlara bir şekilde imtiyaz sağlamak ve onların iş hacimlerini genişletmek olarak görüyorum” dedi.

Devletin vatandaşı esnafa değil, marketlere yönlendirdiğine savunan Keçeli, “Eğer bu ülkede et pahalanmışsa bunun sebebi kasaplar mıdır? Kasaplar bana göre son derece sermayesi düşük esnaf topluluğudur. Yani kesinlikle piyasaya hakim olabilecek bir kapasiteleri yok. Bizim yaptığımız tek şey köylerden, besicilerden alabildiğimiz tek tük hayvanları kesip, halka satmak. Oradan para kazanarak, geçimimizi sağlamak. Ama şu pozisyonda benim yaklaşık 40 liraya satmak zorunda olduğum eti, birilerinin kalkıp 30 liraya satması hiç adil bir şey değil” şeklinde konuştu.

“MÜŞTERİ DE HAKLI”

Esnaf olarak amaçlarının vatandaşa ucuz fiyata et verirken para kazanmak olduğunu belirten Keçeli, “Ben sabahtan beri boş oturuyorum burada. Ama müşteri de haklı. 30 liraya et bulabiliyorken niye gelip benden alsın eti. Sonuçta benim kara gözüme, kara kaşıma mı gelecek de 40 liraya et alacak benden? Ben bu eti satamadıktan sonra, ‘böyle bir haksız rekabetin olduğu ortamda esnaf olarak ayakta dur’ diyebiliyorsa devlet, ben de hayret içerisinde bakarım. Ne amaçla böyle bir uygulama yaptıklarının nedenini bir türlü algılayamadım” ifadelerini kullandı.

“İNDİRİME GİTMEMİZ İÇİN UCUZ FİYATA ET BULMAMIZ LAZIM”

Keçeli, bazı illerdeki kasapların fiyat indirimine gitmesine yönelik olarak, “Normal bir kasap olarak devlet bana da bu eti verse ‘şu paradan alıyorsun, şu paradan satıyorsun’ dese, ben buna zevkle uyarım. Biz kasapların et fiyatlarında indirime gitmemiz için ucuz fiyata et bulmamız lazım. Ben eti ucuz bulamazsam nasıl ucuza satayım? Zaman zaman fiyatlarda düşüş olabiliyor ama o da tamamen besicilikle uğraşan kişiler her gün hayvana yem verdiği zaman artan maliyetten kurtulabilmek için hayvanını zararına satmasına bağlı” dedi.

“PARA KAZANAMAZSAM NASIL YATIRIM YAPACAĞIM”

İşinde para kazandığı takdirde işe yatırım yapabileceğini belirten Keçeli, “Ben para kazanamazsam nasıl yatırım yapacağım? Küçük esnafı kollayacaklar ki ayakta kalsın, kendini geliştirsin. Benim dükkanı geliştirebilmem için 100 bin liraya ihtiyacım var. Ben bu parayı 2-3 senede çıkarabileceğimi bilsem yaparım ama ben bu işte gelecek göremiyorum ki yatırım yapayım. Eskiden burada 3 kişi çalıştırıyordum şimdi sadece ben kaldım. Belki ben de bu işi yarın bırakabilirim. Çünkü kazandığım para dükkanın maliyetlerine zor yetiyor” şeklinde konuştu.

“ÇEŞİTLİ YOLLAR İL KÜÇÜK ESNAF KALKINDIRILABİLİR”

Keçeli, devletin küçük esnafı kalkındırmak için uygulayabileceği çeşitli yolların olduğunu ifade ederek, “Mesela vergi sisteminde değişiklik yapılabilir. Şu anda 1 kilogram etten devletin aldığı vergi 40 lira üzerinden 5 lira. Bunu almamış olsa direk olarak fiyat 5 lira düşer. Vergiler temel gıdalarda kalkabilir. Çünkü temel gıda insanların zorunlu ihtiyaçları sonuçta” dedi. Buket Uşaklı

Share
35 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ