Telif Hakkı © 2010 Manisa Haber Gazetesi. Tüm Hakları Saklıdır.
| Kimyasal ilaçlar kayıt altına alınsın |
|
Tarım İl Müdürlüğü'nde 'Kalıntısız Üzüm' toplantısı düzenlendi. Zirai ilaç kalıntısının, ilaçta en çok yaşanan sorunların başında geldiğini belirten Ziraat Mühendisi Neslihan Erkal, bundan dolayı bu konuda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Ayrıca Erkal, dünyada yaklaşık 7 buçuk milyon hektarlık bir alanda üzüm yetiştirildiğini açıkladı.
"GIDA GÜVENLİĞİ ÖNEM ARZEDİYOR" İzmir Ticaret Borsası ve Ege İhracatçılar Birliği işbirliğiyle bu toplantılar ıyaptıklarını ve 5 kişilik bir ekiple çalıştıklarını belirten Neslihan Erkal da şunları söyledi: "Son yıllarda gıda güvenliği önem arz etmeye başladı. AB ülkeleri bu konuda dikkatli hareket ediyorlar. Tarım ürünlerinde kalitenin en önemli özelliği zirai ilaçların düzenli kullanılması. Üzümlerdeki kalıntıları önlemek, bağlarda yapılacak olan bir takım çalışmalarla mümkün. Yeni gelişmeleri üreticilerimize aktarabilmek, bağlarda yaşanan sorunları eksiksiz giderebilmek ve bir nebze olsun sorunlara ilaç olabilmek için böyle toplantılar yapıyoruz. Mayıs ayından itibaren 4 arkadaşımız köyleri, bölgeleri, ilçeleri bir bir gezip toplantılar yapıyor. Üzümün hasat zamanın sonuna yaklaşıyoruz. Bu toplantılardaki amacımız, çiftçilerimizi üzüm yetiştiriciliği konusunda bilgilendirmek. Gıdalarda aranan bir standart var. Bağcılık anlamında zirai ilaç konusu önemli bir konu. Üzüm bizim en kıymetli ürünümüz. Üzüm ülkemizin en önemli ihracat ürünlerinden biri. Üzüm bölgemizin ise en önemli ihracatı. Anavatanı Geziz Havzası olması nedeniyle dünyada en kaliteli çekirdeksiz üzüm üreten ülkeyiz" "YILDA 65 MİLYON YAŞ ÜZÜM ÜRETİLİYOR" İklim ve toprak nedeniyle dünyada geniş bir alanda üretim yapıldığını belirten Neslihan Erkal, şu bilgileri verdi:"Kalite standardından biraz taviz vermeye başlarsak, kendimize birçok rakip yaratabiliriz. Kolay üretilebilen, toprak seçiciliği fazla olmayan bir ürün olması dolaysıyla rakip ülke çoğalabilir. Dünyada yaklaşık 7buçuk milyon hektarlık bir alanda üzüm yetiştiriciliği yapılıyor. Bu bağlardan da yılda 65 milyon ton civarında yaş üzüm üretimi gerçekleşiyor. Bu 65 milyon yaş üzümün yaklaşık 700 bin ile 1,5 milyonu kuru üzüm olarak işleniyor. Kuru üzümde de dünyada söz sahibi ülkelerden biriyiz. Sıralamamız yıllara göre 1 ve 2.'lik arasında değişiyor. Amerika, Çin, Güney Afrika gibi ülkeler kuru üzümde bize rakip olmaya başladılar. 2008 yılında 300 bin tonluk kuru üzüm ürettik. Bu üretimle dünya pazarında yüzde 36,3'lük kısmı karşıladık. Bu kadar dünyayı beslediğimiz, söz sahibi olduğumuz bir ürünü iç piyasada tüketemiyoruz. Üzüm bizim gıda içine bir türlü girmeyi başaramadı. Üzüm tüketimine bir türlü alışamadık. Ürettiğimiz ürünün yüzde 80'inini ihraç ediyoruz. Bu ihracatın sürekliliğini sağlayabilmek için pazara sahip olan ülkelerin kalite standardını iyi takip etmeliyiz.100 ülkeye yakın üzüm ihracat ediyoruz. Ama en çok yüzde 80 oranında AB ülkelerine ihraç ediyoruz. İngiltere, Almanya, Fransa bu ülkelerin başında geliyor. Üzümün geleceği ihracata bağlı. Bağlarımızı koruyabilmek, hatta artırabilmek için kriterlerine uymak zorundayız" dedi. "ZİRAİ İLAÇ KALINTISI HİÇ BİR ZAMAN SIFIRA İNMEZ" Öte yandan zirai ilaç kalıntısının ihraçta en çok olan sorunların başında geldiğini ifade eden Erkal, "Bir ilacı ürün üzerine uyguladığınız zaman, ne yaparsanız yapın o ilaç o üründen çıkmaz. Ancak belli zamanlarda belli sürelerin altına iniyor. Ürüne uygulanan ilaç hiçbir zaman sıfıra düşmez. Üründe belirlenen bir değer var, bu değer insana zarar vermiyor. Bu değer, her ürün için farklı. Dolayısıyla ruhsatsız ilaç ilgili üründe kullanılmayacağı için ruhsatsız ilaç probleminde yaşadığımı sorunları bir şekilde bertaraf etmiş olacağız. Ama sistemin doğru olması gerektiği şekilde uygulanması halinde. Sistem nedir? önce reçeteyi yazdırmak, daha sonra bayiden yazılan reçete doğrultusunda ilacı temin etmek. İlaçların etiketlerini kullanımdan önce mutlaka okumalıyız. Çünkü bu etiketlerin üzerinde ilaçla ilgili teknik bilgilerin dışında, ne kadar miktarda kullanacağımız ve en önemlisi de ilacı kullandıktan ne kadar süre sonra üzüm hasadının gerçekleştirileceği hakkında bilgi var. İlacın atıldığı tarih ile hasadın yapılacağı tarih arasındaki süreye 'bekleme süresi' ismi veriliyor. İlaç atıldıktan sonra o etiketin üzerinde yazıldığı kadar beklenip ondan sonra hasat gerçekleştirilirse, kalıntıyı önlemeyle ilgili çok ciddi bir adım atılmış oluyor. O nedenle mutlaka etiketleri okuyup etiket üzerinde özellikle kaç gün bekleme süresi yazıyorsa onu uygulamak zorundayız" dedi. (Haber)
|
|||
| Cuma, 31 Temmuz 2009 07:33 tarihinde güncellendi |


