logo

reklam
10 Haziran 2018

“İmar affı can güvenliğini ikinci plana atıyor”

Emlak Müşavirleri Derneği Başkan Yardımcısı İsa Özdemir, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürürlüğe konan ve 31 Aralık 2017’den önce inşa edilen yapılara İmar Barışı Yönetmeliği adı altında imar affı verildiğini dile getirdi. Devlet tarafından affedilecek olan yapıların kaçak katına, malzemelerine, afet yönetmeliğine uygun olup olmamasına ya da hazine arazisine yapılmış olmasına bakılmayacağına dikkat çeken Özdemir, “Devlet para toplamak adına can güvenliğini ikinci plana atıyor ve sorumluluk almıyor. Hak yemenin affı olmaz ve af olacaksa da gerçekten hak edene olmalı” dedi.

Emlak Müşavirleri Derneği Başkan Yardımcısı İsa Özdemir, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından oluşturulan ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘İmar Barışı Yönetmeliği’ hakkında açıklamalarda bulundu. Yönetmeliğin yanlış olduğunu ve haksızlıklar meydana getireceğini vurgulayan Özdemir, imar affı yönetmeliğinin 2 kat bina inşası izni olan bir arsaya yapılmış olan 5 katlı binayı affedeceğinin altını çizerek, “Devlet, 2 kat izni olan yere yapılmış 5 katlı binanın yapımında neler kullanıldığını sorgulamayarak ve oluşabilecek bir doğal afet karşısında sorumluluk kabul etmeyerek, 5 katlı binaya yapı kayıt belgesi verecek” dedi. Devletin, yönetmelik kapsamında yapı kayıt izni verilecek olan her bina için farklı ücretler talep ettiğini ifade eden Özdemir, “Devlet para toplamak için, adeta can güvenliğini riske atıyor. Yapı kayıt izni, maddi durumu iyi olmayan ve arsasına 2 katlı yapı inşa edip, o yapıda elektrik ve su tesisatı olmayan kişilere, yani gerçekten hak edenlere verilmeli; oteline kaçak kat yapanlara ya da hak yiyerek hazine arazisine giren kişilere değil” diye konuştu.

İsa Özdemir, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ‘İmar Barışı Yönetmeliği 2018’ adıyla hazırlamış olduğu İmar Affı Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı” dedi. Yönetmelik kapsamında öncelikle imar affından yararlanmak isteyen kişilerin yapması gereken işlemlerin anlaşılması gerektiğini belirten Özdemir, “Yönetmelik, 31 Aralık 2017 tarihinden önceki yapıların tamamını kapsıyor. Müracaatlar 31 Ekim 2018 tarihine kadar devam edecek. 31 Aralık 2018 tarihine kadar ise müracaat eden vatandaşlarımızın ödemelerini yapmaları gerekiyor. Ödemelerin ardından kayıt belgeleri veriliyor” şeklinde konuştu.

Kayıt belgelerinin e-Devlet üzerinden tamamlandığını ifade eden Özdemir, ücretini yatıran vatandaşların yapı kayıt belgelerini de e-Devlet üzerinden alabileceklerini vurguladı. Başvuruların Çevre ve Şehircilik Müdürlüklerinden de yapılabileceğini dile getiren Özdemir, Çevre ve Şehircilik Müdürlüklerine başvuran kişilerin de ücretlerini bankalara yatırdıktan sonra yapı kayıt belgelerini müdürlüklerden alabileceklerini belirtti.

Yapı kayıt belgesi alınabilmesi için gereken ödemelerin hesaplanma sistemini de açıklayan Özdemir, “Bir yerin emlak vergi değeri ilgili belediyeden alınıyor. Bunun yanı sıra inşaat maliyet değeri hesaplanıyor” diye konuştu. İnşaat maliyet değerinin yapılara göre değiştiğini vurgulayan Özdemir, inşaat maliyetinin tarımsal amaçlı basit binalarda metrekaresi 200 TL, bir ve iki katlı binalarda ve basit sanayi yapılarında metrekaresi 600 TL, 3 ila 7 katlı binalarda ve entegre sanayi yapılarında metrekaresi bin TL, 8 ve daha yüksek katlı binalarda metrekaresi bin 600 TL, lüks binalarda, villalarda, alışveriş merkezlerinde, hastane, otel ve benzeri yapılarda metrekaresi 2 bin TL, Güneş Enerjisi Santrallerinde ise 100 bin TL olduğunu dile getirdi. “Konutla ilgili olan bölümde, emlak vergi değeri, maliyet ve metrekare çarpılıyor ve sonucun yüzde 3’ü alınıyor” diyen Özdemir, ticaride ise emlak vergi değeri, maliyet ve metrekarenin çarpıldığını ve sonucun yüzde 5’inin alındığını belirtti.

“BU HAKSIZLIKTIR”

Özdemir, “Diyelim ki 2 kat imar izni olan bir yere, 5 katlı bina yapıldı. Yeni imar affı yönetmeliği, ‘Ben bu 2 kat imar izni olan yere 5 kat için izin vereceğim’ diyor. Örneğin, ev sahibi olmak isteyen bir vatandaşımız Manisa’nın merkez ilçelerinden bir ev aldı ve 300 bin TL para ödedi. Başka bir vatandaş ise 2 kat imar izni olan bir arsayı alarak, o arsaya 2 katını çıktı ve bununla yetinmeyip kendi imkanlarıyla üstüne bir kat daha çıktı ve bu arsaya 75 bin TL ödedi. Birisi 300 bin TL’ye aldı, diğeri 75 bin TL’ye. Bu haksızlıktır” dedi.

“İMAR AFFI YÖNETMELİĞİ CAN GÜVENLİĞİNE AYKIRIDIR”

Yapılarda can güvenliğinin ne denli önemli olduğuna vurgu yapan Özdemir, “Can güvenliği önemli olduğu için, yapıları denetlemek için yapı denetim firmalarını kurduk ve gereken şartlar için para ödedik. Binanın statiğini değiştirdik. ‘Biz deprem bölgesinde olan bir ülkeyiz, Manisa deprem bölgesinde olan bir şehir, bu değişiklikler çok güzel, sağlam binalar yapalım’ dedik ve vatandaşlarımızın bu işler için yüklü miktarda para ödediler. Fakat imar affı yönetmeliğiyle yapılan, can güvenliğine aykırıdır” diye konuştu.

“SIRF PARA TOPLAMAK İÇİN, CAN GÜVENLİĞİ İKİNCİ PLANA ATILIYOR”

“Sırf para toplamak için, can güvenliği ikinci plana atılıyor” şeklinde konuşan Özdemir, “İmar affı yönetmeliğiyle bir kesim korunurken, bir diğer kesime zarar veriliyor” dedi. Özdemir, yönetmelik ile birlikte yapılara yapı kayıt belgesi verilmesinin, kenar mahallelerde durumu iyi olmayan ve zorunlu olarak aldığı arsaya bir yapı inşa ederek elektriğini ve suyunu açtıramadan yaşamak zorunda kalan vatandaşlara faydalı olduğunu dile getirdi. Özdemir, “Örneğin, yapı ruhsatına ve mimarı projeye uymayan, ilave üst kat veya bodrum kat ekleyerek otel inşa eden kişiler de imar affı yönetmeliğinden sebepleniyor ve bu noktada yanlış olan, eşit olmayan şeyler var” diye konuştu.

“YÖNETMELİK, ZENGİN KİŞİLERİ DAHA DA ZENGİNLEŞTİRECEK”

“Durumu iyi olmayan vatandaşımız aldığı arsaya iki katlı ev inşa etmiştir ve bu iki katta can güvenliğini riske atacak bir durum yoktur. Bu vatandaşımızın elektriğe, suya ihtiyacı vardır ve bunun için de yapı kayıt belgesi gereklidir. Bu vatandaşımız imar konusunda affedilmeli” diyen Özdemir, “Aynı vatandaşımız arsasına 5 katlı bir bina inşa ettiyse, bu 5 katın affı olamaz” şeklinde konuştu. Özdemir, imar affı yönetmeliğinin zengin kişileri daha da zengin hale getireceğini dile getirdi.

“AF OLACAKSA, GERÇEKTEN HAK EDENE OLMALI”

Özdemir, “Diyelim ki hiçbir ruhsatımız yok, projemiz yok, statiğimiz yok ama bir arsamızın üzerine hiç kimseye sormadan 5 katlı bina inşa etmişiz. İmar affı yönetmeliği bu noktada, ‘Sen bu 5 katlı binayı inşa ederken hiçbir şey yapmamışsın. Halihazırda var olan binanı gidip bir projeciye çizdir, gereken yerlerden izin al, ben de binana yapı kayıt izin belgesi vereyim’ diyor. Var olan binaların sonradan izin almaları durumunda, yapımında kullanılan demirin, betonun cinsinin ve miktarının, ısı ve ses yalıtımı olup olmadığının sorulmayacağının altını çizen Özdemir, tamamen kaçak bir binanın da yapı kayıt belgesi alabileceğine dikkat çekerek, “Af olacaksa, gerçekten hak edene olmalı” dedi.

“HAK YEMENİN AFFI OLMAZ”

İmar affı yönetmeliğinin hazine arazilerinin üzerine yapılmış olan binaları da kapsadığına vurgu yapan Özdemir, “Devlet, ‘Sen benim malımın üzerine el koymuşsun ve bunu kaçak yollardan yapmışsın ama çok önemli değil, biz bunu affederiz’ diyor” diye konuştu. Devletin, hazine arazisi üzerine yapılmış olan yapıların emlak vergi bedelini belirleyerek, bu bedelin karşılığında gereken meblağın yatırılması durumunda yapıya kayıt belgesi vereceğini belirten Özdemir, “Şimdiye kadar hazine arazilerinin üzerine yapılan çok fazla bina var” şeklinde konuşarak, deniz kenarlarındaki yazlıkların hazine arazisi üzerine yapılan inşalara örnek teşkil ettiğini ifade etti. Hazine arazisi üzerine hiçbir proje yapılmadan inşa edilen yapıların başkalarının haklarını yediğini dile getiren Özdemir, “Hak yemenin affı olmaz” diye konuştu.

“PARA TOPLAMAK ADINA HAK ETMEYEN YAPILAR AFFEDİLEMEZ”

Özdemir, imar affı yönetmeliğinin koruduğu alanların da var olduğunun altını çizerek, “Af yönetmeliği anıtlarla ilgili, boğazlarla ilgili alanları koruma altına alıyor. Bu tarz yerlere yapı yapılmamasını söylüyor ve bu da güzel bir şey” dedi. “İmar affı aslında yanlış bir af” diye konuşan Özdemir, imar affı yönetmeliğinin oldukça geniş kapsamlı olduğunu ve kapsamının daraltılabileceğini vurguladı. Özdemir, “Allah korusun bir deprem olur da insanların canı yanarsa, imar affı yönetmeliğini çıkartanlar kaçak yapılan 5, 10 katlı binaya yapı kayıt belgesi vermelerini nasıl açıklayacaklar? Sadece para toplamak adına imar affını hak etmeyen binalar affedilemez” şeklinde konuştu.

“SORUMLULUK DEVLETİNDİR”

“Afet riski konusunda imar affı yönetmeliğinde ‘Eğer olur da ileride bir afet meydana gelirse, bu yapı kayıt izni belgesini vermemiz bizim değil, halkın sorumluluğudur’ deniyor” şeklinde konuşan Özdemir, “Eğer bu yapı kayıt belgesini devlet veriyorsa, sorumluluk da devletindir. Bu durum devletin, ‘Devlet olarak ben vatandaşın yapısını kabul etmiyorum ama aynı zamanda benim de paraya ihtiyacım var. Ben parayı alayım, sen ne yaparsan yap’ demesidir” diye konuştu. Sare Kurtulan

 

 

Share
716 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ