logo

reklam
11 Temmuz 2018

“İdam, kimyasal hadım çözüm değil, çözümden kaçmaktır”

Manisa Kadın Meclisleri üyeleri kayıp çocuklar ve çocuk istismarını durdurmak için eylem yaptı. Türkiye’de 8 yılda 104 bin 531 çocuğun kaybolduğunu belirten grup sözcüsü Kadın Meclisleri üyesi Yeliz Kurt, “Mevcut cezalar uygulanmazken, idam, kimyasal hadım gibi insan haklarına aykırı, adaletten uzak yöntemler kadınlar ve çocukların korunması için çözüm değil, çözümden kaçmaktır. Bu can yakıcı meseleleri çözmekte kararlıysanız; istismarın üstüne örtmek yerine, açığa çıkaranları suçlamak yerine, üzerimize kabus gibi çöken bu sorunun açığa çıkması, önlenmesi ve gerekli cezaların verilmesi için elinizi taşın altına koyun” dedi.

Manisa Kadın Meclisleri üyeleri 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda bir araya gelerek kayıp çocuklar ve çocuk istismarını durdurmak için eylem yaptı. Grup adına açıklama yapan Kadın Meclisleri üyesi Yeliz Kurt, Türkiye’de 8 yılda 104 bin 531 çocuğun kaybolduğuna dikkat çekerek, “Bu sayı 16 ülkenin nüfusundan daha fazla. Türkiye’de binlerce çocuk kaybolurken, Eylül ve Leyla’nın ardından halen çocuklar kayıpken, harekete geçmek için neyi bekliyorsunuz? Kayıp çocuklar için, çocuk istismarını durdurmak için, çocukların uğradıkları ayrımcılıklar için yıllardır hiçbir adım atmayanlar, ‘Çocuk istismarının araştırılması’ önergesini TBMM’de reddedenler, Eylül, Leyla ve daha nicelerinin ölümünden sorumludur” ifadelerini kullandı.

“Çocukları korumadığınızı kabul edin ve çocuklar yaşasın diye adım atın” Kurt, “Mevcut cezalar uygulanmazken, idam, kimyasal hadım gibi insan haklarına aykırı, adaletten uzak yöntemler kadınlar ve çocukların korunması için çözüm değil, çözümden kaçmaktır. Bu can yakıcı meseleleri çözmekte kararlıysanız; istismarın üstüne örtmek yerine, açığa çıkaranları suçlamak yerine, üzerimize kabus gibi çöken bu sorunun açığa çıkması, önlenmesi ve gerekli cezaların verilmesi için elinizi taşın altına koyun. Şimdi tüm bu yaşananların üzerine ‘Bu konuda hassasiyetimiz biliniyor’ diye açıklama yapıyorlar. Biz sizin hassasiyetlerinizi; istismar yasası için ‘Çocuğun rızasıyla yapılan işler’ demenizden, çocukların istismarcısıyla evlendirilmesini öneren önergeyi utanmadan meclise getirmenizden, çocuk istismarı araştırılsın diye meclise verilen önergeleri reddetmenizden, Ensar Vakfı’ndaki istismarı göz göre göre üstünü örtmenizden, sahip çıkanları tebrik etmek için girdiğiniz tebrik kuyruklarından, dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın ‘Bir kereden bir şey olmaz’ açıklamalarından, 115 hamile çocuk skandalının üzerini kapatıp, soruşturma izni vermemenizden, skandalı ortaya çıkaran uzmanı suçlamanızdan hatırlıyoruz” şeklinde konuştu.

“ÇÖZÜM KAPSAMLI VE BÜTÜNLÜKLÜ POLİTİKALAR GELİŞTİRMEK”

Kurt, açıklamasını şöyle sonlandırdı; “Çocuk istismarını durdurmanın, çocukları korumanın, yaşatmanın yolu kapsamlı ve bütünlüklü politikalar geliştirmektir. Bize düşen ise tüm kadınlar ve çocuklar için örgütlü ve kararlı bir mücadele sergileyerek bu politikalar için baskı oluşturmaktır. Ne Leyla, ne Eylül, ne Ufuk, ne Sami adaletin sağlanması yolunda aileleri, ne de örselenmiş hiçbir çocuk sahipsiz değildir. Ülkenin geleceği çocuklar için güvenli, mutlu, gülüp oynayacakları dans edip eğlenecekleri bir dünyayı inşa etmek hepimizin görevi. Nasıl ki kadın cinayetlerini, kadına yönelik şiddeti durdurmak için mücadele ediyorsak, çocuklar yaşasın diye de mücadele etmeye devam edeceğiz.” Buket Uşaklı

Share
149 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ