logo

reklam
07 Aralık 2017

Her 5 kişiden 1’i bebeğini düşürüyor

Hamileliklerde görülen düşük hakkında açıklamalarda bulunan Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Güvenal, ilk gebeliklerde düşük oranının yüksek olduğuna değinerek, “İlk 3 ayda olan gebelik kaybı, yüzde 20 gibi her 5 kişiden 1’inde düşük görülebilir. Ama tekrar etmesi, peş peşe düşük daha nadir görülür. O, yüzde 1 oranında. Yani bir kadının peş peşe 2 veya 3 düşük yapma olasılığı daha düşüktür” dedi.

Düşüğü ‘Hamileliğin 20’nci haftasından önce yani 5’inci aydan önce olan gebeliğin sonlanması’ olarak tanımlayan Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Güvenal, düşük hakkında açıklamalarda bulundu. Güvenal, 5’inci ile 9’uncu ay arasında olan gebelik sonlanmalarına ‘doğum’ denildiğini belirterek, “5 aydan önce gebelik sonlanıyorsa bu duruma ‘düşük’ diyoruz. Eğer ilk 3 ay içinde düşük oluyorsa buna ‘erken düşük’, 3 ila 5 ay arasında oluyorsa da ‘geç düşük’ diyoruz. Çoğunlukla gördüğümüz düşükler, ilk 3 ayda olan düşüklerdir” dedi.

HER 5 KİŞİDEN 1’İNDE DÜŞÜK GÖRÜLEBİLİR

İlk gebeliklerde düşük oranının yüksek olduğuna değinen Güvenal, “Genellikle ilk gebeliklerde, ‘spontan düşük’ diyoruz buna, hiçbir müdahale olmadan ilk 3 ayda olan gebelik kaybı, yüzde 20 gibi her 5 kişiden 1’inde düşük görülebilir. Ama tekrar etmesi, peş peşe düşük daha nadir görülür. O, yüzde 1 oranında. Yani bir kadının peş peşe 2 veya 3 düşük yapma olasılığı daha düşüktür” şeklinde konuştu.

“GEBELİKTE KANAMALAR NORMAL DEĞİLDİR”

Güvenal, gebelikte kanamaların normal olmadığını belirterek, “Düşükler bize gebelikte kanamayla veya parça düşürmeyle, kasık ağrısıyla gelebilir. Tabi her kanama düşük olacak anlamına gelmiyor. Gebelikte kanamalar normal değildir. Ama rahim ağzı kapalıysa, kanama hafifse, kasık ağrıları varsa buna ‘düşük tehlikesi’ diyoruz. Ama kanama çok, rahim ağzı açılmışsa artık düşük önlenemez; gebelik düşecek demektir. Düşük tehlikesi olan gebeliklerin de hepsi düşükle sonuçlanmaz. Gebelik normal sonuçlanabilir” dedi.

DÜŞÜKLERİN NEDENİ HER ZAMAN SAPTANAMIYOR

Düşüklerin her zaman nedenini saptanamadığının altını çizen Güvenal, “Yaşanılan düşüklerin nedenlerini 2 grup altında toplayabiliriz: Gebeye ait nedenler, Anneye ait nedenler. Gebeye ait nedenler şöyle: 3 ayda olan düşüklerin yüzde 60’ı bebek normal olmadığı için oluyor. Krozomal olarak normal olmayan bir gebelik söz konusu olduğunda bebek, vücut tarafından sanki doğal seleksiyon gibi atılmaya çalışılır. Ve düşükle sonuçlanır. Onun dışında anneye ait nedenler olabilir. Annede ciddi bir hastalık vardır. Kronik böbrek yetmezliği, ciddi kalp hastalığı, kontrolsüz bir şeker hastalığı, kontrol edilmemiş bir troid hastalığı vardır veya annede pıhtılaşma bozuklukları olabilir. Bunlar da düşüğün gerçekleşmesinde bir neden olabilir. Onun dışında ciddi oranda toksik bir şeye maruz kalmış olabilir. Mesela yüksek bir ışına maruz kalmış olabilir; besinlerden veya çevreden bebeğe toksik etkiler olmuş olabilir. Bazen nadir olarak ilaç kullanımları söz konusu olabilir. Bilinen bazı şeyler var: Çok fazla kahve tüketilmesi bebek için toksik olabilir, belirli bazı ilaçların gelişi güzel kullanılması. Diğer bir neden de enfeksiyon olabilir. Tabi bunlar daha düşük orandaki nedenlerden. Düşüğün nedenleri arasında şunlar da bulunur: Rahim anormal olabilir veya rahmin içinde bebeğin büyümesini engelleyen bir kitle vardır. Rahim ağzı yetersizlikleri de olabilir. Diğer bir neden de çoğul gebeliklerdir. Tüm bu sebeplerin dışında bir neden de saptayamayabiliriz” ifadelerini kullandı.

TEKRAR HAMİLE KALMADAN ÖNCE EN AZ 2 AY GEÇMELİ

Güvenal, hastaların ilk düşükten sonra tekrar hamile kalmadan önce en az 2 ay geçmesi gerektiğine dikkat çekerek, “İlk düşükten sonra tekrar hamile kalmadan önce hastaların 2 adet dönemi geçirmesini istiyoruz. Ondan sonra tekrar muayene olduğunda herhangi bir problem yoksa gebe kalmasına izin veriyoruz. Bizim için 2 ay yeterli” dedi.

“GEBELİKTE ANNE YAŞI ÖNEMLİ”

Anne yaşının gebeliklerde son derece önemli olduğuna vurgu yapan Güvenal, “İleri yaşlarda veya çok genç yaşlarda çok sıkıntılar olabilir. Özellikle 40’lı yaşlarda düşük oranı daha fazladır. Çünkü yumurta yaşlıdır ve burada döllenme sırasında hatalar daha sık olabilir. Hem bebekte anomali oranı artar hem düşük oranı artar hem de gebelikte tansiyon yükselmesi, şeker çıkması gibi problemler daha sık görülür” şeklinde konuştu.

“MOL GEBELİKTE BEBEK OLMAYABİLİYOR”

Güvenal, düşükler sınıfına sokulabilecek mol gebeliklere de değinerek, “Mol gebelik, halk arasında üzüm gebeliği denilen, normal oluşmayan gebeliktir. Bazen bunların bir kısmında bebek görülebilir, bir kısmında bebek hiç görünmez. O da tümöral bir durum gibidir. Gebeliğin içi üzüm salkımı gibi keseciklerle doludur. Burada da hastanın adetleri gecikir, gebelik testleri pozitif çıkabilir. Ultrasonla baktığımızda anormal olduğunu görebiliriz, gebelik kesitini göremeyiz. Tam üzüm gebeliğinde bebek yoktur zaten, kesikler doludur rahimde. Hattan hasta bazen bu kesecikleri düşürebilir. Bunun bir kısmı ‘kısmi’ dediğimiz mol gebelikte bebek görülebilir. Bunlar da anormal gebeliklerdir. Bunları da hasta bazen düşük olarak algılar” dedi.

“DÜŞÜK YAPAN HASTANIN SAĞLIĞI ÇOK ETKİLENMEZ”

Yaşanılan düşüğün kadın sağlığına çok direk bir etkisi olmadığını belirten Güvenal, “Ama yaşanılan düşükten sonra yapılan müdahalelerin, tedavilerin, işlemlerin komplikasyonları sonucu hastada bazı problemler olabilir. Ama düşük yapan hastanın sağlığı çok etkilenmez” ifadelerini kullandı.

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI HAMİLELİKTE ÇOK ÖNEMLİ

Güvenal, ağız ve diş sağlığı problemlerinin hamilelikte çok önemli bir nokta olduğuna değinerek, “Ağızda çürük diş olması ciddi bir enfeksiyon kaynağıdır. Buradaki mikroplar yerleşebilir ve bunlar kan yoluyla vücudunun bazı yerlerine yerleşebilir. Mesela dişlerinde çürük olan ve ağız hijyeni çok iyi olmayanlarda hem düşük oranı artar hem de erken doğum riski artabilir. Dolayısıyla ağız ve diş sağlığı bizim için çok önemlidir” dedi.

“KADINLARIN İDEAL KOŞULLARDA GEBE KALMASINI İSTİYORUZ”

Güvenal, “Biz kadınların ideal koşullarda gebe kalmasını istiyoruz. 25 ila 35 yaş arası ideal doğum yaşlarıdır. Bir de sağlıklı koşullarda yaşıyor olması, sağlıklı beslenmesi lazım. Sigara içmemesi, çok alkol tüketmemesi, gazlı içecekler tüketmemesi, lazım. Bunlar olduktan sonra kişi sağlıklıysa gebeliği de sağlıklı geçer. Tabi ki döllenme sırasında bazı hatalar olabilir. Ama sağlıklı bir anne, sağlıklı bir gebelik geçirir” şeklinde konuştu.

GÜVENAL’DAN ÖNERİLER

Anne adayları için önerilerde bulunan Güvenal, “Gebe kalmak isteyen her hasta mutlaka önce bir jinekoloğa başvursun. Kontrollerden geçsin. Anormal bir durumu, enfeksiyonu varsa önlemini alsın. Çiğ et yememelerini ve sağlıklı beslenmelerini öneriyorum” dedi. Buket Uşaklı

Share
43 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ