logo

reklam

Hakan AĞAR yazdı… “YOLDAN GEÇENİ KOLTUĞA OTURTMAYACAKSIN”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

 

 

Geçtiğimiz günlerde birçok spor dalında çekilen zorluklara tanık oldum. Aslında sporun içinden gelen birisi olarak zorluklarına aşinayım ancak şu anda yaşanan ekonomik zorluklar ve spor dalı fark etmeksizin birçok kulübün facia yönetimleri yüzünden Türk sporu yerlerde sürünüyor. Ödenemeyecek paralara imza atmak, “Bizden sonraki yönetim düşünsün”cülük, kim nereden çorbayı vuracak hesaplarıyla bugünlere gelmiş bir Türk sporu. Kısa iki örneğim var:

HİÇBİR SORUMLULUK YOK

Yaklaşık 1 hafta önce sosyal medya üzerinden MHP Milletvekili Saffet Sancaklı’nın meclisteki konuşmasına denk geldim, belki siz de gelmişsinizdir. Konu Türk futbolunun ne hallerde olduğu. Hesapların az-çok hepimiz farkındayız ancak Sancaklı söyleyince daha da net oldu. Sırf 4 büyükler olarak adlandırılan takımlarımızın borçları yaklaşık 10 Milyar Lira’ya yakın. Böyle bir para var mı? NO. Bu para ödenebilir mi? İMKANSIZ. Peki bu filmin sonu ne olacak? Ya devlet bu işe el atacak, eski yöneticilerin batırdığı paralar ödenen vergilerle sıfırlanacak, devlet kasası zarar görecek ya da takımlarımız puan cezaları alacak, Avrupa’dan men edilecek ve zamanında İtalya’da olduğu gibi takımların düşmesine izin verilecek. Bu hatayı yapan en büyük İtalyan kulübü Parma’ydı. 90’larda Buffon, Cannavaro, Zola, Thuram gibi oyuncularla fırtına gibi esen kulüp, sponsorun çekilmesiyle beraber 0’dan başlayarak Serie D’den yeniden başladı ve şimdilerde yeniden Serie A’ad mücadele ediyor. Tabii bizim ülkenin durumunu İtalyanlarla karşılaştırmak da yanlış çünkü İtalyan takımları birer şirket olarak yönetiliyor. Bizde de A.Ş belki ama bir sahibi yok. İtalya’da tüm kulüplerin sahipleri olduğu için girdisini de çıktısını da sahibi olan arkadaşımız karşılıyor. Bizde 4 büyüklerin sahibi yok, emanetçisi var, tüm kulüplerimizde olduğu gibi. Yönetimler 2-3 sene aralığında geliyor, kendisine ait olmayan paralarla sözleşmeler imzalıyor ve emanetçisi olduğu kulübü bırakıp gittiğinde arkasında milyonlarca lira zarar bırakmasına karşın hiçbir sorumluluk sahibi olmuyor. TADINDAN YENMEZ

BÜYÜKŞEHİR’E BÜYÜK ALKIŞ

Basketbolda durum daha da vahim. Futbolda yine federasyon gelirleri, yayın hakları, sponsorluk, iddia gelirleri gibi takımı dengeleyecek bazı gelirler var, basketbolda bu da yok. Bu sezon Türk basketbolunu kara yılı denebilir. Konuyu takip etmeyenler için söyleyeyim; Süper Lig’den 2 takım “Biz bu işi yapamayacağız” deyip dükkanı kapatırken, 1. Lig’den 2, 2. Lig’den yanlışım yoksa 5 takım bu sezon mücadele edemeyeceklerini söyleyip kilidi vurdular. Bunca oyuncunun olduğu bir sektörde bir anda oyuncular işsiz kalabileceklerini fark ettiler. Oyuncuların piyasası düştü, oynayabilecekleri kulüp sayısı azaldı. Şuradan sayın ki Manisa Büyükşehir Belediyespor’un yaptığı büyük işi neden artık daha çok takdir ettiğimi anlayın. Belediye bu işe geçen sene el attığında TB2L’de mücadele eden toplamda 24 takım vardı, 12’şerli gruplara ayrılıyordu. Şu anda 21 takım mücadele ediyor. Yani ligin toplam takım sayısına bile ulaşılamadı. Şu an TB2L A Grubu’nda son sıradaki 3 takım da oyuncularına 5 lira para vermeden takımlarını sahaya çıkartıyor. B Grubu’nda da 2 takım aynı durumda. Oyuncular da gidebilecekleri alternatif bir takım olmadığından dolayı, bir umut göze gireriz diye buralarda bedavaya oynamaya devam ediyor. Birçok takımda arkadaşlarım olduğu için işin ne kadar korkunç boyutlarda olduğunu rahatça görebiliyorum ve bu yüzden hem geçen sene hem bu sene kulüp olarak basketbolun bu kadar arkasında durduğu için, bu kadar profesyonel olabildiği için Manisa Büyükşehir Belediyespor’u hakikaten çok takdir ediyorum.

KARŞINIZDA İKİ ÖRNEK

Dedim ya; Her spordan, her alandan bir “Yeter artık” sesi çıkıyor. Koca Ankaragücü kulübünde hoca çıkıp “6 aydır para almıyoruz, yeter, ben istifa ediyorum, siz de kaynak bulamıyorsanız istifa edin” diyor, TBL’de Manisa BBSK’nin rakiplerinden Selçuklu Belediyesi bu hafta oynadığı maçta ilk topu kullanmayarak taraftarı önünde yönetime sinyal veriyor, maç sonrası toplantıda da kaptan “Bizim de ailemiz var, artık bu iş çözülsün, parasız nereye kadar” diyor. Elbette bunlar şahsen hiçbirimizi ilgilendirmiyor ancak böyle böyle, alttan alttan, yavaştan yavaştan Türk sporu eriyor. Alt liglerdekiler sporu bırakacak duruma geliyor, Süper Lig’dekiler top oynamaya kafayı takacağına, kaç ay sonra para alabileceğini düşünüyor. Bu yönetim işini iyi yapan kulüpler var, bir de hiç bilmeyen kulüpler. Şimdi hemen yanıbaşımızda 2 kulüp var, hemen karşılaştırın. Manisaspor neredeydi, şimdi nerede, Manisa BBSK neredeydi, şimdi nerede. İşte bu karşılaştırma iyi yönetim, iyi yatırımın takımları nereden nerelere taşıyabileceğinin örneğidir. Sözde BÜYÜK MARKA Manisaspor oynayacak saha, oynatacak oyuncu, sahaya koyacak hoca, içecek su bulamazken, profesyonel arenaya futbolda 2015-2016’da, basketbolda geçen sene adım atan Manisa Büyükşehir Belediyespor, futbolda 1. Lig’e, basketbolda Süper Lig’e çıkmaya baş koydu, zirve yarışı yapıyor. Demek ki neymiş? BİLMEYEN ADAMLAR YÖNETİCİ OLUNCA OLMUYORMUŞ. Demek ki neymiş? ADAM GİBİ YAPILINCA OLUYORMUŞ. Demek ki NEYMİŞ? Sporu bilenler yönetseymiş, bu memlekette de adam gibi spor yapılır, başarı da alınırmış. Çözüm neymiş? YOLDAN GEÇENİ KOLTUĞA OTURTMAYACAKMIŞSIN. Bu işi beceremeyenler piyasadan silinecek, becerebilenler sivrilecek. NOKTA.

Share
243 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sevim GÜNGÖR yazdı… “TEKEL BİNASI”

    18 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Manisa’daki Cumhuriyet dönemine ait kamu yapılarından İstasyon Binası ve Hükümet Konağı’nın ardından bugünkü yazımın konusu Manisa Tekel Binası’dır. Cumhuriyetin ilk yıllarına (1926) tarihlenen yapı, Utku Mahallesi’nde sevgi yolu denilen yol üzerindeki meydanda bulunur. Eski Tekel Binası günümüzde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak işlevini sürdürür. İki katlı inşa edilen yapının güney doğu cephesi pahlanmış ve yapıya giriş buradan sağlanmıştır. Meydana bakan girişin üzerinde balkon yer alır. P...
  • Gülçin HAZIR yazdı… “DİRİLİŞİN ADI ÇANAKKALE”

    17 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Bir destanın adıdır Çanakkale. Çanakkale Zaferi tarihin akışını değiştiren bağımsızlığı uğruna canını vermekten çekinmeyen Türk Milletinin kahramanlık destanıdır. Çanakkale Zaferi ulusumuzun bütün varlığıyla özgürlük ve bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin sembolüdür. Çanakkale savaşları sıradan bir mücadele değil, Türk Milletinin gösterdiği yüksek fedakarlığın ve kahramanlığın abidesidir. Atatürk’ün askeri dehası, Türk askerinin vatan sevgisi ve bağımsızlık inancı zaferin temelini oluşturmaktadır. Tarih...
  • Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE MODA SERÜVENİ”

    17 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Senden ayrı yaşayamam Çünkü çok sevdim seni Hasretine dayanamam Sen de terk etme beni Ancak bütün güzellikler, iyilikler saygı, sevgi ve daha neler neler bizleri bir bir terk ediyor. Bu da ne demek demeyin bana gerçeklerden kaçamazsınız ve saklanamazsınız. Peki o zaman ne yapacaksınız işte yine sırası geldi birbirinizin yüzüne bakın derler bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim ve de tam sırası kıyafetlerinize bakın. Bakalım ne göreceksiniz. Çünkü parasını verip aldığınız kıyafeti ...
  • Tahir Hamdi ORAL yazdı… “YAŞANMIŞ BİR HİKAYE”

    14 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Biz buna devrimci olmak diyoruz.... Mexico City’de 200 metre finali koşulmuş. Amerikalı (siyah) atletler Tommie Smith ile John Carlos birinci ve üçüncü gelirken, ikinciliği Avustralyalı (beyaz) Peter Norman kazanmış. Madalya töreni için bekledikleri sırada, Carlos, Peter Norman’ın yanına gelerek sormuş; ─ İnsan haklarına inanıyor musun? ─ Evet, inanıyorum. ─ Peki ya Tanrı’ya? ─ Bütün kalbimle... Bunun üzerine, iki siyah atlet kafalarındaki eylem planını açık...