logo

reklam
10 Eylül 2018

Hakan Ağar yazdı: İŞİN ÇOK ZOR ERKAN HOCAM


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

Manisaspor’un evinde sahne alacağı ilk maç için normalde girdiğim ve maçları takip ettiğim Basın Tribünü yerine taraftarın yanında maçı izlemeye karar verdim. Formamı giydim, Kapalı Alt kısmında yerimi aldım. Öncelikle şunu söylemek lazım; Geçen sene haftalar öncesinden küme düşen, bu sene hiçbir transfer yapamayan, lige -6 puanla giren ve sadece bir altyapı takımı olarak ligde yer alan bir Manisaspor’u bu kadar insanın izlemeye geleceğini hiç tahmin etmiyordum. Tabii ki tahmin etmek güç ancak 2 bini geçik insan (ki bu Manisa için müthiş bir rakam) maç takip ediyordu. Saha dışında herşey iyi hoş, gelelim sahanın içine.

KLASİK TÜRK HAKEMİ

Sahaya çıkan 11’de tecrübeli 4 oyuncumuzdan sadece Timur ve Atilla yer alıyordu. Erkan hocanın tercihlerine çok fazla eleştiri getirme hakkım olduğunu düşünmüyorum, sonuçta elinde 4 tane profesyonel dünyayı tatmış, tecrübeli sayabileceğimiz oyuncusu var ve bunları idareli kullanmaya çalışıyor. Maça başlayan kadro müthiş deorganize, heyecanlı, fazla hırslıydı. İlk dakikalarda iki taraf da ne yapacağını bilmeden oynayınca takımların dizilişini bile 20. dakikalara kadar doğru düzgün anlayamadım. İlk yarı iki tarafın da dengesiz oyununu görünce ve net hiçbir pozisyon yaşanmamasından dolayı soyunma odasına berabere gideriz demiştim ama hakemin hatalı kararıyla 44’de gole kalede görünce “Maç bitti” moduna girdim. Gol poziyonunda açık ve net şekilde, golü atan Tuğrul’un bizim savunmamızdan Berk’e tehlikeli hareket yaptığını gördük. Biz gördük de birşey mi değişti? NO. Klasik Türk hakemleri diyebiliriz. Süper Lig’e VAR da bize YOK mu?

MÜTHİŞ YEDEK UĞUR

2. yarının başlarında belki birazcık gençlerin içindeki ateşe güvenerek golü bulabileceğimize inandım ancak 54’te yediğimiz gol morallerimizi iyice sıfırladı. Öyle ki bizimkiler oyunda yenemediği rakiplerini kavgada yenmeye kalkınca işler iyice tatsızlaştı. 70’lerde 1-2 ileriye gidelim derken gelen net penaltı ve Timur kaçırsa da MÜTHİŞ YEDEK Uğur’un golü bizi inanılmaz motive etti. Tüm tribün ayaklandı, oyuncular enerji doldu, takım ileriye iyi baskıyla gitmeye başladı. E bunu gören Hacettepe de oyunu yavaşlattı, iyice kapandı, zamana oynadı ve 3 puanı aldı. Son anlarda direkten dönen topumuz akıllarda kalsa da, rakibin de çok net pozisyonları harcadığını, daha doğrusu Zafer’in çok top çıkarttığını göz önüne alırsak mağlubiyeti hak ettik denebilir.

YAZIKLAR OLSUN

Bu maçta elbette eleştirebileceğim çok şey var ancak Manisaspor oyuncularının şu an eleştirilmeleri saçma olur. Zaten 1- Transfer yasağından dolayı mecburen bu sezon bu takımla gidecek, 2- Bu oyuncuların çoğu U-19 oynayacağı yaşta A Takım’ın ağırlığını omuzlarına almış durumda. Ancak yine de bazı oyuncular için küçük birer değerlendirme yapılabilir. Kaleci Zafer tecrübesizliğinden ötürü birkaç kez boşa çıktı, belki kurtarabileceği bir golü kalesinde gördü ancak karşı karşıya kaldığı 2 pozisyondaki başarısıyla bence umut verdi. Berk “Adam olacak çocuk” imajını bence herkese verdi. Dengeli ve savunmada takımı biraz rahatlatıyor, elbette hataları da yok değil.  Ömer Buğdaycı zaten 3 seneye yakındır A Takım bünyesinde bulunan ve müthiş potansiyeli olan bir oyuncu. Bu maçta çok sahneye çıkamasa da takımın net yıldızı olduğunu gösteriyor. Okan orta sahada çok agresif olduğundan dolayı oyuna çok odaklanamıyor. Oyunun savunma yönünde iyi işler yapsa da, orta sahada oyun kurma işinde de biraz yol kat etmeli. Furkan Parsak ne yazık ki maçta bizden gördüğüm en etkisiz isimdi. Uzun fiziğine rağmen zamanlamayı neredeyse hiç tutturamadığından sadece 2 hava topunda başarı sağladı, gelen topları ayağında çok geveledi, ezdi. Erkan hoca Furkan’ı belli ki pivot olarak kullanacak ancak genç kardeşimizin biraz daha zamanlama konusunda dikkatli olması şart. Timur’a gelirsek, sakatlıklar ondan belki biraz fiziksel özelliklerini almış olabilir ancak teknik hala yerinde. Maç boyunca çabaladı, alan bulmayı daha bilmeyen gençlere biraz yol gösterdi. Penaltıyı kaçırması morali açısından kötü bir çizik oldu. Uğur’u değerlendirelim mi? Buradan Uğur’a soru; Sen futbolcu musun, yorumcu musun, ARTİST MİSİN? 57’de oyuna girdikten sonra HİÇBİR ŞEY yapmayan, buna karşın BEDAVA bir gol attı diye futbolcuyum sanan Uğur kardeş, artistliğinle yediğin kırmızı kartı sonuna kadar hak ediyorsun. Bu gencecik çocuklara örnek olacağına, onlara abilik edeceğine kendini rezil ediyorsun. 2 senedir topa vurmuşluğun yok, işe yarayacağın tek senede de takımına ihanet ediyorsun. YAZIKLAR OLSUN.

CANINIZ SAĞ OLSUN

Genel olarak sezonun ilk maçıyla ilgili görüşüm; İŞİN ÇOK ZOR ERKAN HOCAM. Bu çocuklar patlamaya hazır fıçı. Her birini kontrol altında tutmak zorundasın. Her maç böyle kartlar havada uçuşacak, sahada yenemediğini dövüşte yenmeye çalışacaksan BU SEZON BİTMEZ. -6’yla başladığımız sezona ilk 2 haftada 0 çekerek -12’yle başlamış olduk. Bu sezon zaten kimsenin sizden bir başarı beklentisi yok çocuklar, sadece savaşın bize yeter. 3. Lig’e mi düşeceğiz? Düşelim. Siz sahada şu ikinci yarıda gösterdiğinizi bize verin, her maçtan sonra bu taraftar sizi zaten alkışlar. Her şeye rağmen canınız sağ olsun, bir sonraki maçlarda elbet bu iş olur.

Etiketler:
Share
280 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hakan Ağar yazdı: İŞİN ÇOK ZOR ERKAN HOCAM

    10 Eylül 2018 Genel, Köşe Yazıları, Spor

    Manisaspor'un evinde sahne alacağı ilk maç için normalde girdiğim ve maçları takip ettiğim Basın Tribünü yerine taraftarın yanında maçı izlemeye karar verdim. Formamı giydim, Kapalı Alt kısmında yerimi aldım. Öncelikle şunu söylemek lazım; Geçen sene haftalar öncesinden küme düşen, bu sene hiçbir transfer yapamayan, lige -6 puanla giren ve sadece bir altyapı takımı olarak ligde yer alan bir Manisaspor'u bu kadar insanın izlemeye geleceğini hiç tahmin etmiyordum. Tabii ki tahmin etmek güç ancak 2 bini geçik insan (ki bu Manisa için müthiş bir ra...
  • ÇEK BİR ÇAY, DEMLİ OLSUN

    18 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Hayat kaynağımız sudan sonra en çok tükettiğimiz içecek nedir diye sorsam, zannediyorum çoğumuz hiç düşünmeden çay yanıtını veririz. 5000 yıllık bir geçmişi olan çay ile tanışmamızın mazisi 100 yılı bulmaz. 1937 yılında verimli dikimin başarıldığı,1947 yılında  ilk fabrikanın açılması ile Çay  hayatımıza bir girmiş pir girmiştir. Dedelerimizin bilmediği yani hayatımızda, kültürümüzdeki yeri, eski olmayan bir şey nasıl olur da bu kadar vazgeçilmez olur. İçerken de, demlerken de hakkını vermek gereken çayın nasıl ve nereden hayatımıza girdiğini d...
  • HABER’İMİZ

    18 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Yazı yazmak için erken bir saat. Saat 07.00 uykum Spil’in ardına saklandı. Yatakta bir sağa bir sola dönerken gazetemiz Haber’i düşledim. Akşam ağabeyim eve geldiğinde Haber ve Hayat’ın el değiştirdiğini söylediğinde yirmi yıl yazı yazdığım gazetemizde geçen günler bir sinema şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. 4 Aralık. 1996 yılında Manisa’ya “merhaba” demişti gazetemiz. Bu yirmi yıl içinde haftada üç dört gün yazı yazıyordum. Yazı yazdıkça Haber’de çalışanlarla, köşe yazısı yazanlarla yekvücut olmuştuk. Gazete kurucuları Ağarlar’ın zarif...
  • ŞİİR HEP ŞİİR

    16 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Sevgili Şükran, bu mektubumda da yine şiir, şiir diyorum. Yaşamını ne ile örmek isterseniz dediklerinde verdiğim yanıt her zaman  şiir olmuştur. Şiir seven insanın yüreği hep aydınlıktır. Bakışları daima ileridir. Usunda hep bilim ilim vardır. Şiiri bana sevdiren babamı burada saygı ile anmak istiyorum. Canım arkadaşım, sağım solum şairlerle dolu. Yine anılarımın peşinde Salihli Şiir İkindileri'ndeyim. Salihliler ne değin şanslılar ki, Zafer Keskiner ve Şadan Gökovalı ile şiirin dünyasına girdi. Şimdiki çocuklar ve gençlerde Salihli’de geçmi...