logo

reklam
27 Eylül 2018

Hakan Ağar yazdı… “En güzeli oldu”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

Türkiye Kupası’ndan ve herkesin hemen elen- me isteğinden hep nefret etmişimdir. Türkiye’de olay şu; Büyük takımlar ilerlemek istemiyor çün- kü maç başı oyuncu ma- liyeti, orada galibiyet al- san bile çıkmıyor, kulüp zararda. E taraftar 2.-3. Lig takımlarıyla olan maça gelmiyor, oradan da zarar. Zaten sen şampiyonluğa oynuyor- sun, bir yandan da Avru- pa var, ekstra bir kon- santrasyon bozacak yol giriyor. Sonuç: Büyükler kupada ilerlemek istemi- yor. E alt lig takımları? Onlar da zaten kupayı kazanamayacak olduğu- nu bildiği için ilerleyip kafa karıştırmak ya da as oyuncuları yormak is- temiyor. Çünkü bunun birçok kez nasıl sonlan- dığını gördük. En yakın örneğini Manisaspor’la görmedik mi? 2014-2015 sezonunda takım 1. Lig’deyken Çeyrek Fi- nal’e çıkıp Galatasaray’la eşleşti, mecbur as oyun- cularla oynayacağız der- ken takım küme düştü. Manisa Büyükşehir Bele- diyespor geçen gün ku- padan elendi, bir kupa- dan elenmek neden olumludur bence örnek- lerimden anlamalısınız.

HEMEN KURTULACAKSIN

Belediye bu sene de şampiyonluk hedefliyor ve grubunda en güçlü ekiplerden birisi. Lig gru- buna bakıyorsunuz; Me- nemen, Tuzla, Urfa, Ka- ragümrük gibi ciddi ta- kımlar var. Maçın ardın- dan arkadaşlarla maçı değerlendirirken de söy- ledik: “Hedefin varsa ku- padan hemen kurtula- caksın.”. Kafanı tama- men lige vermezsen, deplasman yollarında kupa hayalleriyle kafayı dağıtırsan lig elinden ka- yar gider. Bakınız Akhi- sar geçen sene tarihi bir başarı yaşadı yaşaması- na da küme düşmekten de son anda kurtuldu. Belediye’nin şimdi önün- de hiç maç kaybetmemiş bir Tarsus’la olan deplas- manı, ardından ligin en iyi savunmacılarından Pendik maçı varsa o za- man bu maçı salmak en güzeli.

ALKIŞLAR MEHMET UYSAL’A

Kupa maçına genel bakışımız özetleyişimin ardından maçın nasıl oy- nandığına da değinmek lazım. Belediye tama- men yedek takımla çık- masına karşın bence özellikle kırmızı kart çı- kana kadar gayet başarı- lı bir oyun çıkarttı. Sa- vunmadan çıktığı organi- ze toplar, Kürşat’ın orta sahada topu nereye ata- cağını bilmesi ve takımı yönlendirmesini çok be- ğendim. Özellikle ilk yarı skoru da aldıktan sonra Çağrı sol bekten sürekli

bindirdi, ortaladı, oyunu sürükledi ancak isabetli pas konusunda sıkıntı çekti. Yine Umut Sön- mez topu hücum alanına iyi taşıdı ancak hücumda asıl yaşanan problem el- bette genç kardeşimiz Mehmet’in bu arenaya alışkın olmamasından. Ben Mehmet’i altyapıdan biliyorum ancak maçını hiç izlememiştim. Hücum alanında baskısı olsun, fiziksel olarak ince ve at- letik olmasından olsun genç kardeşimizi çok be- ğendim. Öncelikle bu kardeşimizi yetiştiren ebeveynlerini, öğretmen- lerini ve antrenörlerini kutluyorum. Ardından bu kadar önemli bir senede onu kadroya alan ve ku- pada da 90 dakika oyna- tacak kadar cesur olan Levent Devrim’i de kutlu- yorum. Bu maçta bence önemli sinyaller verdi Mehmet Uysal. Özellikle 2. yarıda önüne gelen topu kafasıyla taşıyıp, ceza sahasında soluna çekip savunmayı ekarte etti, son vuruşu da direği yalayıp gitti. Eğer ki bir gol bulsa kendi özgüveni açısından da harika ola- cak, takım da skoru iyice rahatlattığı için arkada daha iyi alan bulacaktı. Yine de genel açıdan Mehmet Uysal kardeşi- mize artı puan verdim. Yine genç olan yeni transfer Umut Şentürk de orta sahada yaptığı harika baskı ve istekli oyunuyla hocaya ligde de onu kullanabileceği sinyalini verdi. Kırmızıyı yiyene kadar dengeli oy- nayan Belediye, eksik kaldıktan sonra elbette açıklar verdi ancak maça gelmeyenler için özellikle rakipten Alperen’in attığı gol kurtarılamaz birşey- di. Zaten son saniye golü de karambolden geldi, yani Belediye as- lında hak etmediği bir mağlubiyet aldı diyebili- riz.

KIRMIZIYA KADAR

Genel olarak bakıldı- ğında tamamen yedek bir kadroyla başarılı bir maçtı ancak kırmızıya kadar. Hakem Alim Kan- demir maç boyu iyi idare etse de kırmızıyı çıkarta- rak kendisini de, maçı da, ev sahibini de balta- ladı. Ne yazık ki bir çuval inciri mahvetti. Ancak her işte bir hayır vardır. Belki Belediye bu turu geçse uzak bir deplas- manda eşleşecek, kafa- lar karışacak, vücutlar yorulacaktı. En güzeli oldu ve hoca da alterna- tif oyuncularını görebil- me şansı buldu. Bu hafta Tarsus maçı çok zorlu olacak, rakibin de başa- rılı performansını göze alırsak Belediye’nin kon- santrasyonu asıl oraya vermesi gerekiyor. Kupa mağlubiyetini, lige galibi- yetle dönerek telafi ettir- meleri dileğiyle…

Share
168 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şükran FARIMAZ yazdı… “MERHABA  BEDRİYE”

    18 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                Daha ilk yağmurla bahçedeki  İstanbul  gülleri  solmuş, herkes erkenden evine çekilmişti.  Issız  duvar diplerinde, pencere kenarlarında tek tük de olsa ölü kuşlarla kelebekler görülüyor, yol boyu uzayıp giden  yapraklarla bir kırgınlık gibi uzuyordu güz: Bir mektup, son bir mektup olsun gelmeyecek miydi ondan? Merhaba Bedriye, Bir Ağaç Bir Kadın’dan alıntıladığım bu sözcüklerle yine ve yeniden merhaba! Biliyorsun  yayımlatmakla yetinmeyip  kendi aramızda  ayrıca konu edindiğimiz mektup...
  • Ali Haydar Aksakal yazdı.. “SPİL MİLLİ PARKI”

    18 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                Muhteşem Sipylos Dağı… Hititlerin Zippasla Ülkesi dedikleri, gizemli bir tarihi içeren ve unutulmuş kahramanların yaşadığı topraklardır… 3. jeolojik devirde deniz dibinde biriken tortuların yükselmesiyle Manisa Dağı oluşmuştur. İçinde mağaralar, nehirler, göller ve su kaynakları olabilir. Tortuları, Sülüklü Göl civarında ve Çeşme Başı Mahallesinin üst sırtlarında görmek mümkündür. Sülüklü Göl, kalker arazide, Spil Dağı Milli Parkı’nın 600 metre yüksekliğinde oluşmuş bir dolin gölüdür. ...
  • Sevim GÜNGÖR yazdı… “ÇIĞLIK”

    17 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

          Kasvetli bir pazar günü… Henüz akşam bile değil ama gün karanlık. Siyaha yakın bulutlar büyük kümeler halinde güneşi engelliyor. Güneş bir çıkıp bir kayboluyor,  “umudun bir var, bir yok oluşu” gibi… Balkonumdan bahçeme doğru oturmuş kahvemi içiyorum. Bir yandan yağmur yağsa da karanlık bulutlar aydınlansa diyorum, bir yandan bu karanlığı yaşamak istiyorum. Derken içimden bir ses -yok hayır binlerce ses- çığlığa dönüşüyor ve “bu karanlıklar aydınlıklara ne zamana kadar direnebilir” diye feryat ediyor. Karşımdan yüz...
  • Gülçin HAZIR yazdı… “İNSAN OLMAK”

    16 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                Dünya  üzerinde insanların özgürce ve eşit yaşadığı sürece, yaşanılan hayatın anlam ve öneminin var olma ilkesinden yola çıkarsak, düşünmemiz gereken üzerinde insan yaşamayan bir dünyanın ne kadar boş ve bir o kadar da anlamsız olduğu olgusuna varırız. Dünya üzerinde yaşayan bütün insanların özgür ve eşit olduğu düşüncesi ve bunu takip eden çalışmalar ilk olarak 1776 yılında Amerika ve Avrupa’da başlamış, daha sonraki süreçte de Fransız halkı ülkelerindeki kötü yöneticileri ile yönetime ...