logo

reklam

Hakan AĞAR yazdı… “BU TAKIM ARTIK BENİMSENDİ”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

 

Haftasonu oynanan Manisa Büyükşehir Belediyespor- Menemen Belediyespor maçı bana net 4 şey gösterdi;

1- Büyükşehir’in kafasını verdiğinde, konsantrasyonu tam olduğunda ve taraftarı arkası olduğunda bu ligin en durdurulamaz takımlarından olduğunu…

2- İsmail Haktan Odabaşı’nın bu lig için 1-2 gömlek yukarıda olduğu, keyfine geldiğinde rakibi tek başına dağıtabildiğini ve bu transferin yönetimin en büyük başarılarından olduğunu…

3- Eğer olur da şampiyonluk 1-2 puanla kaybedilir, Play-Off’a kalınırsa, kaybedilen Tokatspor maçına çok daha fazla üzülüneceği…

4- Manisa’daki sporseverin artık Manisa Büyükşehir Belediyespor’u tamamen benimsemesi, kucaklaması ve desteklemesi…

Hakikaten Büyükşehir keyif verdi. Menemen Belediyespor karşısında bir galibiyet bekliyorduk, evet ancak bu denli bir bozguna uğratılmasını beklemiyorduk. İlk yarı gelen kırmızı kart rakibin direncini düşüreceğine, bizimkileri 2-1 öne geçirdikten sonra fazla rahatlattı. Öyle rahatlattı ki skor bu haldeyken rakibin kafası direkten döndüğünde şans anı yaşadık. Sonra takımı İsmail ayağa kaldırdı. Top taca çıktığında herkesin duyabileceği şekilde takıma azarı bastı: “Beyler 2-1, 2-1 haydi bastıralım, gol atalım.” diye bağırdı. Sonra sürekli bastıran taraf bizimkiler oldu ancak gol gele gele 82’de geldi, sonra da sırayla takır takır sıralandı. Bu galibiyet çok önemliydi ancak maç bittikten sonra da oyuncular bu sevinci yaşayamadan hemen 4 gün önce lig sonuncusuna verdikleri 3 puana yandı. Ancak olanla, ölene çare yok, sadece önündeki maçlarda telafi etmeye bakacaksın.

MANİSA’NIN LOKOMOTİF TAKIMI ARTIK MANİSA BBSK

Bu maç takımın yapabileceklerini göstermesinden öte benim için tribünlerin tepkisini ölçme maçıydı. Şampiyonluk haftalarına gelinmiş, son 4 hafta kalmış, evinde lideri ağırlıyorsun ve böyle dönemlerde taraftar oluştuğunu hissedersin, ben öyle hissettim. Eğri oturup, doğru konuşalım; Manisaspor öldü. Ben çocukluğumdan beri Manisasporluyum ve olabildiğince her maçına giderim, basın camiasında da çevremde de bunu herkes gayet iyi bilir. Şu anda Manisa BŞBS yönetiminde olan Manisalı ağabeylerim de yıllarca Manisasporluydu, bunu kimse inkar etmez. Bu sene de çocuklar oynamasına karşın tüm maçlarına gittim ve artık gönlüm yoruldu, bence herkesin yoruldu. Kimse kusura bakmasın, o kulüp artık öldü. Ya borçlardan, ya transfersizlikten yavaş yavaş amatöre düşecek ve çok büyük olasılıkla kapanacak, bunu kabul etmek lazım. Bir yandan da hızla yukarıya tırmanan, borçsuz, iyi yapılanmış, tesisleri olan, istediği oyuncuyu alabilen, kendisi de yetiştirip sahaya süren ve en önemlisi KAZANAN bir Manisa Büyükşehir Belediyespor var. Bu tamamen şahsi fikrim; Son maçta gördüğüm tıklım tıklım tribünler, Manisaspor’a beslediği sevgiyi artık forma rengiyle, yeni ismiyle (Manisa FK) bu takıma besliyor. Manisa Büyükşehir Belediyespor artık benimsenmiş, artık seviliyor, artık kapalı gişe oynuyor, artık maçına gidilen takım, artık Manisa’nın lokomotif takımı.

SPORTİF BAŞARI YOKSA, DESTEK DE YOK

İster beğenin, ister beğenmeyin; Kimse kaybeden takımları UZUN süre desteklemez. Bir sezon desteklersin, küme düşer eyvallah dersin, sonra yine küme düşer ve takım şu anda Manisaspor’da olduğu gibi 30. haftada puansızsa tapa dersin, ben dedim. Spor sonuç işi, spor başarı işi ve eğer sportif başarı edinemezsen istersen 500 senelik kulüp ol, tribünlerin yavaş yavaş boşalır, arkandaki destek çekilir, futbolcu havuzun azalır ve yok olur, gidersin. Manisalı sporsever aynı gün oynanacak Manisaspor maçını mı tercih eder, yoksa Manisa BŞBS mi? Tribünlerdeki sayılar da, sahadaki skorlar da bu sorumu cevaplıyor. Bu denli büyük borçlu ve artık 3. Lig’e düşmüş, hatta amatöre düşecek takım yerine insanlar yepyeni şampiyonluklar görebileceği, heyecan duyduğu Manisa BŞBS’ye destek çıkmayı tercih ediyor.

BUNLAR GERÇEKLER

Bu yazıya bazı insanlar “İnsan takımını satar mı?”, “Mahalle arasında oynasa da severiz” gibi klişe cümlelerle cevap verebilir ancak arkadaşlar gerçekleri görelim. Kupalar bir kulübün namusudur ve bu kulüp kupalarını bile elinde tutamıyor, tesisine elektrik, su sağlayamıyor. Sürekli kaos içinde olan Manisaspor’dan umudunu kesenler artık Manisa’nın yeni takımının doğuşunu görmek istiyor. Borçsuz, keyifli, her oyuncunun gelmek istediği, iyi oyuncuların olduğu ve zirveye oynayan bir takım. Kusura bakmayın, bunlar gerçekler; Manisa bu takımı artık benimsedi.

Share
635 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gülçin HAZIR yazdı… “KÖY ENSTİTLERİNİN 79. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            “Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim kurumlarından olan Köy Enstitüleri, kuruluşunun 79. Yılını kutluyoruz.” Türk eğitim tarihinde önemli bir devrim yaratan Köy Enstitüleri köye öğretmen ve köye yararlı diğer meslek erbabını yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 yılında 3083 sayılı yasayla Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı ve İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde kurularak, genç Türkiye Cumhuriyetinin aydınlanma yolunda en önemli eğitim hizmeti olmuştur. Köy Enstitüleri savaştan çıkmış, viraneye dönmüş, ...
  • Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE MODA SERÜVENİ”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Sormadın halimi hiç kalbimin esrarı nedir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir Ölmeden ruhuma sen bari biraz neş’e getir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir. Makam: Hüzzam Beste: Selahattin Pınar Güfte: Mustafa Nafız Irmak Gözlerim hiç yalan söylemez, toplumsal çöküntü var mı yok mu demeye gerek yok. Görünen köy kılavuz istemiyor maalesef. Etrafıma baktığım zaman çok dejenere olduğu kesin. Gerçek şu ki eğitim anne rahminde başlıyor. Devam eden bir süreç ama sonuç ne oluyor bi...
  • Hakan AĞAR yazdı… “PLANINIZ VAR MI? AÇIKLAYIN YOK MU? BIRAKIN”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Geçtiğimiz hafta yazdığım köşe yazısı Manisaspor sevenlerini duygularını dışa vurmaya itmiş. Neler neler olmadık ki; Yalakanın alası, paralı, kiralık kalem, Manisaspor düşmanı ve birçok yeni sıfat. Köşe yazısı yazmaya başladığım dönemden beri her zaman benimsediğim bir lafı hatırladım; Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Ancak fark etmez, biz doğru bildiğimizi de yazmayacaksak zaten bu mesleğe layık değiliz demektir. Benim son köşe yazıma aldığım tepkilerden çıkarttığım 4 net saptamam var; 1- Manisas...
  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “DOSTLAR”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Bir taraftan bilgisayarla dostluğumu sürdürürken, diğer taraftan en yakın dostlarım yine kitaplarım oldu. Sevgili Şükran, uzun bir süredir polisiye ve macera  romanı okumamıştım. Ağırlıklı olarak okuduklarımın tümü yakın tarihimizle ilgili ve birde tat bırakan romanlardı. “Leyleklerin Uçuşu “ adlı serüvenlerle dolu kitabı okuyunca gençliğime bir kez daha yol aldım. Başımda kavak yelleri estiği dönemlerde, ne çok macera ve polisiye kitapları okumuştum. Özellikle Mayk Kambırları. O kitapları okuya...