logo

reklam

HABER’İMİZ


Bedriye Aksakal
bdaksakal@manisahabergazetesi.com

Yazı yazmak için erken bir saat. Saat 07.00 uykum Spil’in ardına saklandı. Yatakta bir sağa bir sola dönerken gazetemiz Haber’i düşledim.
Akşam ağabeyim eve geldiğinde Haber ve Hayat’ın el değiştirdiğini söylediğinde yirmi yıl yazı yazdığım gazetemizde geçen günler bir sinema şeridi gibi gözlerimin önünden geçti.
4 Aralık. 1996 yılında Manisa’ya “merhaba” demişti gazetemiz. Bu yirmi yıl içinde haftada üç dört gün yazı yazıyordum. Yazı yazdıkça Haber’de çalışanlarla, köşe yazısı yazanlarla yekvücut olmuştuk.
Gazete kurucuları Ağarlar’ın zariflikleri, çalışanlara kol kanat germeleri, her şeyden önce dost olmaları müthiş bir olguydu. Yirmi yıl içinde gazete benim öğretmenlik yıllarımdan sonra hayat okulu oldu. Çalışan gençlerden ne çok şey öğrendim. Baba Nejat sayesinde gazetede yazı yazarken, Nejat gençlere gerçekten bir babaydı. Nice gençler Haber Okulu’nda gazeteciliği öğrendiler.
Gelenler, gidenler şu an gözlerimin önünden geçmeye devam ediyor. Ertuğrul Aytaç, Haber’in kurulmasına öncülük yaparken, o yıllar ne coşkuluyduk. Önder, Taner kardeşler candılar. Ya cadı dediğim Banu, kuzum kara gözlü Hatice, Serdar, Şenol, İlker…birer evlattılar.
Şu an hüzün rüzgârları esiyor sağımda, solumda. Belki de bu yazım sevgili okurlar Haber’de son yazım olacak. Gelecek ne getirir bilmiyorum. Yazı yazar mıyım yazmam mıyım Aksakalca köşemde bilmiyorum.
Yazmamı sürdüreceğim, araştırmalarıma ağırlık vereceğim. Elimdeki dokümanları kitap oluşturarak değerlendirmek istiyorum. Yazılarımı, Manisa kültürü üzerinde yıllarca yoğunlaştırmıştım. Yazarken, gazetemizin yayımcıları Ağarlar hiçbir kısıtlama getirmediler. Kalemim yazdıkça yazdı.
Yazı yazmayı sürdürürken, gazetemizin 21. yılının kutlamasını düşlerken, el değiştirmesi, inanın beni çok sarstı. Bir annenin evladından ayrılışı gibi, yüreğime hüzün bulutları doldu
Düşünüyorum da, bir gazeteyi zor koşullarda 20 yıl yayımlamak kolay iş değil.
Bu yayım işini Filiz- Zerrin Ağar bizzat bilgisayarın başına geçerek, sayfa düzenlemelerini büyük bir titizlikle yaptılar. Hele Ali İhsan Ağar tam bir ağabeydi çalışanlara… Haşim Ağar ise varlığıyla bir sevda türküsüydü.
Gazetemiz aslında bir sevda türküsüydü 20 yıl içinde.
Bu sevda türküsünde ben, yoktu biz vardı.
Bu sevda türküsünde sevgi vardı. Koca Yunus’un dediği gibi :”sevelim, sevilelim” vardı.
Bu sevda türküsünde, insanlık vardı.
Şu an boğazım düğüm düğüm, gözlerime dolan yağmur bulutlarını tutamıyorum.
Gazetemizde çalışan tüm gençlerimizi, daha doğrusu evlatlarımı çok özleyeceğim. Onlar benim canımdılar. Dilerim yolları bundan sonra başarılarla dolu olur. Çok gençler bir ekmek kapıları kapansa, başka bir ekmek kapısı önlerine açılır.
Filiz- Zerrin sizleri çok özleyeceğim, özleminiz şimdiden başladı. Sizlere de aydınlık günler diliyorum.
Ali İhsan, seni arada yordum, her gelişimde ada çayı ikram etmeni unutmayacağım.
Tümünüzü bilmeyerek kırdıysam özür dilerim.
Bir kahvenin kırk yıl hatırı olurmuş, her gazeteye gelişimde içtiğim kahvelerin hatırı nice kırk yıllar yapar.
Haber, sen en güzel anılarımın içinde yer alacaksın.
Bundan sonra yeni sahiplerine yayım yaşamlarında başarılar diliyorum. Dilerim Haber’in tarafsız politika çizgisini sürdürürler.

Share
1334 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tahir Hamdi ORAL yazdı… “BİLE BİLE LADES…”

    13 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                    Hepimizin bildiği gibi güçlü olan devletler daima güçsüzleri ezmek  ,  yok etmek , ve/ veya kendi safına çekmek için ellerinden gelen her fırsatı değerlendirirler. Medeni dediğimiz ABD ve AB ülkeleri oldum olası TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ  asla kabul etmek istemediler. Dünyayı kendilerinin istedikleri şekilde dizayn etmek istiyorlar.  Balkanlar---Ortadoğu---orta asya hatta uzak doğu ülkelerinde egemen olmak, oralara hükmetmek en büyük idealleridir. Önlerine çıkan her türlü...
  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “YOK OLUŞU”

    13 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                        Sabah kalkar kalkmaz,  sonsuz maviliğin grileşme uğraşı içerisinde gördüğümde, kışa teslim oluşumuzu düşündüm. Ve sonra dizeler yüreğime acıyla aktı. Her zaman söylenildiği gibi  zaman su gibi  akıp gittikçe, nice sevdiklerimin, o sıcacık tuttuğumuz dost ellerinin yok oluşu yüreğimi bir değil, birkaç kez titretti. Bu gün sessizce ‘sessiz gemi’lerine binip sonsuz yolculuğa çıkan tüm dostlarıma, gri bulutlara bakarak: “merhaba” dedim. Kimler bu yer...
  • Ali Haydar Aksakal yazdı… “ULUBEY KANYONU”

    11 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                        Nehirlerin oluşturduğu, derin vadilerden birisi de Uşak ilinde bulunan Ulubey Kanyonudur. Kanyonlar, kalker kayaların içinde, güçlü akarsuların derinlemesine aşındırdığı oluşumlardır. Kanyonların kenarlarında sarp boğazlar ortaya çıkar.    Amerika’da Arizona Bölgesi’nde bulunan 75 km. uzunluğunda ki Büyük Kanyon’dan sonra, dünyanın en büyük kanyonlarından birisi Ulubey Kanyonu’dur. Ulubey Kanyonu, 25 milyon yıl önce, Neojen öncesi dönemd...
  • Gülçin HAZIR yazdı… “TOPLUMDA ENGEL DEĞİL ENGELLİ OLMAK”

    09 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                    Birleşmiş milletler tarafından 3 Aralık 1992 yılında alınan karar doğrultusunda “Uluslararası Engelliler Farkındalık Günü” olarak ilan edilmiştir. Bunun içindir ki bugünü kutlamak veya bayram havasında geçirmek yerine, engelli bireylerin yaşamda karşılaştığı sorunların gündeme taşındığı ve bu sorunların da çözümü noktasında nelerin yapılabileceğinin ele alınacağı bir gün olmalıdır. Bireyler doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, duygusal vb. ...