logo

reklam

Gülçin HAZIR yazdı… “UYKUNUN ÖNEMİ”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

 

 

Sağlıklı yaşamın olmazsa olmazlarından bir tanesi uykudur. Uyku basit bir süreç zannedilse de hayatımızın üçte birini oluşturur. Hayati öneme sahip ve sağlıklı yaşam için gerekli olan uykuyu almamız lazımdır. Çünkü kişinin sağlıklı kalması ve iyi şekilde yaşamını sürdürebilmesi  için gereken yaşamsal bazı fizyolojik onarımlar yalnızca uyku sırasında yerine getirilebilir. Çoğumuz uykuya çok fazla önem vermeyiz. Uyku, beynimiz ve vücudumuzun yeniden yapılandığı bir dönemdir. Uyuduğumuzda vücudumuzdaki tüm kanı 1/5’i beyni besler. Öğrenilen bilgileri hafızaya kaydeder.

Beynimiz ve vücudumuz kendini temizleme ve tamir işini gece 23:00-03:00 arasında yapar. Daha az hastalanmak ve güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak için bu saatler arası çok önemlidir.

İdeal bir uyku süresi yaşa göre değişir. Yeni doğmuş bir bebek günü 18 saat uykuda geçirirken ilkokul çağındaki çocuklar 10-11 saat, erişkinler ise 7-9 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. Erişkinler için 6 saatten az veya 9 saatten fazla uyku vücut için zararlıdır. 7 saatten az uyumak vücudun tamir sistemini olumsuz etkilerken, 9 saatten fazla uyumak da kan basıncını arttırarak kalbi daha fazla yorduğu için ölüm riskini %30 arttırır.

Sevgili okurlarım, belli saatlerde uyuyup belli saatlerde uyanmak sağlık açısından çok önemlidir. Uykunun süresi kadar kalitesi de çok önemlidir tabii.

İyi bir uykunun getirdiği 14 fayda:

– Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, hastalıklara karşı direnci arttırır

– Öğrenme becerisini arttırır

– Hafızayı kuvvetlendirir

– Konsantrasyon gücünü arttırır

– Kötü kolesterolü azaltarak kalp hastalıklarına karşı korur

– Vücuttan zararlı toksin atılımını sağlar

– Biyolojik saatimizin düzgün çalışmasını sağlar

– Kanser oluşumunu azaltır

– Obeziteyi engeller

– Beynimizin kendini yenilemesini sağlar

– Hormon salınımını düzenler

– Yaşlanmayı geciktirir

– Felç ve kalp krizi riskini azaltır

– Çocuklarda hiperaktiviteyi önler

Share
147 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gülçin HAZIR yazdı… “KÖY ENSTİTLERİNİN 79. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            “Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim kurumlarından olan Köy Enstitüleri, kuruluşunun 79. Yılını kutluyoruz.” Türk eğitim tarihinde önemli bir devrim yaratan Köy Enstitüleri köye öğretmen ve köye yararlı diğer meslek erbabını yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 yılında 3083 sayılı yasayla Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı ve İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde kurularak, genç Türkiye Cumhuriyetinin aydınlanma yolunda en önemli eğitim hizmeti olmuştur. Köy Enstitüleri savaştan çıkmış, viraneye dönmüş, ...
  • Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE MODA SERÜVENİ”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Sormadın halimi hiç kalbimin esrarı nedir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir Ölmeden ruhuma sen bari biraz neş’e getir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir. Makam: Hüzzam Beste: Selahattin Pınar Güfte: Mustafa Nafız Irmak Gözlerim hiç yalan söylemez, toplumsal çöküntü var mı yok mu demeye gerek yok. Görünen köy kılavuz istemiyor maalesef. Etrafıma baktığım zaman çok dejenere olduğu kesin. Gerçek şu ki eğitim anne rahminde başlıyor. Devam eden bir süreç ama sonuç ne oluyor bi...
  • Hakan AĞAR yazdı… “PLANINIZ VAR MI? AÇIKLAYIN YOK MU? BIRAKIN”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Geçtiğimiz hafta yazdığım köşe yazısı Manisaspor sevenlerini duygularını dışa vurmaya itmiş. Neler neler olmadık ki; Yalakanın alası, paralı, kiralık kalem, Manisaspor düşmanı ve birçok yeni sıfat. Köşe yazısı yazmaya başladığım dönemden beri her zaman benimsediğim bir lafı hatırladım; Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Ancak fark etmez, biz doğru bildiğimizi de yazmayacaksak zaten bu mesleğe layık değiliz demektir. Benim son köşe yazıma aldığım tepkilerden çıkarttığım 4 net saptamam var; 1- Manisas...
  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “DOSTLAR”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Bir taraftan bilgisayarla dostluğumu sürdürürken, diğer taraftan en yakın dostlarım yine kitaplarım oldu. Sevgili Şükran, uzun bir süredir polisiye ve macera  romanı okumamıştım. Ağırlıklı olarak okuduklarımın tümü yakın tarihimizle ilgili ve birde tat bırakan romanlardı. “Leyleklerin Uçuşu “ adlı serüvenlerle dolu kitabı okuyunca gençliğime bir kez daha yol aldım. Başımda kavak yelleri estiği dönemlerde, ne çok macera ve polisiye kitapları okumuştum. Özellikle Mayk Kambırları. O kitapları okuya...