logo

reklam
23 Aralık 2018

Gülçin HAZIR yazdı… “HAYATTA OLDUĞUMUZ KADAR VARIZ”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

 

Hayatın ne kadarını yaşarsan o kadar varsın. Sizce da öyle değil mi? Düşünüyorum da hayat adeta ressamın tuvali gibidir. Elimizde bir fırça ve renk boyalarımız. Bize kalan sadece düşünce ve hayallerimiz kadarını tabloya yansıtmak.

DÜN BİTTİ

BUGÜN HALEN DEVAM EDİYOR

YARIN İSE BELKİ DE OLMAYABİLİR

Onun içindir ki yaşadığımız hayatın değerini bilmemiz gerekir. Yaşam, yerküre üzerinde canlıların doğumlarından ömürlerinin sonuna kadar geçen zaman olarak tanımlanır. Oysa yaşadığımız hayatın içini doldurmadıktan sonra ne önemi var ki? Değerini bilmek gerekir hayatın.

Hayatın, sevginin, ailenin, arkadaşın ve dostun.

İnsan hayatının en önemli temel ögeleri arasında yaşayış amacı gösterilmektedir. Çünkü bir amacımız yoksa ulaşacağımız bir durak da yoktur. Hiçbir hedefe de yürüyemeyiz. Bu belirlenen hedefe de varmak için çok çalışma ve çabayı da eklemeyi unutmamamız gerekir.

Hayat gerçekten de denildiği gibi çok kısa ve zaman su gibi akıp gidiyor. Daha dün gibi belleğimizde kalan anılarımıza bir göz attığımızda halbuki üzerinden ne kadar uzun zaman geçtiğini fark edip üzülürüz. Bu kadar kısa bir hayatta önemli olan unutulmayacak anılara sahip olmak ve güzel dostluklar biriktirmektir. Hepimiz duymuşuzdur “ Önemli olan uzun yaşamak değil, güzel ve mutlu yaşamaktır.” Mutluluk da bizim elimizle tutamayacağımız, göremeyeceğimiz ama hissedebileceğimiz güzel bir duygudur. Bildiğiniz gibi insan da duygularıyla yaşar ve hareket eder.

Mutluluk öyle sadece parayla pulla da olmuyor. Bir düşünün, sabah kalkıp açık olan pencereden güneşin doğuşunu izleyip mutlu oluyorsan, sağlıklıysan, sevdiklerin ve sevenlerin yanındaysa ve kahven de varsa yanında, b mutluluğu hiçbir şeye değişmem diyen kaç kişi var aramızda?

Kısa bir öyküdür hayat. Uğruna upuzun acılar ve sevinçlerle süslediğimiz kısa bir türküdür yaşam, bir kez daha söylemek için çırpındığımız.

Unutmayalım, hayatta hep olduğumuz kadar varız.

Share
78 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “TÜRKÜ BAHÇESİ”

    23 Ocak 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                Türkülerin içindeyim, bir yanımda ağıtlar, analar ağlayarak ağıt yakıyorlar.  Diğer yanımda umut, Aşık Veysel ne diyor: Türk’üz, türkü çağırırız Kalem vermemişler elime Diyeceklerimi türkülerde demişim.” Bu gece ben de “diyeceklerimi türkülerle” diyorum. Sıcacık soba üzerinde demlenen çayı içerken, bir yandan da türkü bahçesinde dolaşıyorum. Durağım Erzurum. Ne çok severim Erzurum’un şu türküsünü: “ Dün gece yar hanesinde yastığım bir taş idi./ Altı çamur, üstü yağmur yine gönlüm ho...
  • Ali Haydar AKSAKAL yazdı… “RİZE”

    22 Ocak 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                    Rize İli, Karadeniz Bölgesi’nin doğusunda yer alır. Batısında Trabzon, güneyde Bayburt-Erzurum, doğusunda Artvin, güneybatısında Bayburt, Güneyinde Erzurum illeri yer alır. İlin sınırları içinde yer alan dağlar, sahilden itibaren yükselir. 80 km uzunluğunda olan kıyı şeridinde… Karadeniz’e akan akarsuların çokluğuyla engebeli bir araziye sahiptir. Yüksek dağlık alanlarda granit, andezit ve bazalt kütleleri her yerde görülmektedir. Yörede az da olsa alüvyonlara rastla...
  • Gülçin HAZIR yazdı… “ZÜBEYDE HANIM’IN ANISINA”

    20 Ocak 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                Sizlere bir ulusun kaderini değiştiren eşsiz lider ve tüm dünyanın hayranlık duyduğu yeni bir dünya tarihinin yazılmasını sağlayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bizlere armağan eden bu büyük Türk kadını ve anası olan Zübeyde hanımdan bahsetmek istiyorum. Zübeyde Hanım 1857 yılında Selanik yakınlarındaki Lankaza’da doğdu. Çocukluğu ve gençlik yılları burada geçmiştir. Aslen Konya Karamandan Selanik’e göç eden Yörük Türkmenlerindendir. Zübeyde Hanım oldukça zeki bir kadındı. Dönemindeki pe...
  • Tahir Hamdi ORAL yazdı… “GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…”

    17 Ocak 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Pera palas zamanın ünlü otellerinden dir. Ünlü isimlerden Greta GARBO Şuh kahkahalarını dört bir yana savururken aslında, ülkenin içinde bulunduğu hazin durumu anlatmaya çalışıyordu. İşgal kuvvetleri İstanbul a yerleşmiş , küstah ve mağrur konumda ,  ülkemin insanlarını  aşağılıyor ve , artık bizim sözümüz geçer ve bizim emrimiz altındasınız edaları içine girmişlerdi . İşte böyle bir günde İngiliz işgal kuvvetleri komutanı General Harrington , pera palas ta içkisini yudumluyor ve kadehini KOSTANTİNİYE şere...