logo

reklam
21 Şubat 2018

Egzersiz bağımlılığına dikkat

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Artuner Deveci, formda kalmak, zayıflamak ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek için birçok kişinin vaktini spor salonlarında geçirdiğini belirtip, bazı kişilerde egzersiz bağımlılığının ortaya çıktığını söyledi. Aşırı spor yapan kişilerde egzersiz bağımlılığının oluşabildiğini kaydeden Prof. Dr. Deveci, bunun depresyon, anksiyete bozukluğuna neden olabileceğini belirterek, egzersiz bağımlısı olan kişinin uyuşturucu, alkol bağımlılıklarındaki gibi madde yoksunluğu çektiğini ifade etti.

Sağlıklı bir yaşam sürdürmek, zayıflamak isteyen kişiler vaktini spor salonlarında geçirirken, sporun öneminin artışıyla birlikte yeni bir hastalık ortaya çıktı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Artuner Deveci, egzersiz bağımlılığı diye bir hastalığın olduğunu söyledi. Prof. Dr. Artuner Deveci, “Spor yapmak aslında yararlı bir uğraş. Biz psikiyatri hastalarımıza da öneriyoruz. Rehabilitasyon sürecine mutlaka sporla uğraşmalarını istiyoruz. Ama her şeyin bir dengesi olduğu gibi sporun, egzersizin de bir dengesi var. O denge içinde yapabilmek çok önemli. Aşırıya kaçtığı zaman maalesef sorun yaratıyor. Sporun, egzersizin fazlası da zararlı hale gelebiliyor. Bir hastalık haline gelebiliyor. Egzersiz bağımlılığı diye bir hastalık var. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Tanı sınıflaması içinde olmamasına rağmen gittikçe bununla ilgili bilimsel araştırmaların arttığını görüyoruz. Özellikle davranışsal bağımlılıklar kapsamı altında.

BELİRTİLERİ MADDE BAĞIMLILIĞINA BENZER

Egzersiz bağımlılığının belirtilerini anlatan Prof. Dr. Deveci, belirtilerin madde bağımlılığındaki gibi olduğunu söyledi. Egzersiz bağımlısı olan kişinin spor yapmadığı zaman kendisini huzursuz hissettiğini dile getiren Prof. Dr. Deveci, şunları söyledi; “En önemli belirtilerinden birisi giderek egzersiz yapma miktarının ve saatinin artmasıdır. Aynı madde kullanımında gittikçe miktarın artması gibi egzersizin de artırılması olarak söyleyebiliriz. Spor yapamadığı, egzersize gidemediği zaman bir sıkıntı gerginlik hissedilmesi, bir huzursuzluk olması durumu yaşanıyor. Bu aynı madde yoksunluğundaki gibi yaşanıyor. Madde kullanan kişi maddeyi kullanmadığı zaman özellikle fiziksel bağımlılık gelişmişse bir takım huzursuzluk, gerginlik gibi durumlar yaşıyor. Aynı şey egzersiz bağımlılığı için de geçerli. Spor yapmadığı zaman sıkıntı yaşıyor. Kişide mutsuzluk yaratıyor. Spor yaşam alanını kapsamaya başlamışsa egzersiz bağımlılığı açısından önemli.”

“DEPRESYON VE ANKSİYETE BOZUKLUĞUYLA GELİYORLAR”

Egzersiz bağımlılığının ruhsal problemlere de neden olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Deveci, kişilerin depresyon, anksiyete bozukluğu gibi şikayetlerde başvurduğunu belirtti. Deveci, “Hastalar bize direk olarak başvurmuyorlar. Genel olarak davranışsal bağımlılıklar direk olarak doktora başvurmaz. Ek belirtiler ile geliyorlar. Genelde kişiler depresyon, anksiyete bozukluğu, alkol madde kullanım bozuklukları gibi birçok psikiyatrik bozuklukla geliyor. Biz araştırdığımızda aslında egzersiz bağımlılığını saptayabiliyoruz. Egzersiz bağımlılığı özellikle yeme bozukluğu olan hastalarda çok sık görülüyor. Alkol ve madde kullanım bozukluğu olan hastalarda gördüğümüz önemli bir bozukluk olarak karşımıza çıkabiliyor. Kadınların fit, ince olmak istemesi, erkeklerin kaslı olma isteği bu tür bağımlılığın ortaya çıkmasına neden oluyor” diye konuştu.

Egzersiz bağımlılığının tedavisini anlatan Prof. Dr. Deveci, ilaç tedavisinin de uygulanabildiğini belirterek, “Tedavisinde alkol madde bağımlılığındaki tedavinin uygulanması uygun olsa da davranış bağımlılıklarında davranışı tamamen kesmek uygun değil. Çünkü egzersizi bir miktar yapmamız gerekiyor. Uygun olan miktara indirebilmemiz çok önemli. Bununla ilgili davranış terapileri yapılıyor. Spor yaptığı saati, yoğunluğu azaltma yönünde ödevler veriliyor. Beyinde ödül merkezini uyarabilen ilaçlar tedavide kullanılabiliyor” dedi.

“SPOR EĞİTMENLERİ DİKKATLİ OLMALI”

Spor eğitmenlerine seslenen Prof. Dr. Deveci, egzersiz bağımlısı olan kişilerin kendilerinin başvurmaktan çekindiğini belirtip, spor eğitmenlerinin kişileri gözlemleyerek doktora yönlendirmelerini istedi. Prof. Dr. Deveci, “Spor sağlık için gerekli. Ama dengeyi aşmışsa bu sorun yaratabiliyor. Özellikle bu kişiler kendileri başvurmuyor. Ama beraber çalıştıkları beden eğitimi öğretmenleri, spor eğitmenleri, fizyoterapistler bu konuda uyanık olmalı. Çünkü onlarla birlikte oluyorlar. Spor eğitmenlerinin yönlendirmeleri çok önemli. Bu tarz vakaların bize gelmelerini destek olacak olan kişiler de bu meslek grubundaki kişilerdir” diye konuştu.

“DAHA FAZLA SPOR YAPMAK ZAYIFLATMAZ”

Halk Eğitim Merkezi spor eğitmeni Aslı Roşan da, fazla spor yapmanın vücuda yarardan çok zarar vereceğini söyledi. Roşan, egzersiz ve hareketi günlük yaşamda alışkanlık haline getirmek gerektiğini, ancak aşırıya kaçılmamasını tavsiye etti. Roşan, sporun en ideal sabah ve akşam saatlerinde yapılmasının uygun olduğunu ve yemekten 2 saat sonra yapılması gerektiğini söyledi. Roşan, “Aşırı derecede de spor yapılmamalı. Her şeyin fazlası zarar olduğu gibi sporun da fazlası zarar. Daha çok spor yapmak, sporun süresini uzatmak daha çok zayıflanacağı anlamına gelmiyor. Tam aksine kendine aksine zarar vermiş oluyorsun. Bilinçli spor yapmak gerekir. İnsanlar ‘Daha çok spor yaparsam daha çok zayıflarım, zinde kalırım’ diye düşünüyor. Aslında spor yapmak zayıflamak anlamına gelmemeli. Daha çok spor insanı daha çok zayıflatmaz. Ancak kadınların çoğu böyle düşünüyor. Her şeyin fazlası zararlı olduğu gibi aşırı spor da vücut için zararlı” diye konuştu. Nermin Uçtu

Share
150 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ