logo

reklam

DEPREME KARŞI ÖNLEMLER


Tahir Hamdi Oral
tahiroral@hotmail.com

Değerli okuyucularım DEPREM doğal bir afettir, sel gibi ,fırtına gibi, heyelan gibi. Bunların hepsi doğal bir hasarı meydana getirirler , önlenmeleri insanoğlunun elinde değildir, ancak bu gibi afetlerde yapılması gereken , yapılacak olan  hasarı en aza indirme için çarelerdir.
Deprem insani öldürmez , çürük yapılar , kullanılan malzemelerin kalitesiz ve çürük olması öldürür. Deprem anında—deprem esnasında—deprem sonrasında yapılması gerekenler  yapıldığında , hasar aza iner , can kaybı  azalır , maddi ve yaşamsal  olumsuzluklar  azalır. Tabii bunlar her bireyin bilinçli olarak öğrenmesiyle doğru orantılıdır.
Akhisar’da yaşanan depremler ilimizde paniğe yol açmıştır. Doğrudur. Yer sarsıntısı kişinin psikolojisini bozduğu gibi , yapacaklarını da yapamaz hale getirebilir. İşte tam burada DEPREMDE YAPILACAK OLAN UYGULAMALAR daha ilkokul çağında başlayarak , ileriki yaşlarda da zaman içinde pekiştirilmelidir. Şimdi deniyor ki “AKHİSAR’DA DEPREMLER OLUYOR, DEPREMLER TEKRARLAYACAK VE BÜYÜK MADDİ HASARLARA SEBEBİYET VERECEK , O HALDE ARAMA KURTARMA EKİPLERİNİ HAREKETE GEÇİRMEK GEREKİR”  işte en acı taraf budur. Neden mi….?   Başımıza bir felaket gelmeden harekete geçmeyiz.. Yıllar önce Manisa Belediyesine  “DEPREMDE ALINACAK ÖNLEMLERLE İLGİLİ “bir proje vermiştim. Bu projenin gündeme dahi alınmadığı ve dahası……     “aman hocam deprem geldiğinde bunları düşünürüz “ gibisinden alaycı tavırlarla karşılaşmıştım. Maalesef bu projeye onay vermeyen iki belediye başkanı da yoklar.
Manisamız üstünde oturduğumuz ve yer altındaki tektonik plakaların her an birbirleriyle  sürtünmesi sonucu  büyük veya küçük DEPREME hazırlıklı olmalıyız. Nasıl olacağız…? Yukarda açıkladığımız gibi karşı önlemler alarak…Bunlar detaylanabilir. Nasıl ki her bireyin İLKYARDIM bilgisini öğrenmesi gerekiyorsa , depreme karşı da alınacak önlemleri de   bilmesi ZARURİDİR…abartmıyorum zaruridir nedeni DEPREM KUŞAĞININ TAM ORTASINDAYIZ da  ondan….
Artık bu konuda bilinçlenmemiz gerekir. Afet gelmeden bu antrenmanı tüm halk olarak yapmalıyız. Japonya da yılda sekizyüz ve daha fazla deprem oluşumuna maruz kalıyor. Halkı depreme  karşı tam bir bilinçle ne yapacağını bilerek hasarı asgariye indiriyor. 6 şiddetinde bir depremde bir bakıyorsunuz bir kişi ölüyor , bizde yüzlerce , binlerce ölüm oluyor. Yalova—Düzce depremlerinin yaraları bu zamana karşın hala sarılamadı , insanların ruh durumu hala ayakta. Lütfen bunları  göz ardı etmeyelim
Yerel yönetimlerde  kriz masasında   bu işi bilenler  bulunmalı  alet , malzeme , iletişim araçları , hafif ve ağır iş makineleri ve benzer araçlar göstermelik olarak elde tutulmamalı. Sivil ve resmi arama kurtarma elemanları her an hazır halde olmalı ..Mahallelerde muhtarların koordinesinde  ilkyardım ve deprem  gönüllüleri tespit edilerek olası bir afette onların devreye girmesi sağlanmalıdır..
Almanya’da gördüğümüz Mahalle AFET GÖNÜLLÜLERİ  her daim iletişim ve  çalışma içindeler. Bu insanlar gönüllülük içinde çalışıyorlar. Devlet her türlü malzeme yardımını yapıyor , muhtarlığın tespit ettiği bir yerde kullanıma hazır halde tutuluyorlar.
Güzel Manisamız da buna yakın  bir  uygulamayı yapamayacak güçte midir….   acaba..?  Bakın Manisa’da gönüllü bir çok arama kurtarma dernekleri bulunuyor , bunlarla iletişime geçilerek yapılacak birlik ve beraberlik sayesinde  eş güdüm sağlanmalıdır.
Afetler davulla zurnayla geliyorum demez.  Yapılan , yazılan her ikaz önlem  için olduğu unutulmamalıdır..

Share
304 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇEK BİR ÇAY, DEMLİ OLSUN

    18 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Hayat kaynağımız sudan sonra en çok tükettiğimiz içecek nedir diye sorsam, zannediyorum çoğumuz hiç düşünmeden çay yanıtını veririz. 5000 yıllık bir geçmişi olan çay ile tanışmamızın mazisi 100 yılı bulmaz. 1937 yılında verimli dikimin başarıldığı,1947 yılında  ilk fabrikanın açılması ile Çay  hayatımıza bir girmiş pir girmiştir. Dedelerimizin bilmediği yani hayatımızda, kültürümüzdeki yeri, eski olmayan bir şey nasıl olur da bu kadar vazgeçilmez olur. İçerken de, demlerken de hakkını vermek gereken çayın nasıl ve nereden hayatımıza girdiğini d...
  • HABER’İMİZ

    18 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Yazı yazmak için erken bir saat. Saat 07.00 uykum Spil’in ardına saklandı. Yatakta bir sağa bir sola dönerken gazetemiz Haber’i düşledim. Akşam ağabeyim eve geldiğinde Haber ve Hayat’ın el değiştirdiğini söylediğinde yirmi yıl yazı yazdığım gazetemizde geçen günler bir sinema şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. 4 Aralık. 1996 yılında Manisa’ya “merhaba” demişti gazetemiz. Bu yirmi yıl içinde haftada üç dört gün yazı yazıyordum. Yazı yazdıkça Haber’de çalışanlarla, köşe yazısı yazanlarla yekvücut olmuştuk. Gazete kurucuları Ağarlar’ın zarif...
  • ŞİİR HEP ŞİİR

    16 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Sevgili Şükran, bu mektubumda da yine şiir, şiir diyorum. Yaşamını ne ile örmek isterseniz dediklerinde verdiğim yanıt her zaman  şiir olmuştur. Şiir seven insanın yüreği hep aydınlıktır. Bakışları daima ileridir. Usunda hep bilim ilim vardır. Şiiri bana sevdiren babamı burada saygı ile anmak istiyorum. Canım arkadaşım, sağım solum şairlerle dolu. Yine anılarımın peşinde Salihli Şiir İkindileri'ndeyim. Salihliler ne değin şanslılar ki, Zafer Keskiner ve Şadan Gökovalı ile şiirin dünyasına girdi. Şimdiki çocuklar ve gençlerde Salihli’de geçmi...
  • GÜNLÜK HAYATTAN YANSIMALAR

    15 Kasım 2016 Köşe Yazıları

    Eski Manisalıların bir sözü vardır: "İnsanın tatlı dilinden başka güzel nesi var?" * Bizim kuşağın Manisa Lisesi yıllarında öğretmenlerimizden ve büyüklerimizden hep böyle güzel sözler duyardık. Bu sözler günlük sohbetlerde sık sık kullanılırdı. Sohbetleri, çoğu kez, Hacı Bektaş Veli'nin "İncinsen de incitme. Her ne ararsan kendinde ara!" sözü izlerdi. * Bilindiği gibi: İnsan, doğası gereği  çok yönlü ve karmaşık bir varlıktır; başka bir ifadeyle, insan, küçük bir dünyadır, küçük bir evrendir; aynı zamanda insan, dünya kadar, evren kadar ...