logo

reklam

DALKAVUKLUK TARİHİ


Mehmet Hekim
hekimm@mynet.com

Öğrencilerimiz çoktan tatildeler. Öğretmenlerimiz de aybaşında tatile girdiler. Velilerimiz de sınav sonuçlarını beklemektedirler. Puanlar, tercihler, yerleştirmeler derken Eylül ortalarında yeni eğitim öğretim yılı başlayacak,
Bu haftada da “dalkavukluk” tarihini yazalım istedim. Osmanlı döneminde gözde olan dalkavukluk sektörü, günümüzde yağdanlık ve yalakalık olarak biraz da modaya uydu. Gününüzüm yalaka, dalkavuk ve dönekleri insanın sendika kurup örgütlenseler ortalığı silip sürerler. Dalkavukluk tarihi ile araştırmalarımda geçmişin dalkavukluğu ile zamanımızın dalkavukluğu arasındaki en önemli ve belirgin farkın paraya dayandığını gördüm. Neyse dalkavukluğun kısaca tarihine bakacak olursak,
Devir I.Sultan Mahmut devriymiş. Dalkavuklar yüce Sultana dilekçe verirler.
Devletlü, inayetli, merhametli efendim,
Kimsesiz dalkavuk kullarınızın arzuhalidir.
Her sene Ramazanı Şerif geldiğinde davetli, davetsiz iftarlara gideriz. Ulemanın, ricali ve sair büyüklerin , mevki sahiplerinin sofralarında nefis çeşitli yemekler , şerbetler,her türlü reçeller, tavuk göğüsleri , elmaspareler , helvalar , kaymaklı baklavalar,ekmek kadayıfları,süzme aşureler,hoşaflar yer içeriz.Üstüne göbek tütünü ve kahve ile ikram görürüz . Lakin içimizde bazı terbiyesizler bulunup edebe uymayan hareket ve tavırları ile velinimetlerimiz efendilerimiz gücendirmekte, zararı da hepimize dokunmaktadır. Dalkavukluk sağlam bir nizama bağlanmaz se cümlemizin açlıktan öleceği aşikardır . Kadim nizam ve kanuna göre yeniden bir nizama bağlanmasını, uygunsuzların içimizden tarh edilmesini tavır ve hareketleri hepimizin makbulü Şakir ağanın cümlemize kâhya tayin olunmasını ve eline memuriyetini bildiren bir kıt’a ruhsatname ihsan burulmasını niyaz ederim.”
“Emir ve ferman devletlü inayetli efendim,sultanım hazretlerinindir.
İmza : Dalkavuk kulları
Osmanlı dönemi dalkavukları bununla yetinmemişler bir de meslek kurallarını da dilekçe ekinde belirtmişlerdir
Dalkavuklar kibar ricali huzuruna getirildiklerinde etek öperler . Oturacakları yer tırabzan yanındaki küçük minderdir . Vazifeleri hane sahibi olan zatın mizaç ve tabiatına uygun şekilde konuşmak , meclise neş’e vermek,keder verici sözlerden , zikri müstekreh tabirlerden gayretle sakınmaktır . Hane sahibi ne söylerse fevkalade yardakçılıkta tasdik edecekler ve asla aykırısına söz söylemeyeceklerdir . Verilen ihsanı güzelce alacaktır , verilen paranın çokluğu ile meslektaşları arasında övünmeyeceklerdir.
Görevleri bu kadar zor ve ağır şartlar taşıyan bu “EMEKÇİLER “ işin tarifesini de belgelendirmişlerdir.
Dalkavuğun burnuna fiske vurma (fiske başına) 20 para.
yüzünü tokatlamak (tokat başına ) 20 para.
Dalkavuğun başına kabak vurma 20 para
Merdivenden yuvarlama 30 para (Bir yeri incinir ve kırılırsa tedavi cerrah parasını latife eden verir.)
Çıplak başına tokat vurma 45 para
Kafasına yumruk (yumruk başına)40 para
Yüzüne mürekkep veya kömürle kara çalma 37 para.
Kuyruğu dışarıda kalmak üzere bir fındık sıçanını ağzının içine kapatmak 400 para .vs.vs   (C.Bilim Teknik Dergisi)        

 

 

Share
1485 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gülçin HAZIR yazdı… “SAĞLIK İKSİRİ ZEYTİN AĞACI VE YAĞI”

    17 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                  Zeytin; ölümsüz adaletin, kutsallığın, yeniden doğuşun simgesi olarak kabul edilir. Zeytin ağacı barışın da sembolüdür. Zeytin kelimesi dilimize Arapça ez-zeyt, İbranice zeytten gelmektedir. Zeytin ağacının kökeni hakkında kesin bilgi olmamakla birlikte arkeolojik kazılarda zeytinin anavatanı olarak Mezopotamya olduğuna işaret edilir ve buradan Anadolu’ya ardından da Akdeniz, Ege, Kıbrıs ve Girit üzerinden yayıldığı gösterilmektedir. Zeytin ağacı dünya üzerindeki yetişen en esk...
  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “SEVGİ…”

    14 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                  14 Şubat Sevgililer Günü. Gençliğimde okuduğum aşk kitapları gözümün önünde. Kraliçe Margous asil olmayan sevgilisinin kesik başıyla, kocasının yanına gider, Anna Karanina oğlunu hiçe sayarak, genç subay için bedenini tren raylarının ortasına atar, Romeo ve Juliet ayrı kalmaktansa ölmeyi tercih eder... Aşıklar ölse, zaman akıp geçse de değişmeyen tek bir şey var... O da aşk. Etrafımda ki gençlere bakıyorum. Tümünde bir telaş, bir heyecan hepsi 14 Şubat Sevgililer Gününe hazı...
  • Tahir Hamdi ORAL yazdı… “BİZİM HİKAYEMİZ ..2”

    14 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              70 Yıllara gelindiğinde , muhtıralar sağ-sol çatışmaları Üniversitelerde Komünist—Faşist suçlamaları , Fabrikalarda DİSK—MİSK Mücadeleleri , grevler emeğin patronları , Sendika ağaları , bilinen ve bilinmeyen ideolojilere kurban giden zavallı  ö ğrenciler , işçiler. Devrimci—Ülkücü kavgaları , Bölünmüş öğretmenler , taraflı polisler , ülkesine sahip çıkanlar bu arada yok olan gencecik sağdan ve soldan yok olanlar. Birbiri ardına devam eden cenaze törenleri , romantizm ile terör arasına sıkışmış ka...
  • Şükran FARIMAZ yazdı… “ŞİİR”

    13 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Mektuplarında en çok şiirden söz ediyorsun Bedriye.                    Salihli  Şiir İkindileri’nden söz ediyorsun. Elbet hoş bir gelenekti; neredeyse kurumsallaşmış bir etkinlikti. Ama şu mu Bedriye: Yapıtla, daha doğrusu yapıta yüklediğimiz anlamla, yazarının ya da şairinin doğrudan  ilişkilendirilmesi  gibi kolay anlaşılabilecek bir tuzağa düşüyoruz çoğu kez. Yazar ya da şairle tanıştığımızda ise  o büyü, o yaman büyü (!  ) bozuluveriyor nedense. İmza günlerinde bile ne yazık ki böyle. Nitel...