logo

reklam
08 Şubat 2018

“CHP kurultaydan güçlenerek çıktı”

CHP’nin 36’ıncı Olağan Kurultayı’yla ilgili değerlendirme yapan CHP İl Başkanı Semih Balaban, kurultayın Türkiye’de hiçbir partide bulunmayan bir demokrasi anlayışıyla gerçekleştirildiğini ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultaydan güçlenerek çıktığını belirterek, “Adalet ve Kalkınma Partisi’ndeki gibi genel başkanı tek bir kişi belirlememiştir. Bin 270 delege belirlemiş ve demokratik bir yarış olmuştur” dedi.

CHP İl Başkanı Semih Balaban, CHP’nin 36’ıncı Olağan Kurultayı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. İl Başkanlığı Binası’nda yapılan toplantıya CHP Şehzadeler İlçe Başkanı Zerrin İşnel, CHP Yunusemre İlçe Başkanı Serdar Bozyaka, CHP Saruhanlı İlçe Başkanı Zeki Bilgin, Kadın kolları başkanları ve partililer katıldı.

CHP’nin 36’ncı Olağan Kurultayı’nı Türkiye’ye örnek bir şekilde gerçekleştirdiğini belirten Balaban, “Türkiye’de hiçbir partide bulunmayan bir demokrasi anlayışını hep birlikte Ankara’da gerçekleştirdik. İki tane birbirinden değerli genel başkan adayımız vardı. Bu genel başkan adaylarımızı da delegelerimiz kendi hür iradeleriyle belirlediler. Kim seçilirse seçilsin bizim baş tacımız olacaktı ve kurultay delegelerimiz genel başkanlık konusunda sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu tercih etti. Buna son derce saygı duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Balaban, Manisa İl Örgütü’nün bu kurultayda farklı bir tercih gerçekleştirdiğine dikkat çekerek, “Bu, Manisa İl Örgütü’nün demokratik davranışının en somut göstergesidir. Kurultay delegelerimizin bir bölümü Kemal Kılıçdaroğlu’nu tercih etti. Bir bölümü de Muharrem İnce Beyi tercih etti. Ben de Manisa İl Örgütü’nün bu tercihine saygı duyarak Genel Merkez’de Egeli İl Başkanları Toplantısı’nda sayın Genel Başkanımıza destek bildirisine imza koymadım. Bunun nedeni de İl Örgütümüze ve kurultaydaki kendi delegelerimize olan saygımızdan” şeklinde konuştu.

“ADAYLARIN BELİRLENMESİNDE BELİRLEYİCİ OLAN İLÇE ÖRGÜTLERİDİR”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla yapılan görüşmelerde kendilerine bir an evvel seçimlere çalışmaları gerektiği ve yerel seçimler için de adayların bir an önce belirlenmesi gerektiğinin söylendiğini belirten Balaban, “Daha önce kamuoyuyla paylaştığımız gibi ‘3 ilçede adayımız belli’ demiştik. Ama bunun altını çizmek istiyorum: ‘Adaylar belli’ derken bu adayları Manisa İl Örgütü belirlemedi. Manisa İl Örgütü’nün bir ilçede aday belirlemesi mümkün değil. Belirleyici olan ilçe örgütleridir. İlçe örgütlerinin aldığı kararı biz burada il örgütü olarak duyurduk. Aday belirleme kriterimiz de 4 aşamalı olacaktır: Önce üyelerle eğilim yoklaması, daha sonra birden çok aday olan ilçelerde anket gibi kamuoyu araştırması, 3’üncüsü ilçe örgütlerimiz kararı, 4’üncüsü il örgütünün kararı. Bu veriler ışığında sayın Genel Başkan ve genel merkezdeki yöneticiler bu verilere kulak vererek son kararı verecek. Adaylarımız bu şekilde resmileşecektir” dedi.

“MANİSA’DA BÜYÜK BİR SEÇİME BAŞLANGIÇ ŞÖLENİ YAPACAĞIZ”

Balaban, Manisa İl Örgütü olarak Mayıs ayının sonuna kadar belirleyebildikleri adayları bu kriterler ışığında ve genel merkezin onayıyla belirleyeceklerini söyledi.

Amaçlarının 100 günlük yaz tatilinde örgütlerin boş durmasını engellemek olduğunun altını çizen Balaban, “Bu diğer partiler için de böyle, bizim partimiz için de böyle. Yaz ölü bir dönem oluyor ve biz bu ölü dönemi belediye başkan adaylarımızı belirleyerek, belediye başkan adaylarımızın ekibiyle ve ilçe örgütüyle çalışmasıyla yazı en iyi şekilde değerlendirecek ve Eylül’e çok ciddi bir şekilde altyapımızı tamamlamış olarak girmek istiyoruz. Bu konuda da sayın Genel Başkanımızdan yetki aldık ve tabi ki bu yetki doğrultusunda da 18 Şubat’ta Sarıgöl’de İlçe Başkanları Toplantımızı yapacağız. Orada ilçe başkanlarımızla da görüşüp bu noktada son kararı alacağız. İlçe başkanlarımızın da görüşü doğrultusunda Manisa’da bir gece büyük bir ‘Seçime Başlangıç Şöleni’ yapacağız ve seçim startımızı resmen vereceğiz” ifadelerini kullandı.

“DEMOKRATİK BİR YARIŞ OLDU”

Balaban, “İl Yönetimi olarak ‘Seçimden seçime çalışan bir il yönetimi değil, 365 gün çalışan bir il yönetimiz olacağız’ demiştik. ‘365 gün çalışacak ilçe yönetimleri olacak’ dedik ve bunu da en iyi şekilde uygulayacağız. Kısacası Cumhuriyet Halk Partisi kurultaydan güçlenerek çıkmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’ye ve dünyaya bir kez daha demokrasi örneği vermiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi’ndeki gibi genel başkanı tek bir kişi belirlememiştir. Bin 270 delege belirlemiş ve demokratik bir yarış olmuştur. Muharrem İnce’ye de saygımız sonsuzdur. Kemal Bey de bizim genel başkanımız olarak başımızın tacıdır” şeklinde konuştu.

“TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ’NE YAPILAN BASKIYI DOĞRU BULMUYORUZ”

Konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türk Tabipler Birliği’nin basın açıklamasına yapılan baskıları, göz altıları kabul etmediklerini belirten Balaban, “Ne hükümeti eleştirmişler ne de herhangi bir örgüt propagandası yapmışlar. Sadece düşüncelerini söyleyip, insan hayatının savaştan etkileneceğini söyleyerek, böyle bir açıklama yapmanın üzerine onlara yapılan baskıyı doğru bulmuyoruz. Ve yine sayın Cumhurbaşkanının Türk Tabipler Birliği ve Türkiye Barolar Birliği’nin ‘Türk’, ‘Türkiye’ ve ‘T.C.’ kelimelerini kaldıracağız. Ve bu konuda ‘Türk’ kelimesini onlara kullandırmayacağız’ demesini de doğru bulmuyoruz. Ben buradan şunu söylüyorum: Siz Türk Tabipler Birliği ve Türkiye Barolar Birliği’nin o ‘Türkiye’ kelimelerini, o güzel kelimeleri kaldırsanız da halkın gözünde, halkın gönlünde bunları kaldırmazsınız” dedi.

“CUMHURBAŞKANIMIZ ÖNCE KENDİ İCRAATLARINI GÖZDEN GEÇİRMELİDİR”

“Hep milliyi savunuyor, kendisine karşı olanları milli olmamakla suçluyor” diyen Balaban, “Ben sayın Cumhurbaşkanımıza şunu sormak istiyorum: Sayın Cumhurbaşkanımız FETÖ’yü savunurken ‘Ne istediler de vermedik’ derken, ‘Milletim beni affetsin’ derken acaba bu milli bir olgu muydu? Yine sayın Cumhurbaşkanımıza soruyorum: sayın Cumhurbaşkanımız, ‘Ergenekon’un savcısıyım’ derken acaba bu milli bir duygu muydu? Yine sayın Cumhurbaşkanımıza soruyorum: Habur’da çadır tiyatrosu kurulurken, yine açılım süreci yapılırken, birçok şeye göz yumulurken acaba bu davranışlar milli miydi? Yine sayın Cumhurbaşkanımız Diyarbakır’da Barzani’yle Şivan Perver’le mitingler yaparken, onlarla beraber kol kola yürürken acaba bunlar milli miydi’ diye Yine sayın Cumhurbaşkanımıza soruyorum ve bu soruların cevabını kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Her fırsatta kendisine muhalefet edeni gayri milli olmakla, vatan ve millet düşmanı olmakla suçlayan sayın Cumhurbaşkanımız önce kendi icraatlarını gözden geçirmelidir” şeklinde konuştu.

“AFRİN HAREKATI’NDA SONUNA KADAR HÜKÜMETE DESTEK OLUYORUZ”

Balaban, Cumhuriyet Halk Partisi’nin her türlü teröre karşı ve ulusal çıkarlarda taviz vermeyen bir yapıya sahip olduğunu vurgulayarak, “Biz her zaman ulusal birlik ve beraberlikten yanayız. Her zaman ‘Önce vatan, önce Türkiye’ diyoruz ve özellikle de Afrin Harekatı’nda sonuna kadar hükümete destek oluyoruz. Afrin’deki tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu vatan hepimizin. Afrin’de bütün millet savaşıyor ve bunun siyasi rant olarak kullanılmasına, şehitler üzerinden polemik yapılmasına sonuna kadar karşıyız. Biz sayın Cumhurbaşkanının Türkiye’yi birleştirici, toplumu tamamen kucaklayıcı hareketler yapmaya, herkesi kucaklamaya; sadece bir kesimin değil, ‘Hayır’ bloğunun da Cumhurbaşkanı olmaya saygılarımızla davet ediyoruz” dedi.

Balaban, konuşmasında hafta sonu gerçekleştirilecek olan Ak Parti Olağan İl Kongresi’nde yeniden aday olan mevcut Başkan Berk Mersinli’ye başarılar diledi. Buket Uşaklı

Share
140 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ