logo

reklam
12 Ocak 2018

Birlik başkanından korkutan kuraklık tahmini

Ege Bölgesi’nde İzmir ve Manisa’daki barajların doluluk oranları korkuturken, Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Halis Uysal, kuraklığın geçici değil kalıcı olduğunu savundu.

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üstünde seyretmesi ve beklenen yağışların gerçekleşmemesi barajları etkiledi. Doluluk oranları düşerken, tarımsal sulama yapan üreticiler de düşünmeye başladı. Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkezi Birliği Başkanı Halis Uysal, kuraklığın kalıcı olduğunu öne sürerek, radikal önlemler alınması gerektiğini söyledi. Acil alınması gereken önlemleri anlatan Uysal, ülkede 42 milyar metreküp su kullanıldığını belirterek, “Bunun yüzde 11’i   sanayi de yüzde 14’ü içme ve kullanma suyu geriye kalan yüzde75’lik miktar ise tarımsal sulamada kullanılmaktadır. Her şeyden önce tarımsal sulamada acil önlemler alınmalı vahşi sulamayı terk edip, su kaybı minimum olan kapalı devre basınçlı damlama ve yağmurlama sulama sistemlerine geçilmeli ve bunun sağlanması için de devlet tam destek vermelidir. Kuraklık geçici değil kalıcıdır. Bunun için geçici tedbirler yerine kalıcı tedbirler alınmalı, su gereğinden fazla kullanılmamalıdır” dedi.

“MİLLİ SU KONSEYİ OLUŞTURULSUN”

Ulusal su kaynakları politikasının belirlenmesi gerektiğini dile getiren Uysal, Milli Su Konseyi’nin oluşturulmasını istedi. Halis Uysal, “Su potansiyeli   ile   kullanılabilir su varlığı arasındaki dengesizlikler olan ve yağış rejimi yetersiz-düzensiz bir ülke olarak su politikaları alanında dün olduğundan çok daha dikkatli olmak ve doğru kararlar alıp uygulamak zorundadır. Su ve toprak kaynaklarının kirlenmesini ve yok olmasını engelleyici önlemlerin bir an önce alınması, tarımsal   sulama   işletmeciliğinde   çiftçilerin   söz   sahibi olması ve kooperatifçiliğin ve birliklerin desteklenmesi, tarımsal elektriklerden KDV’nin kaldırılması gerekmektedir. Ülkemize bakıldığında o kadar da göründüğü   gibi   su   zengini   bir   ülke olmadığımız gerçektir. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına 10.000 m3 ve daha fazla tatlı su düşmesi   gerekmektedir. Türkiye ise 1870 m3’lük   bu   miktar   su ile dünya sıralamasında 19. sırada yer almaktadır. Su potansiyelimizi en verimli şekilde   kullanabilmemiz için baraj yapımına önem verilmesi gerekmektedir.  Suları yağışlı havalarda depolayarak kurak mevsimlerde kullanabilmemiz için bir altyapı kurmak zorundayız.  Denize akıp giden bir damla su milli servettir” diye konuştu. Nermin Uçtu

Share
56 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ