logo

reklam

Bedriye AKSAKAL yazdı… “SEVGİLİ ŞÜKRAN”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

 

 

Yağmurun şiddetli yağışıyla uyandım. Saate baktığımda 03.00. Ne yağmur sanki gök delinmişçesine Dünyanın çivisi çıkmış sanki. Yağmur yağarken anılar doluyor hiç solmamışçasına

Sevgili Şükran, yirmi sekiz yıl hiç aksatmadan Salihli Şiir İkindileri’ne giderek, / şairleri dinledim. Sende birkaçına gelmiştin. Dinletiye gitmeden önce Salihli’nin meşhur odun köftesini yiyerek midemiz şenlenmişti.

Yine gittiğim bir Şiir İkindisi’nde “Bir Gece Şarkısı” söyler gibi karşımıza bir kadın şairimiz çıkmıştı. Bilsen BAŞARAN. Nene Hatun’un topraklarında dünyaya geldi. 26 yıl öğretmenlik ve yöneticilik yaparken, durmaksızın şiir yanındaydı. Şiiri özel bir yere koydu. Şiirin yanı sıra, öykü, deneme, çocuklar için şiir ve romanda yazdı. Birçok ödülü yüreğiyle taşıdı. İzmir’de yaşayan şair Bilsen Başaran, kendinden emin, kendine güvenen ve “şairin kadınlık hallerine bakışıyla” sahneye çıktığında , “dar ağacında üç fidan” da yanındaydı. Madımak’ta yanan şairlerde yanı başındaydı. Başaran konuşurken, yüreğim yangın yerine dönüştü, haykırmak istedim haykıramadım. Şairin yüreği , Asuman Susam’ın dediği gibi:

“… Şiir bir itirazsa, tüm iktidarlara bir meydan okumaysa, şair de elbette merkeze oturttuğu kadın’ın ezilmişliğinden yana alacaktır tavrını. … şairin çığlığı, yalnızca bir duygu patlaması değildir. Sorunların kaynağına gider. Sistemi sorularıyla zorlar ve yargılar. Hatta tüm kadınlar adına mahkum da eder…” Başaran, şiirlerini okurken, kadınların sesi oldu. Ve Bilsen Başaran…”Açıktır, saftır, şeffaftır; o nedenle de dürüst, sıcak ve berraktır şiiri…”

Yüreğinin sesiyle yazar şiirlerini. Yine Susam’ın dediği gibi:

“…Kalabalıktır Bilsen Başaran’ın şiiri. Neredeyse tüm Anadolu coğrafyasını kucaklamak ister. İşçisiyle, köylüsüyle, kentlisiyle, yenilmişi, itilmişi, ötelenmişiyle…”

Biliyorum senin kadın şairimile sıcak bir dostluğunuz var. Belki de o dostluğunuzu bilerek bu mektubumda Bilsen Başaran’ı yazdım. Yadıklarımda eksiğim gediğim olursa onları tamamlarsan sevinirim. Sevgili Dost, ben yine dinletiye dönmek istiyorum

Bilsen Başaran, şiirlerini okurken, tüm dizeleri ,çığlıkları akıtıyor insanın saçlarını. Sonra ateş böceklerini görüyorum. Sonra! Sonra!…” Gelin Yüzlü Ağıtlar duydum:

“Anasıyım Mezopotamya’nın yüklüyüm

Rahmimde Fırat’la Dicle. Koynumda

                    Yatağının şaşkını tarih.

Marabayım: Buzun ağzındaki yalaz

Seyyahım: Heybemde kendim

                  Dilim boynumda kement.

Kadınım: baş hesabı davasıyım kanın namusum

Berdelim, kumayım,ar’ım körpe namlunun titremesinde

Zap böğürten ağıtım, kayalar yırtan feryat

Gök uğultusu, şimşek şavkı, törenin sehpasında dal.

…”

Şair,şiirlerini okumaya devam ederken, berdel yapılan, kuma giden kadınlarımız ve ar diyerek öldürülen kadınlarımızın yüzleri, gözlerimin önünden geçti. Tümü birden: susmasın heybenizde ki ekmek… derken  çığlıkları çığlıklarım olurken, ağlayan bendim…

Şükran dinletiden iki ay sonra Edebiyat Öğretmeni Birsen Kırbaş, telefonla arayarak:

“Bedriye Abla yarın Bilsen Başaran okulumuza gelecek, gelirsen sevinirim,” dedi. Birsen çok sevdiğim bir kızım, Bilsen Başaran’ da  şiirlerinin büyüsüne kapıldığım şair bir arkadaşımızdı.

Şairimizin tüm şiirleri ona has. Şiirlerinde büyü var.. Şiirlerinin rengi ve tadı başka. Şiirleri çok özel.Birsen Kırbaş, şairimizin yayımlanmış kitaplarını söylerken çocuklar bu kadar kitabı nasıl yazdınız diye sorular yönelttiler Başaran’a: Aslında söylenilen kitapların bazılarını ben de okumamıştım.Şairimizin kitaplarını not defterime yazarak bende olmayanları alacaktım. Kitapların adları şöyle:

U Dönüş Yok.(şiir), Bir Gece Şarkısı(Şiir), Fotokopuk Düşler(şiir), Sim(şiir), Yittiğim Ülkem(Şiir), Gül Kırığı(Şiir), Anadolu’nun Bilge karıncası Zeki Büyüktanır (biyografya), Maraş’tan Bir haber Geldi(Araştırma belge Şiir)

Çocuk kitapları: Yaşamı tartan Terazi(Roman), Benekli Turgut(Roman) , Düş Çocukları (Öykü), Küçük Yıldız Tohumları(Şiir), Kanatlı Günler(Roman)

Bu değin üretken olan Bilsen Başaran, beşinci, altıncı, yedinci sınıfların konuğu olarak çocuklarla baş başayken,  şairin kitaplarını okuyan öğrenciler, Başaran’a kitaplarıyla ilgili, sorular yönelttiler.

Serde öğretmenlik olunca, şairimiz çocukların sorularını yanıtlarken onlara Atatürk’ten, cumhuriyetimizden dem vurarak nefis bir ders verdi. Başaran’a baktığımda: “İşte Atatürk’ün istediği Türk kadını bu,” dedim.

Başaran’ını en çok durduğu konu da kitap okuma konusuydu. Kendisinin çocukken, dışarıdan gelen elektrik ışığı altında kitap okuduğunu söylerken, o yıllara gittim, geldim.

Ne dedi şairimiz: “ Okumak bir merdiven gibidir. Her kitap okuyan da bir merdiven çıkarak, diğer üst merdivene çıkar. Bir bakarsın okuduklarınla, gökyüzüne ulaşırsın…”

İşte böyle sevgili arkadaşım, ben de saçlarıma kar yağsa da yıllardır bir bir  merdivenlerden çıkıyorum; ama bir türlü gökyüzüne ulaşamıyorum.

Share
48 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gülçin HAZIR yazdı… “SAĞLIK İKSİRİ ZEYTİN AĞACI VE YAĞI”

    17 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                  Zeytin; ölümsüz adaletin, kutsallığın, yeniden doğuşun simgesi olarak kabul edilir. Zeytin ağacı barışın da sembolüdür. Zeytin kelimesi dilimize Arapça ez-zeyt, İbranice zeytten gelmektedir. Zeytin ağacının kökeni hakkında kesin bilgi olmamakla birlikte arkeolojik kazılarda zeytinin anavatanı olarak Mezopotamya olduğuna işaret edilir ve buradan Anadolu’ya ardından da Akdeniz, Ege, Kıbrıs ve Girit üzerinden yayıldığı gösterilmektedir. Zeytin ağacı dünya üzerindeki yetişen en esk...
  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “SEVGİ…”

    14 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                  14 Şubat Sevgililer Günü. Gençliğimde okuduğum aşk kitapları gözümün önünde. Kraliçe Margous asil olmayan sevgilisinin kesik başıyla, kocasının yanına gider, Anna Karanina oğlunu hiçe sayarak, genç subay için bedenini tren raylarının ortasına atar, Romeo ve Juliet ayrı kalmaktansa ölmeyi tercih eder... Aşıklar ölse, zaman akıp geçse de değişmeyen tek bir şey var... O da aşk. Etrafımda ki gençlere bakıyorum. Tümünde bir telaş, bir heyecan hepsi 14 Şubat Sevgililer Gününe hazı...
  • Tahir Hamdi ORAL yazdı… “BİZİM HİKAYEMİZ ..2”

    14 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              70 Yıllara gelindiğinde , muhtıralar sağ-sol çatışmaları Üniversitelerde Komünist—Faşist suçlamaları , Fabrikalarda DİSK—MİSK Mücadeleleri , grevler emeğin patronları , Sendika ağaları , bilinen ve bilinmeyen ideolojilere kurban giden zavallı  ö ğrenciler , işçiler. Devrimci—Ülkücü kavgaları , Bölünmüş öğretmenler , taraflı polisler , ülkesine sahip çıkanlar bu arada yok olan gencecik sağdan ve soldan yok olanlar. Birbiri ardına devam eden cenaze törenleri , romantizm ile terör arasına sıkışmış ka...
  • Şükran FARIMAZ yazdı… “ŞİİR”

    13 Şubat 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Mektuplarında en çok şiirden söz ediyorsun Bedriye.                    Salihli  Şiir İkindileri’nden söz ediyorsun. Elbet hoş bir gelenekti; neredeyse kurumsallaşmış bir etkinlikti. Ama şu mu Bedriye: Yapıtla, daha doğrusu yapıta yüklediğimiz anlamla, yazarının ya da şairinin doğrudan  ilişkilendirilmesi  gibi kolay anlaşılabilecek bir tuzağa düşüyoruz çoğu kez. Yazar ya da şairle tanıştığımızda ise  o büyü, o yaman büyü (!  ) bozuluveriyor nedense. İmza günlerinde bile ne yazık ki böyle. Nitel...