logo

reklam
05 Aralık 2018

Bedriye AKSAKAL yazdı… “MANİSA’YI DÜŞLEDİM”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Havalar değişti. Tüm renklerin solgun olduğu güzde  , kırlarda dolaşmayı  çok isterdim. Gönül istiyor da, vücut yeter deyince, düşüncelerim paramparça oluyor.

Bu gün yine Manisa’yı düşündüm. Eskiden Manisa’mızın güzelliklerini, Manisa’nın tarihi çınarlarıyla paylaşmak için, evlerinin kapısını çalardım. Şimdilerde ise çalacak kapılar bir elin parmakları kadar azaldı diyebilirim. Çınarlar yok oldukça, aslında geçmişimizi anlatacak  gerçek Manisalılar yok oldu. Nerede Keşfi Karadanışman Amca? Ne güzel anlatırdı Manisa’nın folklorik değerlerini? Nerede Mesedet Karaosmanoğlu? O da ne güzel anlatırdı Cumhuriyet çocuğu oluşunu? Sessiz gemisine binip gidenlerden Mustafa Çapra ne güzel anlatmıştı küçük sanayiinin kuruluş öyküsünü. Ne güzel dile getirirdi Manisa şivesiyle konuşan Mesude Teyze(Yorgancı) menkibeleri…. Ya Bedriye Teyze(Akgümüş o da  Mesude Teyze’den kalır yanı yoktu , o da Kurtuluş Savaşı’nda çektikleri sıkıntıları , bir de Manisa’da söylenilen deyişleri öyküleriyle anlatırken kahkahalarımız dışarılara taşırdı…

Bu gün yine durmadan Manisa’yı düşündüm. Acaba Manisa’da oturanlar, Manisalı olanlar, Manisa’yı tam olarak tanıyorlar mı? Kanımca bu kentte oturanlar, kentin ekonomisini, tarihini ve kültürünü tam olarak tanımıyordur.

Oysa herkes önce kendini, daha sonra yaşadığı köyünü yahut kasabasını ve kentini her yönüyle tanımış olsa, hem bu gününü, hem geleceğini daha iyi anlar Ve toprağa daha iyi emin adımlarla basar.

Bu gün  yolda giden birisine, Şair Tevhide’yi, Gördesli Makbule’yi, Kuvayi Milliyeci Belkıs Hanımı sorsam , tanıyan kaç kişi çıkar acaba?

Acaba üniversitede okuyan gençlere sorsam,  kaç kişi Yusuf Atılgan’ı, İlhan Berk’i, Erol Toy’u, Afşar Timuçin’in… bu topraklarının çocukları olduğunu kaç kişi bilecek acaba? Ya Deli Hamdi’yi tanıyanınız var mı desem? Günlerce oturup Deli Hamdi’yle ilgili fıkraları dinleseniz şöyle bir yerinizden silkinirsiniz. Tabi en güzel anlatıcı Tezcan Karadanışman olursa. Ne de olsa babasının oğlu. Bir o kaldı, bir de terzi Saim…  Bunları anlatacak insan olarak.

Yazımı Deli Hamdi’yle anlatılan bir fıkrayla noktalayalım. Ha sahi unutuyordum Deli Hamdi Manisa’da yaşamış bir zat:

Bir gün Deli Hamdi  mutasarrıf Haydar Beyin yanına gitmiş. Haydar Bey, Deli Hamdi’yle dalga geçmek istemiş:”Al bu kavuğu başına tak. Gel benim koltuğuma otur”, demiş.

Hamdi şöyle bir Haydar Beye bakmış:

“Çabuk evine git, eşyalarını topla.” Mutasarrıf bu sözlere çok gülmüş. Yirmi dört saat içinde Haydar Beyin tayini çıkmaz mı?  O zaman mutasarrıf, Deli Hamdi’nin ermiş kişi olduğunu anlamış, yanındakilere şöyle söylemiş:

“Nice deliler vardır velidir.”

Manisa tarihiyle, kültürüyle akan bir ırmak kent. İlk çağdan günümüze dek akarken nice kavimlerin, ulusların, devletlerin, imparatorlukların kenti olmuş. Her biri bir yapıt bırakarak Manisa’yı akan ırmak yapmışlar.

Yeter ki bizlerde tarih bilinci olsun ki, bu yapıtlarımızı koruyalım. Gelecek kuşaklara miras olarak bırakalım.

Share
39 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şükran FARIMAZ yazdı… “MERHABA  BEDRİYE”

    18 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                Daha ilk yağmurla bahçedeki  İstanbul  gülleri  solmuş, herkes erkenden evine çekilmişti.  Issız  duvar diplerinde, pencere kenarlarında tek tük de olsa ölü kuşlarla kelebekler görülüyor, yol boyu uzayıp giden  yapraklarla bir kırgınlık gibi uzuyordu güz: Bir mektup, son bir mektup olsun gelmeyecek miydi ondan? Merhaba Bedriye, Bir Ağaç Bir Kadın’dan alıntıladığım bu sözcüklerle yine ve yeniden merhaba! Biliyorsun  yayımlatmakla yetinmeyip  kendi aramızda  ayrıca konu edindiğimiz mektup...
  • Ali Haydar Aksakal yazdı.. “SPİL MİLLİ PARKI”

    18 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                Muhteşem Sipylos Dağı… Hititlerin Zippasla Ülkesi dedikleri, gizemli bir tarihi içeren ve unutulmuş kahramanların yaşadığı topraklardır… 3. jeolojik devirde deniz dibinde biriken tortuların yükselmesiyle Manisa Dağı oluşmuştur. İçinde mağaralar, nehirler, göller ve su kaynakları olabilir. Tortuları, Sülüklü Göl civarında ve Çeşme Başı Mahallesinin üst sırtlarında görmek mümkündür. Sülüklü Göl, kalker arazide, Spil Dağı Milli Parkı’nın 600 metre yüksekliğinde oluşmuş bir dolin gölüdür. ...
  • Sevim GÜNGÖR yazdı… “ÇIĞLIK”

    17 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

          Kasvetli bir pazar günü… Henüz akşam bile değil ama gün karanlık. Siyaha yakın bulutlar büyük kümeler halinde güneşi engelliyor. Güneş bir çıkıp bir kayboluyor,  “umudun bir var, bir yok oluşu” gibi… Balkonumdan bahçeme doğru oturmuş kahvemi içiyorum. Bir yandan yağmur yağsa da karanlık bulutlar aydınlansa diyorum, bir yandan bu karanlığı yaşamak istiyorum. Derken içimden bir ses -yok hayır binlerce ses- çığlığa dönüşüyor ve “bu karanlıklar aydınlıklara ne zamana kadar direnebilir” diye feryat ediyor. Karşımdan yüz...
  • Gülçin HAZIR yazdı… “İNSAN OLMAK”

    16 Aralık 2018 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                Dünya  üzerinde insanların özgürce ve eşit yaşadığı sürece, yaşanılan hayatın anlam ve öneminin var olma ilkesinden yola çıkarsak, düşünmemiz gereken üzerinde insan yaşamayan bir dünyanın ne kadar boş ve bir o kadar da anlamsız olduğu olgusuna varırız. Dünya üzerinde yaşayan bütün insanların özgür ve eşit olduğu düşüncesi ve bunu takip eden çalışmalar ilk olarak 1776 yılında Amerika ve Avrupa’da başlamış, daha sonraki süreçte de Fransız halkı ülkelerindeki kötü yöneticileri ile yönetime ...