logo

reklam

Bedriye AKSAKAL yazdı… “DÜŞLEDİĞİM MANİSA”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

 

SEVGİLİ ŞÜKRAN

Biz emekli olduk desek de aslında emekli olmadık. Evde, sokakta, velhasıl her yerde öğretmenliğimizi sürdürüyoruz. Bilmem bu düşünceme katılır mısın canım arkadaşım. Yine hal hatır sormadan yaşadığım bir olayı seninle paylaşmak istedim.

2018’in son günü yolda yürürken, dokuz on yaşındaki çocuklar vurmalı kırmalı oyun oynuyorlardı. Onları izlemeye başladım. Aman Allah’ım, bir birine söyledikleri küfürler, yenilir içilir cinsten değil. Yanlarına yaklaştım. Küfür etmelerinin doğru olmadığını söylediğimde kahkaha atarak yanımdan uzaklaştılar, bir ikisi de oyunlarını bozdum diye kızgınlıklarını dile getirdiler. Çocuklar uzaklaşırken, öğrencilerim geldi belleğime Sevgi Çiçeklerim dediğim çocuklarım.

Şükran burada mütevazı olmayacağım. Biz öğrencilerimizi iyi eğitmişiz. Sen ki Manisa’nın kenar bir okulunda çalışırken, oradaki öğrencilerle tiyatro oyunu sergileyerek o çocukları sokaklardan kurtarmıştın. O çocuklar bu gün iş güç sahibi olduğunu söylerken, gözlerindeki ışıltıyı görüyordum.

Ben demeyi sevmiyorum; ama burada ben demek durumundayım.

Biliyorsun ayağımla bastığım toprağın tarihini, kültürünü, daha doğrusu Halk bilimini incelerken, öğrencilerimi de araştırmaya yönlendiriyordum. Durmadan da yazıyordum. Çocuklarımda yazıyordu kendilerince bir şeyler. Çünkü çok küçük yaşlarda bulundukları yerleri çocuklar tanırsa ve tarihini, kültürünü bilirse yaşadıkları topraklar hiçbir zaman tarumar olmaz.

Manisa ne değin uykusu derin kent de olsa Manisa’yı çok seviyorum. Öğrencilerimi de bu sevgiyi aşıladığımı bugün görebiliyorum. Çünkü her biri Manisa’da yaşamlarını sürdürürken, en güzel mevkilerde Manisa’ya hizmet veriyorlar.

Canım arkadaşım, bu gün yine öğretmenlik günlerim gözlerimin önünde.

Bir gün çocuklarıma Türkçe dersinde: Nasıl bir Manisa? İstiyorsunuz dediğimde her biri büyük bir ciddiyetle dağıttığım kâğıtların üzerine filozof edasıyla eğilerek yazmağa başladılar. Ders sonunda yazdıklarını bana verirlerken, bir işi başarmanın mutluluğu gözlerinden okunuyordu tümünün.

Eve geldiğimde çayı demledikten sonra bir tarafta çay keyfini sürdürürken, çocuklarımın yazdıklarını da okuyordum. O küçük dediğimiz çocuklarımızın yazılarını okudukça yüreklerinin dev yürekli olduğunu görmek beni umut yolculuğuna çıkarmıştı. O yazılanlar bugün elime geçince dünün çocuklarının neler yazdıklarını seninle paylaşmak istedim. Çünkü beni en iyi sen anlarsın. Çocuklarıma: ” Nasıl bir Manisa düşlüyorsunuz? “diye soru yöneltmiştim.

İşte çocuklarımın yazdıkları:

“Sabahtan erkenden bir ses kaplar kenti. Ekmek parası kazanmak isteyen çocukların sesidir bu. “Simitçi!” “Simitçi!” diye bağırırlar. Bir tane simit satabilmek için her yeri dolaşırlar. Onlar da uyusalar. Bizim gibi çocukluklarını doyasıya yaşayabilseler. Ya da bir gül tomurcuğu gibi gönüllerince sevinseler.”

“Pisliklerle dolu bir Manisa değil. Sevgi çiçekleriyle dolu bir Manisa istiyorum. Fabrika dumanlarıyla dolu bir Manisa istemiyorum. Gediz’de balıklar oynaşsın istiyorum. İnsanları altın yürekli olsa, yerlere tükürülmese. Göklerde yıldızlar her zaman parlasa. Yer yüzünde mutluluk ağaçları canlansa. Manisa sokaklarında sevgi ile mutluluk dans etse. Manisa’nın her köşesinde kahkahalar çoğalsa. Manisa sokakları hep sevgi koksa…”

Elimdeki yazılanlardan odama sevgi çiçekleri yağıyor Özgür Mutlu’nun yazdığı yazıdaki gibi:

“İşte güzel bir gün başladı. Manisa tertemiz, yerlerde çöp yok. İnsanlar Manisa’nın aşkıyla yanıyorlar. Her taraf yemyeşil. Çocuklar cıvıl cıvıl öten kuşlarla oynaşıyor. Kimse Manisa’yı kirletmek istemiyor. Güneş pırıl pırıl. Kelebekler bir oradan, bir buraya pır pır uçuyor. Çiçekten çiçeğe konarak sevgilerini dile getiriyorlar.

Manisa anlattığım gibi güzel olmasa bile benim düşüm olsa da, yakında bundan daha güzel olacak. Büyükler yapmasa da biz yapacağız. Biz çocuklar yapacağız. Çünkü bizler Manisa’yı seviyoruz.”

Sevgili Şükran bizde kentimizi seviyoruz da, insanların git gide yozlaşması beni üzüyor. Tarih bilinci diye bir olgu yok. Çocukluğumun Manisa’sındaki tarihi dokular bir bir yıkıldı. Beton yığınları arasında birkaç tarihi doku yaşam savaşı veriyor.

Bu konuyu konuşmaya başlarsak sonu gelmez. Gecenin sessizliğinde öten guguk kuşu kalk artık yat dercesine öttü. Şükran sana da iyi geceler. Mektubunu geciktirme öpüldünüz.

Share
115 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gülçin HAZIR yazdı… “+1 FARKLA BİZ AYNIYIZ”

    24 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Siz değerli okurlarım merhaba, bugün sizlere önemli bir farkındalık günü olan 21 Mart Down Sendromlularla ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. 21 Martta yurdumuzun birçok yerinde yapılan etkinliklerde down sendromu hakkında toplumsal farkındalık yaratmak, down sendromlu bireylerin ayrımcılık ve ön yargıya maruz kalmasını önlemek, erken ve sürekli eğitim önemine dikkat çekmek amaçlanmaktadır. Peki nedir bu down sendromu? Birleşmiş Milletlerin 21 Mart tarihini resmi Dünya Down Sendromu Günü ol...
  • Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE KODA SERÜVENİ”

    24 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Kırmızı gülün alı var Hergün yeri var Bugün benim efkarım var Ah bu gönül arzu eder seni Dağlar dağlar viran dağlar Yüzüm güler kalbim ağlar Mayadağ’dan kalkan kazlar Al duvaklı beyaz kızlar Vardar ovası Vardar ovası Kazanamadım sıla parası Üç ayrı Rumeli türküsünün potpurisi ile yazıma başlıyorum. Ancak şaşırmışlık ve hayretler içerisinde yazıyorum. Sizce moda bu mu? Yoksa dilim varmıyor saçını başını yolan bir toplum mu? Bu işin buraya varaca...
  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “HAFSA SULTAN”

    22 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

                  Renklerin solgun olduğu mevsim. Yazdan kalma bir gün. Spil’in dorukları gizemli bir hareketlilik içinde. Bulutlar rüzgarla dost. Bugün Hafsa Sultan’ı araştırmak için yollara düşüyorum. Sultan yedi düveli tutsak edip de bir çıbana tutsak düşen, yavuz Sultan Selim’in karısı, kanuni’nin de annesi. Spil göğe uzanan başıyla Hafsa Sultan’a barınak olmuş. Doğa baharda renk değiştirirken, kentin yaşamında bir bayram kültürü olmuş. Mesir Bayramı, Sultan  Camii, Hafsa Ana’yla tümleşmi...
  • Sevim GÜNGÖR yazdı… “TEKEL BİNASI”

    18 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Manisa’daki Cumhuriyet dönemine ait kamu yapılarından İstasyon Binası ve Hükümet Konağı’nın ardından bugünkü yazımın konusu Manisa Tekel Binası’dır. Cumhuriyetin ilk yıllarına (1926) tarihlenen yapı, Utku Mahallesi’nde sevgi yolu denilen yol üzerindeki meydanda bulunur. Eski Tekel Binası günümüzde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak işlevini sürdürür. İki katlı inşa edilen yapının güney doğu cephesi pahlanmış ve yapıya giriş buradan sağlanmıştır. Meydana bakan girişin üzerinde balkon yer alır. P...