logo

reklam

Ali Haydar AKSAKAL yazdı… “MANİSA İLK ÇAĞLARDAN BU GÜNE I. BÖLÜM”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

 

 

Tarihin bir bölümünü ele alarak, kentlerin başlangıçtan bu güne, yaşamındaki olayları, yapıtları, kültürünü, harpleri ve bu bölgelere hâkim olan güçleri doğru tespit edip araştırmazsak, yaşadığımız kentin ve bölgenin tarihine ışık tutamayız.

Elde yeterince bilgi ve belge olmayabilir. Araştırmaya devam etmek zorundayız. Bu ülke bizim ve bizler bu Anadolu topraklarında yaşıyoruz.

Yaşadığımız coğrafya, iklim değişikleri, doğal afetler ve harpler yüzünden devamlı değişikliğe uğramıştır. Unutulan zamanları ve tarihi ortaya çıkarmak araştırmacı ve akademisyenlerin görevi olmalıdır. Bunun için gayret göstermeliyiz.

Manisa Bölgesi 3. Jeolojik zamanda büyük değişikliğe uğradı. Deniz dibinde biriken tortuların yükselmesiyle Manisa Dağı ve dağın kuzey yamaçlarında, Yund Dağlara kadar uzanan bir iç deniz oluştu… Manisa, Akpınar Bölgesi’nde yer alan Yarıkaya’da karşılıklı yamaçlar simetriktir. Bir dere yatağı veya vadi değildir. 14º (derece) olan bir depremin delilidir. Dağcılar tarafından, Sülüklü Göle kadar 28 kademe tespit edildi.

Tarihin ilk imparatorluklarından birisi; Tantalos Krallığı Manisa Dağı ve Sipylos ’ta kuruldu. Hititler bu bölgeye Zippasla ülkesi adını verdi. Tantalos krallığı Hermos kıyılarından İtalya kıyılarına ve Mısır’a kadar uzandı.

Kral Tantalos, tanrılar gibi ölümsüz olmak istiyordu. Aslında O, Tanrı Zeus’un bir dünyalıyla birleşmesinden olmuş yarı Titan bir insandı.

Amcası Denizler Tanrısı Poseidon Atlantis uygarlığını kurmak için uğraş verdi.

Poseidon ilk doğan çocuklarından Atlas’ı diğerlerinin üzerine kral yaptı. 3. İkizlerine, Herakles Sütunlarının ötesinde Gaderios Bölgesini (Çeşme-Ildırı) verdi.

Hayat ve yaşam devam ediyordu…

Atlantis 11000 yıl önce yok olan bir medeniyet. Poseidon’un kurduğu Tantalis Kenti’nde, Kral Atlas hüküm sürdü. Atlas’ın kızı Dione (gerçek ismini bilmiyoruz) gönlünü amcaoğlu Tantalos’a kaptırdı ve onunla evlendi. Çocukları oldu. (Pelops-Niobe-Broteas-Daskyleion) Pelops, Çok büyük bir servetle Yunanistan’a gitti. Onu orada onu kral yaptılar.

Adı Peleponnes Yarım Adasına verildi. Olimpiyatları başlatan ilk insan olarak adını tarihe yazdırdı.

Sipylos Dağı ve Tantalis Kenti’nde yaşayanlar, bölgenin ilk sakinleriydi. Mutlu ve zengin oldular, tanrılar kıskandıracak hale geldiler.

Tanrılar, bir gece ansızın Sipylos Dağı’na yüklendiler. Tantalis Kenti ve Sipylos Dağı’ndaki kentler bir depremde yok oldu. Kentin battığı yerde Saloe Gölü oluştu.

İnsanlar her şeylerini kaybetti. Niobe, ağabeyinin yanına gitti. Orada Thebai Kralı Anfion ile evlendi. 7 kızı, 7 oğlu oldu.

Niobe, Thebai kentindeki bir tapınakta insanların Tanrıça Leto’ya taptıklarını gördü. Bunun doğrun olmadığını söyledi. Babası Tantalos’u, krallığını ve Sipylos Dağı’nı övdü. İnsanlar tapınağı terk etti. Leto bu olaya çok kızdı.

Oğlu Apollon ve Kızı Artemis Niobe’nin çocuklarını öldürdü. Niobe üzüntüsünden günlerce ağladı ve baba memleketi Manisa’ya döndü.

O günkü yerel bir hükümet bir kayayı el aletleriyle işleterek dünyanın en eski tanrısal kaya anıtını yaptırdı. İnsanlar ona “Ağlayan Kaya” dediler. Tantalos’un Küçük oğlu Broteas Akpınar’da babasının anısına, Kodinos kayalıkları üzerinde Türkiye’nin en büyük tanrısal kaya anıtını babası adına oydurdu.

İnsanlar binlerce yıl onu Bereket Tanrısı Kybele sandı. Tarihi yanılgı şöyle başlamıştı; Hitit Kralı II. Murşili’nin kızı Matanazzi 3300 yıl önce Seha Ülkesi Kralı Musturi ile evlendi. Hattuşa’dan düğüne gelenler Seha ülkesini gezerken, bir Hititli Spil Dağı’na geldi. Ve bize yıllarca Kybele denilen anıta çıktı, anıtın üst bölgesine adını yazdı.

Asırlarca anıtı Hititlerin yaptığı söylendi. İnanmıştık.

Oysa anıt Bereket Tanrısı Kybele formuna uymuyordu.

Yerel bir krala aitti. O da Tantalos olabilirdi.

Anıtın sağında bir erkek ve bir kadın rölyefini fotoğraf karelerine aldık.

O günlerden bugüne uzanan bir kültürel zenginlikti. Tantalos Krallığının kültürünü ve resim sanatını yansıtıyordu. Tantalis Kenti, depremde tarihin derinliklerinde kayboldu, doğal afetten sağ kurtulanlar Batı Anadolu’da yeni kentler kurdu.

Tantalos’un bir diğer oğlu Daskyleion Bandırma’da Kuş Cennetine yakın, aynı isimde bir kent kurdu. Ve yaptıkları bir Tümülüs’ün üzerine Tantalis Kenti’nin planlarını işlediler. Doğal afetler ve depremler bu güçlü imparatorlukların sonunu getirdi. Tarih sahnesinden silindiler. Anadolu topraklarının ilk insanları, Luviler de bu bölgelerde de yaşadı. Başkentleri Selçuk İlçesi’ydi. Amazonlar, Samsun-Themiserya^dan (Terme) Batı Anadolu’ya geldiler. Atlantislilerle harbe tutuştular. Manisa’da kışladılar. Bir bahar günü İzmir’e geçtiler. Kurdukları kente Smyrna adını verdiler. Dünya’nın ilk seyahatnamesini 1850 yıl önce yazan Pausanias, Tantalos’un yaşadığı yerlerde yaşamış bir Manisalıydı.

Manisa İzmir’e 35 km uzaklıkta, deniz seviyesinden 71 metre yüksekliktedir. Merkezde en yüksek nokta 1517 metre yüksekliğindeki Sipylos Dağı’dır.

Antik Dönemde, Sipylos’un eteklerinde kurulan kente Magnesia ad Sipylos adı verildi. Manisa’nın kuzeyinde MÖ 3000 yıllarına tarihlenen Batı Anadolu’ya özgü kırmızı cilalı çanaklar bulundu.

Manisa İl’inin yüzölçümü 13810 km². 16 ilçe, 799 köy ve 49 köy altı yerleşim yeri Büyükşehrin ve ilçelerin mahallesi oldu.

Manisa, Aydın’a 156, Balıkesir’e 137, Denizli’ye 206, İzmir’ 36, Kütahya’ya İl’ine 316 km. uzaklıktadır. Manisa’nın hava kirliliğinde kentin topoğrafı yapısı, meteorolojik koşullar, nüfus yoğunluğu ve plansız kentleşme önemli rol oynamıştır.

Manisa en kirli 10 il arasında bulunmaktadır.

Manisa Ovası’ndan geçen Gediz Nehri 1880 yıllarına kadar İzmir-Karşıyaka kıyılarına akıyordu. Körfezin alüvyonlarla dolma tehlikesi karşısında Osmanlı Devleti nehrin yatağını Foça’ya aldı. Aradan asırlar geçti… Zeus’un oğlu Tantalos’un torunu Atreus, baba memleketi Sipylos’u tekrar geri almak için 100 savaş arabasıyla Manisa’ya geldi. Seha Ülkesi Kralı Maduvatta’yı tutan Hititler yüzünden mağlup oldular ve çekilip gittiler. Bölgede yüzlerce yıl karanlık bir dönem yaşandı. Doğudan ve batıdan gelen kavimler Anadolu kentlerini yağmaladı. Kentleri yakıp yıktılar. Binlerce insan yok oldu.

Share
75 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sevim GÜNGÖR yazdı… “TEKEL BİNASI”

    18 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Manisa’daki Cumhuriyet dönemine ait kamu yapılarından İstasyon Binası ve Hükümet Konağı’nın ardından bugünkü yazımın konusu Manisa Tekel Binası’dır. Cumhuriyetin ilk yıllarına (1926) tarihlenen yapı, Utku Mahallesi’nde sevgi yolu denilen yol üzerindeki meydanda bulunur. Eski Tekel Binası günümüzde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak işlevini sürdürür. İki katlı inşa edilen yapının güney doğu cephesi pahlanmış ve yapıya giriş buradan sağlanmıştır. Meydana bakan girişin üzerinde balkon yer alır. P...
  • Gülçin HAZIR yazdı… “DİRİLİŞİN ADI ÇANAKKALE”

    17 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Bir destanın adıdır Çanakkale. Çanakkale Zaferi tarihin akışını değiştiren bağımsızlığı uğruna canını vermekten çekinmeyen Türk Milletinin kahramanlık destanıdır. Çanakkale Zaferi ulusumuzun bütün varlığıyla özgürlük ve bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin sembolüdür. Çanakkale savaşları sıradan bir mücadele değil, Türk Milletinin gösterdiği yüksek fedakarlığın ve kahramanlığın abidesidir. Atatürk’ün askeri dehası, Türk askerinin vatan sevgisi ve bağımsızlık inancı zaferin temelini oluşturmaktadır. Tarih...
  • Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE MODA SERÜVENİ”

    17 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Senden ayrı yaşayamam Çünkü çok sevdim seni Hasretine dayanamam Sen de terk etme beni Ancak bütün güzellikler, iyilikler saygı, sevgi ve daha neler neler bizleri bir bir terk ediyor. Bu da ne demek demeyin bana gerçeklerden kaçamazsınız ve saklanamazsınız. Peki o zaman ne yapacaksınız işte yine sırası geldi birbirinizin yüzüne bakın derler bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim ve de tam sırası kıyafetlerinize bakın. Bakalım ne göreceksiniz. Çünkü parasını verip aldığınız kıyafeti ...
  • Tahir Hamdi ORAL yazdı… “YAŞANMIŞ BİR HİKAYE”

    14 Mart 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Biz buna devrimci olmak diyoruz.... Mexico City’de 200 metre finali koşulmuş. Amerikalı (siyah) atletler Tommie Smith ile John Carlos birinci ve üçüncü gelirken, ikinciliği Avustralyalı (beyaz) Peter Norman kazanmış. Madalya töreni için bekledikleri sırada, Carlos, Peter Norman’ın yanına gelerek sormuş; ─ İnsan haklarına inanıyor musun? ─ Evet, inanıyorum. ─ Peki ya Tanrı’ya? ─ Bütün kalbimle... Bunun üzerine, iki siyah atlet kafalarındaki eylem planını açık...