logo

reklam

Ali Haydar Aksakal yazdı… “DOĞANBEY KÖYÜ”


admin
bilgi@manisahabergazetesi.com.tr

 

 

 

 

Manisa’nın sıcaklarından kaçıyor, yaz tatili için Çeşme Germiyan Yalısı Burcu Sitesi’nde yaşam buluyoruz. Tatil yapmak ve doğayla baş başa olmak güzel bir duygu. İçimizdeki benlik gezmemizi ve yeni yerler görmemizi, gördüğümüz yerlere tekrar ulaşmamızı istiyor.

Duygularımız, isteklerimiz ve yeni yerler keşfetme dürtüsü bizleri yolculuğa zorluyor.

2018 yaz tatilinde yolculuk için programlar hazırladık. Hedefimiz de Doğanbey yerleşim yeri vardı. Yıllardan beri civarından geçer oraya uğramazdık.

Şirin mi şirin, tarihi dokusu, evleri, denizi ve doğasıyla cennetten bir köşe… İnsanı kendine çeken bir Anadolu toprağı. İzmir kentine 63, Söke İlçesi’ne 29 km uzaklıktadır.

Söke’den Didim-Milas-Bodrum karayoluna çıktığınızda, Priene ve Eski Doğanbey’i gösteren trafik levhaları, sizi Gülbahçe’ye ulaştıracak. Didim-Priene sapağını takip ettiğinizde AT-Burgaz-Tuzburgazı-Doğanbey tabelası gideceğiniz yeri gösterir.

“Dilek yarımadası – Büyük Menderes Deltası Milli Parkı” Kuşadası’nda tatil yapan birçok kişinin denize girdiği ve tatil yaptığı yerin arkasında, dağın eteğinde Doğanbey uzanmaktadır.

Doğanbey Köyü, eski ve yeni Doğanbey olmak üzere ikiye ayrılıyor. Domatia Köyü mübadeleye kadar (1924) Rumların yaşam sürdüğü bir yerleşim yeri. Sırtını Mykale (Samsun) Dağları’nın güney yamacına dayamış. Kuşadası’nda yer alan Dilek Yarımadası milli parkının delta alanına yukarıdan bakmaktadır. Tarihi… MÖ 7. yüzyıla kadar uzanıyor. Çevresinde eski gümrük binaları, Karina Antik yerleşimi ve Tebai-Lade adaları bulunmaktadır.

Doğanbey Köyü’nde Rum mimarisinin karakteristik özellikleri görülür. Taş evleri, iş yerleri, şapel denilen dinsel bir yapı, eski bir hastane, Arnavut kaldırımlarıyla döşeli dar sokakları kentin özelliğidir.

Türk mimarisinin güzel örneklerinin de bulunduğu bir yerdir.

Köy taşlık bir araziye sahiptir. Dağlık alanların uzağındaki tarım arazisi aile ziraatı için kullanılmaktadır.

1924 yılında gerçekleştirilen mübadele ile Rumlar Yunanistan’a, Balkan ülkelerinden gelen Türkler de Domatia’ya (Doğanbey) yerleştirilmiştir.

Rumlar Domatia’yı terk ederken, yaşadıkları taş evleri yıkıp gittikleri söyleniyor.

Dağlık bir alan olduğu için arazi tarım alanlarına uzaktır, yerleşim yerinin ortasından yazın kuruyan bir dere geçiyor. Rüzgârlı ve taşlık bir arazide yaşam devam ediyor…

Yöreye gönderilen Türkler buraya yerleşmek yerine, Yeni Doğan Beyi kurmuşlar.

Eski Doğanbey’deki Rum evleri restore edilmiş, deniz manzaralı, dağa yaslanmış taş evlerin tarihi doku korunmuştur. Zaman içinde doğasever zenginlerin yerleştiği ve yaşadığı bir köy haline gelmiştir.

Arnavut kaldırımları, bakımlı bahçeleri ile güzel bir yer oldu.

Doğanbey’e ulaştığımızda ilk durağımız panoramik manzaralı bir kahve oldu.

Durmadan fotoğraf çekiyor, birbirinden güzel taş evleri ve yıkıntıları da kamera kayıtlarına alıyorduk.

Köyün girişinde 1890’larda hasta hane, daha sonra ilkokul ve karakol yapılan taş bina, günümüzde “Büyük menderes Deltası Milli Parkı Ziyaretçi-Tanıtım Merkezi” haline getirilmiş. Merkezde, bölgede yetişen bitkiler ve yaşayan hayvanların doldurulmuş hallerini burada sergilenmektedir. .   .

Suların şırıl şırıl aktığı derenin, etraftaki bir birinden güzel çiçekler ilginizi çekecek ve onları toplamaya çalışacaksınız.

Eski Doğanbey’den deniz kenarına indiğinizde, 6 km uzaklıkta, bahçesinde maymun olan salaş bir restoran bulacaksınız. Deniz kenarına ulaştığınız son nokta Karina ismiyle anılıyor. Dilek Yarımadası’nın en uç noktası. Yunan Adası Sisam’a çok yakın.

Deniz kenarında kıyıya bağlanan tekneler ve ördekler ilgi odağınız olacak.

Share
212 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gülçin HAZIR yazdı… “KÖY ENSTİTLERİNİN 79. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            “Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim kurumlarından olan Köy Enstitüleri, kuruluşunun 79. Yılını kutluyoruz.” Türk eğitim tarihinde önemli bir devrim yaratan Köy Enstitüleri köye öğretmen ve köye yararlı diğer meslek erbabını yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 yılında 3083 sayılı yasayla Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı ve İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde kurularak, genç Türkiye Cumhuriyetinin aydınlanma yolunda en önemli eğitim hizmeti olmuştur. Köy Enstitüleri savaştan çıkmış, viraneye dönmüş, ...
  • Taner GÜZEY yazdı… “TANER GÜZEY İLE MODA SERÜVENİ”

    21 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Sormadın halimi hiç kalbimin esrarı nedir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir Ölmeden ruhuma sen bari biraz neş’e getir Çekerim aşkını çılgın gibi ben kaç senedir. Makam: Hüzzam Beste: Selahattin Pınar Güfte: Mustafa Nafız Irmak Gözlerim hiç yalan söylemez, toplumsal çöküntü var mı yok mu demeye gerek yok. Görünen köy kılavuz istemiyor maalesef. Etrafıma baktığım zaman çok dejenere olduğu kesin. Gerçek şu ki eğitim anne rahminde başlıyor. Devam eden bir süreç ama sonuç ne oluyor bi...
  • Hakan AĞAR yazdı… “PLANINIZ VAR MI? AÇIKLAYIN YOK MU? BIRAKIN”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

            Geçtiğimiz hafta yazdığım köşe yazısı Manisaspor sevenlerini duygularını dışa vurmaya itmiş. Neler neler olmadık ki; Yalakanın alası, paralı, kiralık kalem, Manisaspor düşmanı ve birçok yeni sıfat. Köşe yazısı yazmaya başladığım dönemden beri her zaman benimsediğim bir lafı hatırladım; Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Ancak fark etmez, biz doğru bildiğimizi de yazmayacaksak zaten bu mesleğe layık değiliz demektir. Benim son köşe yazıma aldığım tepkilerden çıkarttığım 4 net saptamam var; 1- Manisas...
  • Bedriye AKSAKAL yazdı… “DOSTLAR”

    18 Nisan 2019 Genel, Güncel, Köşe Yazıları

              Bir taraftan bilgisayarla dostluğumu sürdürürken, diğer taraftan en yakın dostlarım yine kitaplarım oldu. Sevgili Şükran, uzun bir süredir polisiye ve macera  romanı okumamıştım. Ağırlıklı olarak okuduklarımın tümü yakın tarihimizle ilgili ve birde tat bırakan romanlardı. “Leyleklerin Uçuşu “ adlı serüvenlerle dolu kitabı okuyunca gençliğime bir kez daha yol aldım. Başımda kavak yelleri estiği dönemlerde, ne çok macera ve polisiye kitapları okumuştum. Özellikle Mayk Kambırları. O kitapları okuya...