logo

reklam
13 Aralık 2017

“3 yaşından itibaren okul öncesi eğitim gerekiyor”

Okul öncesi dönemde çocukların eğitiminin önemine vurgu yapan MCBÜ Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Kandemir, 3 yaşından itibaren bütün çocukların bir şekilde kreşe gitmelerini veya yaşları geldiğinde ana sınıfına gitmeleri gerektiğini belirtti. Kandemir, okul öncesi dönem çocuklarının eğitiminin yanı sıra ailenin eğitiminin de önemine dikkat çekti.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Kandemir, çocukların okul öncesi dönem eğitimlerinin önemine yönelik açıklamalarda bulundu. “Ülkemizde okul öncesi eğitimi 2 döneme ayırabiliriz” diyen Kandemir, “4 yaşına kadarki süreçte ana okulu öncesi dönem olan ‘kreş dönemi’ olarak tabir edebileceğimiz kreşe gittikleri dönem oluyor; bir de ana sınıfı diye adlandırılan genelde 4 yaşından itibaren okul öncesi dönemde 2 yıl gidilen ana sınıfı şeklinde kurumlar olabiliyor. Ana sınıfları daha çok Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunan veya normal okullarda bulunan yapılardır fakat kreşler daha çok ana sınıfı öncesindeki dönemdeki çocukların gittiği yerler” dedi.

Kandemir, toplumda yanlış bilinen bir bilgi olduğuna dikkat çekerek, “Sanki kreş daha çok çalışan annelerin ya da bakamayacak olan annelerin, çocuğuna ilgi gösteremeyecek annelerin çocuklarını gönderdikleri yerler olarak biliniyor ama böyle değil. Aslında böyle değil” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLAR 3 YAŞINDAN İTİBAREN KREŞE GİTMELİ”

3 yaşından itibaren bütün çocukların bir şekilde kreşe gitmelerini veya yaşları geldiğinde ana sınıfına gitmelerini istediklerini belirten Kandemir, “Kreşler sadece anne çalıştığı zaman gönderilecek kurumlar değil. Çünkü o dönemdeki çocukları ‘oyun çocuğu’ olarak tabir ediyoruz. Özellikle 3 yaşından sonra evde anne-babayla beraber kalsa bile kendisinin ihtiyacı olan yeterli uyaranı aldığını düşünmüyoruz. Bu çocuklar oynamaya, yaşıtlarıyla beraber zaman geçirmeye, onlarla bir şeyler paylaşmaya çok müsait çocuklar. Ve bunların kendi gelişimleri üzerinde de çok pozitif etkileri oluyor. Onun için ailelerin, gönderebilecek imkanı olan veya imkanı olmasa bile imkan oluşturarak 3 yaşından itibaren çocuklarını kreşe göndermelerini, ondan sonraki dönemde de ana sınıfına göndermelerini tavsiye ediyoruz” dedi.

“ÇOCUĞUN ZİHİNSEL VE KİŞİSEL GELİŞİMİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ”

Kandemir, okul öncesi eğitimlerin çocuğun zihinsel ve kişisel gelişimi açısından çok önemli olduğunun altını çizerek, “Orada alacağı eğitim olsun, kas gelişimine yönelik olsun, bilinçsel gelişimine yönelik olsun bütün bunların yanında orada çok basit de olsa yapılandırılmış kurallara uyması olsun, bunlarla baş edebilmeyi öğrenmesi olsun, çocuk açısından gerçekten çok önemli durumlar. Ve mutlaka tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.

“ÇOCUĞUN YAPISINI ALDIĞI ORTAM AİLESİ”

Okul öncesi dönem çocuklarının eğitiminin yanı sıra ailenin eğitiminin de önemine dikkat çeken Kandemir, “Çocuk her ne kadar kreşe veya ana sınıfına gitse bile temel olarak çocuğun yapısını aldığı ortam ailesi sonuçta. İşin kreş boyutu veya ana okulu boyutu ifade ettiğim uyaranların bir kısmını karşılıyor ama çocuk zamanının büyük bir kısmını aileyle beraber geçiriyor. Mutlaka ailelerin çocuklarıyla beraber ‘kaliteli zaman’ geçirmesi gerekiyor. Saatlerce çocuğun yanında olursunuz ama onunla bir şey paylaşmazsınız; bu çocuğa hiçbir şey ifade etmez. Bu sadece oyunla ya da oyuncakla olabilecek bir şey değil. Evde bulunan ebeveynlerin oyun çağındaki çocuğunun mümkünse her anına katılmaları gerekiyor. Bunun sadece illa oyun oynayacak şekilde olmasına gerek yok. Ev içerisinde yapılan herhangi bir şey konuşulabilir, paylaşılabilir. Karşılıklı birebir iletişim kurarak temasta olmak, birlikte zaman geçirmek önemli noktalardan bir tanesi. Burada ailenin rolü çok önemli” dedi.

ÇOCUK AİLESİYLE PAYLAŞIM İÇİNDE OLMALI

Kandemir, “Modern çağda insanlar çalıştıkları için eve ve çocuklarına daha az zaman ayırdıklarından dolayı bazen vicdanen çocuğa oyuncak alarak, teknolojik araçları alternatif olarak sunarak boşluklarını durdurabileceklerini zannediyorlar. Her ne kadar fiziki veya materyal olarak oyuncağı bol olsa da ebeveynlerin rolü çok önemli. Çocuk kreşe gitse de gitmese de gün içerisinde bir şeyler paylaşmak, kreşe gidiyorsa gün içinde neler yaptığıyla ilgili şeyleri aileyle paylaşması çok önemli” ifadelerini kullandı.

“AİLE VE KREŞ BİRBİRİNİN TAMAMLAYICI AYAKLARI”

Aile ve kreşin birbirini tamamlayıcı ayaklar olduğunu belirten Kandemir, “Anne evde otursa bile, baba evde olsa bile yani çocukla evde kalabilecek biri olsa bile çocukların 3 yaşından itibaren kreşe gitmelerini öneriyoruz. Aile ve kreş burada birbirlerini tamamlayıcı ayaklar. Çünkü kreşlerde ve okul öncesi eğitim kurumlarında çocuğun gelişim dönemine, yaşına ve becerilerine göre yürütülen müfredatlar ve programlar var. Aile de bunları takip edip çocuğa neler verilmesi gerekiyor? Bunun üzerine neler eklenebilir? Gibi soruların üzerinde durulabilir” dedi.

“AİLELERİN ARADAKİ AÇIĞI KENDİLERİNİN KAPATABİLMESİ ÇOK ZOR”

Kandemir, çocuğunu kreşe göndermeyen ailelerin aradaki açığı kendilerinin kapatabilmesinin çok zor olduğuna değinerek, “Bir anne düşünün evde sürekli çocuğuyla kaliteli bir zaman geçirse bile çocuk bu uyaranı tek bir bireyden almış olacak. Gittiği kreşteki ortamda ise 10 tane birbirinden farklı çocuk var. Çocuk kreş ortamında daha değişik karakter özellikleri olan çocuklarla temas olacak. Bu bile başlı başına çok önemli bir faktör. Bu yüzden ailelerin mümkün olduğunca çocuklarını kreşe göndermelerini tavsiye ediyoruz. Ama maalesef bu oran çok da yüksek değil” şeklinde konuştu.

TEDAVİ SÜREÇLERİ İÇİNDE ETKİLİ

Özellikle bazı grup çocukların kreşe gitmesi gerektiğini belirten Kandemir, “Çok küçük çocuklardaki yaygın gelişimsel bozukluk dediğimiz halk arasındaki otizm olarak ifade edilen veya sosyal iletişim becerilerinde problem olan bazı çocuklar oluyor. Biz bunların tedavi süreçleri içindeki ayaklardan bir tanesi de bu çocukların kreş veya ana sınıfına gönderilmeleri olduğunu savunuyoruz” dedi.

“EN KÖTÜ EĞİTİM KURUMUNA GİTMESİ, HİÇ GİTMEMESİNDEN DAHA FAYDALI”

Kandemir, okul öncesi dönemlerdeki eğitimlerin mutlaka yaygınlaştırılması gerektiğinin savunarak, “Çocuğun illa ki en kaliteli, en bilinen kreşe gitmesi gerekmiyor. Bunu aileleri sık sık ifade ediyorum: En kötü eğitim kurumuna gitmesi, hiç gitmemesinden daha faydalı. Tam gün gidemiyorsa, yarım gün gönderilebilir. Bu yaşlar beyin gelişiminin çok hızlı olduğu ve bu gelişimlerinde çevresel uyaranlara çok bağlı olduğunu biliyoruz. Yani bu süreçte çocuk ne kadar farklı şeyler yaşarsa, farklı hisler, tecrübeler yaşarsa çocuğun ilerideki yaşlarında da kalıcı olacak kapasitesine de etkili olacaktır” ifadelerini kullandı. Buket Uşaklı

Share
104 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ